Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Rallide son viraj
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



TANRININ ELİ

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kapıdaki sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle itirazı basmıştık.

Bizimkisi gibi güvenliğin ne olduğunu bilmeyenlere ayakkabı çıkartma teşebbüsünde bulunmak elbette bizim derdimiz olabilirdi sadece.

Fakat onların derdi de şuydu: Görüşmek ve mülakat yapmak için onlar bizi davet etmişti.

Yani kestirmeden belirtirsem onlar ev sahibi biz misafirdik.

Misafire de böylesi bir muamele yapılması uygun değildi doğrusu.

Karşımıza çıkan ilk yetkiliye sitemlerimizi iletmiştik ama tavandaki mertekleri sayar pozisyonunda dinlemiş ve "üzgünüm bizde kurallar böyle" demişti.

İşte o an doğu haklarına özgü bir tepki verip gerisin geriye çekip gitmeyi teklif etmiştim.

Bizim de ev sahibinden beklediğimiz nezaket kuralları vardı.

Arkadaşlar aşırı bir tepki olabileceğini söylemişlerdi. "Tavşan dağa küstü dağın haberi yok" türünden veciz cümlelerle hafif tertip dalga geçenler bile olmuştu.

Yalnız kalınca çoğunluğa uyum gösterip hafızamda yer eden o görüşmeyi gerçekleştirmiştik.

                                                 ***

 

New York'un yüzlerce kat şeklinde yükselen gökdelenlerinden bir tanesiydi girdiğimiz bina.

Alt bölümü kare üstü dikdörtgen devasa bir yapı.

İlk önce bizi en üst kattaki cafeye çıkarmışlardı.

Bütün Manhattan ayaklarımızın altındaydı.

Burada Hollywood filmlerinden fırlamış gibi giyinen tipler bize brifing vermişlerdi.

Ne kadar büyük bir şirket olduklarını, nasıl çalıştıklarını, neler yaptıklarını anlatmışlardı.

Söylenenlerin toplamı "dünyayı biz yönetiyoruz" edasındaydı ama bu cümleyi hiç kullanmamışlardı.

Niye kullanmadıklarını merak etmiş ama çok beklememiştim öğrenmek için.

Brifingden sonra görüştüğümüz başkan yardımcısı büyük bir keyifle anlatacaktı bize.

Ne kadar yüz milyar dolara hükmettiklerini, şirketlerin kaderinde ne kadar büyük etkiye sahip olduklarını, piyasaları nasıl düzenlediklerini falan.

"Tanrının eli gibi bir şey" demiştim.

Adam yüzünde küstah bir tebessümle başını sallamıştı.

Bu şirketin adı Merrill Lynch'ti.

Bugünlerde yaşanan küresel krizde batanlar arasındadır.

Bank of  America tarafından 50 milyon dolara satın alındı ve bünyesine dahil edildi.

 Bize başka dünyadan gelmiş yaratıklar muamelesi yapan o yöneticilerin şimdi ne durumda olduklarını çok merak ediyorum.

Kimseye söylemedim ama  itiraf edeyim ki içimden "oh olsun" dedim.

                                                 ***

 

Dünya kapitalizminin kalesi Amerika Birleşik Devletleri büyük bir krizden geçiyor.

Devasa finans kurumları arka arkaya iflas bayrağı çekiyor.

Washington yönetiminin hazırladığı 700 milyar dolar büyüklüğündeki yardım paketleri bile oluşan paniği önlemeye yetersiz kalıyor.

Amerika ile birlikte Avrupa ve Asya da sallanıyor.

Borsalar dibe vuruyor, ulusal paralar sürekli değer kaybediyor.

Küresel kapitalizm tarihinde görmediği bir krizden geçiyor.

Ve ne yazıktır ki alternatifsiz olduğu için dünya halklarına acı çektiriyor.

Benimkisi sadece bir nostalji ama "gel de geçmişi arama" cümlesi de sık sık hafızamdan geçiyor şu sıralar...

   613 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI
11 Kasım 2008, Salı   YETER Kİ HALKLAR İSTESİN...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital