Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Her taraf toz duman
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ben unutmadım... Siz unuttunuz mu? (2)

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Siyaset yaşamımızın gidiş, gelişleri

 

Demokratik bir ülkede muhalefet en az iktidar kadar önemlidir. Bizim yaşadığımız sıkıntıların kökeninde yatan nedenlerden biri özellikle UBP'nin muhalefetteki başarısızlığıdır.

UBP neden muhalefet yapamıyor?

Nedeni çok açık. Hangi konuyu eleştirmeye kalksa kendi sicilinde, iktidar günlerinden gelen beş beter yanlışlar var.

Bunu kendileri de bildiği için eleştirirken sesleri cılız çıkıyor

 

 

  "Ülkemizde siyaset yapanlar en kolayda hangi konuda uzlaşır?" diye sorarsanız, "Halkın unutkanlığını" sağlamada yanıtını veririm.

  Halkın siyasetçilerin sözlerini hiç hatırlamaması istenir.

  Onlar günü kurtarmak için istediklerini söyleyecekler, Demirel'in ünlü sözüne uygun olarak, "Dün dündür, bugün bugündür" deyip 180 derece ters bir tutum içinde olabilecekler.

  Hiç kuşku yok, değişen koşullara karşılık hiç değişime uğramayan tavır olası değil. Ancak her türlü tavrın özünde temel siyasi duruşun özü olmalıdır.

  Zaten halkın derdi değişen koşullara uygun davranışlar değildir. Halkın derdi ilkesizlik, politikasızlık, yamuk yumukluktur.

  *           *         *

  Demokratik bir ülkede muhalefet en az iktidar kadar önemlidir. Bizim yaşadığımız sıkıntıların kökeninde yatan nedenlerden biri özellikle UBP'nin muhalefetteki başarısızlığıdır.

  UBP neden muhalefet yapamıyor?

  Nedeni çok açık. Hangi konuyu eleştirmeye kalksa kendi sicilinde, iktidar günlerinden gelen beş beter yanlışlar var.

  Bunu kendileri de bildiği için eleştirirken sesleri cılız çıkıyor.

  Kısa bir süre önce UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasında AKP'den Cemil Çiçek'le yaptığı görüşmede cesaretini toplayıp bugünkü durumu ağır bir dille eleştirmeye kalktığında aldığı tepki şu oldu: "Eleştirdiğiniz tüm bu hususlar son yılların mı ürünüdür?" Bir başka deyişle her türlü olumsuzluğun kökeninde UBP'li günler var denildi.

  *               *           *

  Fırsat buldukça geçmişten alıntı yazılarla sizlere anımsatma yapmaya karar verdim. Birileri unutmaktan biz ise unutmamaktan yanayız.

  Bizde koalisyonlar bozulur, koalisyonlar kurulur, ama kimse gerçekleri açıklamaz. Laf kıvrılır, top taca atılır.

  2000 yılı yazına girerken tam bu günlerde UBP-TKP Koalisyonu bozulmuş yerine UBP-DP Koalisyonu kurulmuştu.

  Tam o günlerden 1 Haziran 2000'de bu köşede "Yer yerinden oynamıyor!" başlıklı yazımı yazmıştım.

  O günden sonra yaşananları da anımsayarak o yazımı sizlerle yeniden buluşturmak istedim. İşte sekiz yıl önce böyle bir günde yazdığım yazım:

  "UBP-TKP Koalisyon Hükümeti bozuldu, UBP-DP Koalisyon Hükümeti'nin kurulması için son çalışmalar yapılıyor.

  Görünüm, UBP ile DP'nin bir süre önceden başlayan koalisyon görüşmesi içinde olduğunu yansıtıyor.

  UBP-TKP Hükümeti bozuldu, UBP-DP Hükümeti kurulacak, ancak yer yerinden oynamıyor. Siyaset yaşamımızın en sessiz gidiş gelişleri yaşanıyor.

  TKP ve CTP'den yükselen seslerin yeni ve sürpriz bir içerik taşımadığından olacak, o seslere de fazla kulak asılmıyor. Özellikle TKP'nin işi daha da zor. "Bu kadar zaman bunları görmemiş miydin?" sorularına kolay kolay yanıt veremez.

  Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Başbakan Dr. Derviş Eroğlu'nu çok sevdiğini söylemek kolay değil. Ancak bu kez hükümeti kurma görevini verirken hiç zamana oynamadı.

  Meclis aritmetiği UBP dışında bir hükümete ya da TKP'li, CTP'li oluşumlara izin veriyor. Ancak bunların hiçbiri gündemde değil.

  Gazeteciyiz, hükümet konusunu merak edenler soruyor, "Hükümet niye bozuldu? Yeni hükümetin kurulması ne aşamada? Kimler bakan olacak?"

  Tamam kulağımız bir miktar delik, ancak özellikle hükümetin bozulmasının nedenlerini bizler de bilmiyoruz. Aslında hükümetin bozulma nedeni ya da nedenlerini ortaya çıkardığınız zaman yeni hükümetin neden kurulduğu sorusuna yanıtı da bulmuş olursunuz.

  Kimlerin bakan olacağı ise pek önemli değil. Bir ya da iki yanılma ile bakanların kim olacağı zaten belli.

  *     *     *

  Sayın Eroğlu, hükümetin bozulmasını parti yetkili kurullarının kararına saygı olarak açıkladı. İçi dolu bir açıklama değil.

  "Peki, öyleyse sen bu açıklamanın içini doldur?"

  "Doldur", diyorsanız doldururum!

  Bu ülkenin siyasi yaşamını yaklaşık 30 yıldır yakından izlemeye gayretimin birikimiyle işte size hükümetin bozulması, UBP-DP Koalisyon Hükümeti'nin oluşumuyla ilgili fikir jimnastiğine malzemeler. Okurken sizler de ekleme yapabilirsiniz.

   1- UBP - TKP Koalisyonu'nun bozulup, UBP - DP Koalisyonu'nun gündeme gelmesi iç politikadan ziyade dış politikayla bağlantılıdır. Önümüzdeki günlerde Kıbrıs konusunda gelişmeler hızlanırken, tam uyumlu ve her türlü manevraya açık bir koalisyon hükümeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından istendi ve bu istek kabul gördü.

   2- Türkiye'nin UBP-TKP Koalisyon Hükümeti'ne yeterince bonkör davranmadığı ortaya çıktı. Bu duruma daha fazla dayanamayan UBP, ortağını değiştirmeye karar verdi.

  3- Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dış politikadaki etkinliğine karşılık iç politikada etkinsizliği kabullenemeyip, DP'yi hükümet ortağı yapmayı istedi. Aslında kurulacak olan UBP-DP değil, UBP-Denktaş koalisyon hükümetidir.

  4- UBP Genel Başkanı Dr. Derviş Eroğlu, cumhurbaşkanlığı umutlarını yitirmedi. UBP-DP yakınlaşması, Denktaş'ın sonrasında Eroğlu'nu sağın lideri olarak daha kolay saraya taşıyacaktır.

  5- Demokrat Parti, hükümet ortağı olmadan gireceği bir seçimde baraj tehlikesiyle yüz yüze kalabilir. Bu da sağda her şeye rağmen UBP'yi tek parti yapabilir. Mevcut dengeler bakımından DP yaşamalı, yaşaması için de hükümet ortağı olmalıdır.

  *       *      *

  Yetkililer herkesin inanarak kabul edecekleri gerekçeleri ortaya koymadığı zaman geriye kalan seçenek siyasal gözlem ürünlerinden hareketle varsayımları seslendirmektir.

  Ne olur bu yazdıklarımızdan, kimse alınmasın.

  Doğa boşluk tanımaz, konuşması gerekenler susarsa, ya da elle tutulur, gözle görülür gerekçeler ortaya konulmazsa geriye bizim halka yardımcı olacak seçenekleri ortaya koymamız kalıyor."

 

  Günün sözü:

 

  Susmak altın olmadı hiçbir zaman,

  sözün bir anlamı oldukça

   502 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alkışlarım...
06 Eylül 2008, Cumartesi   Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital