Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Biz AB'nin neresindeyiz? Ya da AB ne kadar bizimdir?

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

... Ve karmaşık duygularla AB'nin Avrupa'yı yeniden şekillendiren gündemi ile bizim insanımızın gündemi apayrı... Bizim Avrupalılığımız, bir anlamda pasaport Avrupalılığıyla sınırlı... Bulunduğum yerden baktığım zaman gördüğüm bu...

Avrupa Komisyonu Kıbrıs Temsilcisi Androulla Kaminara'nın çağrılı Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum gazetecilere brifingi vardı dün.

Ledra Palace ara bölgedeki Chateau Status Restauran'taki brifingin öncesinde, Taksim Sahası'na ve hisarın üzerindeki evlere baktım. Ve fark ettim ki o açıdan ilk kez bakıyordum.

Sırf o bakma anında aklımdan geçenleri günlerce yazabilirim. Ama o aklımdan geçenler bugünkü yazımın konu sınırları dışında.

* * *

Kaminara, Kıbrıslı bir Rum...

Uzun yıllar Brüksel'de görev yaptı. AB bünyesindeki görevi nedeniyle de dünyanın, özellikle Afrika'nın acılı bölgelerinde görev ve gözlemleri oldu.

Bende bıraktığı ilk izlenim o gözlemlerin Kaminara'nın genetik fanatik duygularını ciddi anlamda törpülediği yönünde.

Kıbrıslı Rum oluşunu örtme ya da geri plana itme gibi bir çabası yok. Ancak uluslararası çalışma yılları ondaki evrensel kimliği, dünya vatandaşlığını beslemiş.

Avrupa Komisyonu, Kaminara'nı Kıbrıs'a temsilci atanması kararını açıklarken kullandığı şu ifadeler önemliydi: "

"Kaminara, çeşitli Komiserlerin özel ofisleri dâhil Komisyon'un üst siyasi düzeylerinde uzun süreli ve çeşitli kariyere sahiptir. Profesyonel ve diplomatik yetenekleriyle ortak ülkelerle ve uluslar arası örgütlerle anlaşmalar müzakere etmiştir.

Komisyon, geniş tecrübeleriyle başarılı bir yetkili olarak Bayan Kaminara'yı seçmiş olmaktan memnundur. O'nun iletişim kabiliyeti Kıbrıs'taki görevinde Komisyon'un büyük yararına olacaktır."

* * *

Kaminara, bizlere Avrupa Komisyonu'nun gündemindeki konuları özetledi. Bizleri bilgilendirirken amaç çok anlaşılırdı. Biz gazeteciler Avrupa Komisyonu'nun gündemindeki konuları bileceğiz, elde ettiğimiz bilgileri topluma taşıyacak.

Lisbon Anlaşması, AB için tarihi önem taşıyor. On dokuz ülke kabul etti. İrlanda reddetti. 500 milyon Avrupalının EVET dediği hayati bir konuda 100 bin kişinin 'hayır'ının belirleyici olması mümkün mü ya da ne kadar demokratik?

Enerji konusu Avrupa'nın bir başka önemli konusu. Çeşitli yaklaşımlarla enerji konuşuluyor.

Büyüme belli ki Avrupa'nın gündeminden düşmeyecek.

Fransa dönem başkanlığını devralacak...

Ve beklide sorunların en önemlisi yasal ve yasal olmayan göçmenler... AB üyesi ülkelerde bulunan göçmen işçilerin her yıl ülkelerini yolladıkları para miktarı 8 milyar EURO dolayında.

Tabii hiç kuşkusuz göçmenler ekonomik boyutunun ötesinde de sorunları kucaklayan bir konu... Kuzey Kıbrıs gündeminde de sürekli yer bulan insan kaçakçılığı Avrupa'yı kurtuluş gören insanların acılı serüveninin bizim gündemimize düşen payıdır.

Kimse KKTC'de kalmak için adaya gelmiyor. Hedef sınırı geçip Kıbrıs Cumhuriyeti yani AB topraklarına, AB sorumluluk alanına adım atmak.

* * *

Bayan Kaminara'yı dikkatle dinledim.

Eve geldikten sonra kabarık dosyadaki dökümanlara hızla göz attım.

Avrupa Birliği, yarım asrı aşan bir geçmişin birikmiş mirasıyla bugünlere geldi. Ancak kendi içindeki dinamizmi ile günlük hayatla ilgili en ince detayı düşünerek kararlar üretiliyor.

İnsan merkezli pek çok konu yasal güvence altına alınıyor.

İnsan, birey dünyanın öteki bölgeleriyle kıyaslandığı zaman en yüksek değeri Avrupa'da görüyor.

Tüm sıkıntı ve zorluklarına rağmen katılımcı demokrasinin hayat bulması ısrarından geri adım atılmıyor.

Peki cebinde AB pasaportu taşıyan, Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde AB vatandaşı olan biz Kıbrıslı Türkler AB'nin neresindeyiz? Ya da AB ne kadar bizimdir?

Ardışık kabul ettiğim bu iki soruya yaklaşık iki saat süren dünkü brifing süresince yanıt aradım.

Bizim AB üyeliğimiz en yalın tanımlamayla kırmızı AB pasaportuyla sınırlıdır. AB pasaportu aldık, vize derdinden kurtulduk.

Ortalama Kıbrıslı Türk'te, ya da Kıbrıslı Türklerin çoğunda Avrupalılık duygusu zayıftır.

Taşıdığımız pasaport ya da kimlik AB yurttaşlığını derinden hissetmeye yetmiyor.

Bunda AB muktesebatının Kuzeyde geçerli olmamasının payı var mı? Olabilir.

* * *

Sürekli yinelenen, "AB, Kıbrıslı Türklere verdiği sözü yerine getirsin" söylevleri de halkın AB'ye güven çıtasını aşağılara çekiyor.

Avrupa'nın parasal yardımları da Türkiye'nin yardımlarıyla kıyaslanıp önemsizmiş gibi sunuluyor Kıbrıs Türk insanına...

... Ve karmaşık duygularla AB'nin Avrupa'yı yeniden şekillendiren gündemi ile bizim insanımızın gündemi apayrı... Bizim Avrupalılığımız, bir anlamda pasaport Avrupalılığıyla sınırlı... Bulunduğum yerden baktığım zaman gördüğüm bu...

Günün sonu:

Kuyunun dibindeki için, gökyüzü kuyunun ağzı kadardır

   512 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital