Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Başbakan Soyer'le dobra dobra konuştuk...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

UBP'nin günahları, toplumsal bağışlama sınırlarının çok ötesindedir. UBP, hiç bir değişim yaşamadan Kıbrıs Türk insanından yeniden görev talep edemez.

UBP, kendi içindeki açmazı aşmak için yapay gündem yaratma çabasındadır.

UBP'yi yönetme iddiasında olanlar kendi kendini kandırıyor. Halkın eğilimlerini bizler çok iyi biliyoruz. Halkın oyları, halkın eğilimi, halkın güveni CTP-BG'yi en büyük ve ilk sıradaki parti olarak işaret ediyor. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın

Dün sabah güne merhaba derken Başbakan Ferdi Sabit Soyer telefonla aradı... " Hasan kardeşim öğleyin durumun ne?" sorusunu sordu ve arkasını getirdi: " Öğle yemeklerimiz Kebapçı Zehrabadan, Kıbrıs yemeklerinden seçmelerle gelir. Rahmetli analarımızın yemekleri gibi. Gel kısmette ne varsa paylaşalım."

Ben de bir araya gelmemizi istediğim için hiç ikilemsiz kabul ettim.

Saat birde Başbakanlıktaki makam odasında kısa bir sohbet yaptık. Ardından yemek için serin bir mekan olarak bodrum katındaki toplantı odasına karar verdik.

Başbakan Soyer, yoğunluktan kaynaklanan bir yorgunluğun izlerini taşıyor ama neşesi yerinde... İkimizin görüntüsü alınırken yaptığı espri ikimizin yüzüne de kahkaha kondurdu.

Yemeğimiz geldi... Tam Kıbrıs yemeği... Bir köftecik, dört dolma, küçük bir parça ızgara tavuk ve kuru böğrülce... Ayrıca cacık ve salata. Yanında da kola...

* * *

Zamanımız sonsuz olmadığına göre konulara çabuk girdik. Dobra dobra konuştuk...

CTP'nin iktidar sorumluluğunu ne kadar taşıyabildiğini sordum...

Bir an duraksadıktan sonra şunları söyledi: " CTP'nin iktidar sorumluluğu halkla bütünleşerek gerçekleşti. Bizler enkaz edebiyatı yapmadık ama devraldığım enkazdan da beterdi. Rakamlar bunu söylüyor. Yıllarca kendi ayakları üzerinde durma hedefi olmadı. Tüm sektörler köklü politikalardan yoksun bırakıldı. Kamuda ciddi bir kadro kabarıklığı görülürken eğitim, polis teşkilatı ve sağlıkta insan kaynağı eksikliği vardı. Bizim dönemimizdeki istihdamların çoğu buralardadır. Sıkıntı yok mu? Mutlaka var. Ama bu sıkıntıların kaynağı asla biz değiliz. CTP ortaya çıkan ciddi sorunlara rağmen popülizmden uzak hükümet sorumluluğunu yerine getiriyor.

Sadece bugünü düşünseydik suya sabuna dokunmadan 'böyle geldi, böyle gitsin" mantığıyla hükümet eder, ama yıllar sonrasına bugün ihanet hançeri sokardık."

* * *

UBP'yi nasıl gördüğünü sorup, fısıltılarla etrafta dolaştırılan kamuoyu yoklamalarını sorunca Soyer, bildik gülümsemesiyle manalı bir ifadenin ardından konuştu:

" UBP'nin günahları, toplumsal bağışlama sınırlarının çok ötesindedir. UBP, hiç bir değişim yaşamadan Kıbrıs Türk insanından yeniden görev talep edemez.

UBP, kendi içindeki açmazı aşmak için yapay gündem yaratma çabasındadır.

UBP'nin Türkiye'deki seçimler sırasında araba konvoyu hazırlama çabasına girdiğini unutmadık. KKTC'de siyasi oluşumu halkın oyları belirler.

UBP'yi yönetme iddiasında olanlar kendi kendini kandırıyor. Halkın eğilimlerini bizler çok iyi biliyoruz. Halkın oyları, halkın eğilimi, halkın güveni CTP-BG'yi en büyük ve ilk sıradaki parti olarak işaret ediyor. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın."

* * *

Başbakan Soyer'e göre UBP ve arkasındaki güçler Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını koruyarak çözüme ulaştırılmasının korkusunu yaşıyor. Soyer bu konuda, " Kıbrıs Türk tarafı görüşme masasından tarihin en güçlü ve en etkili dönemini yaşıyor. Ankara ile temaslar olması gereken siyasi olgunluktadır. Çözümden korkanlar KKTC'de her türlü kaosu yaratma peşindedir. UBP gibi köklü bir siyasi partinin Kıbrıs sorununda çok ciddi dönemeçlerden geçerken felaket dellalığı dahil, tümüyle olumsuz ve yıkıcı bir tavır içinde olması düşündürücü olmaktan öte çok partili demokratik yapımız için kaygı vericidir" dedi.

* * *

CTP Genel Başkanı ve Başbakan Soyer, alt yapıda alınan mesafeleri gördükçe çocuklar gibi sevindiğini belirtip şöyle konuştu:

" Elektrik enerjisi konusunda ciddi mesafeler alıyoruz. Yüksek gerilim hatları Beşparmakları aşıp Mesarya ve KKTC'nin öteki bölgelerine yayılıyor. Karayollarında yapılan yatırımlar ortada... Su şebekeleri ciddi anlamda yenilendi... Sağlıkta uzun yılların ihmalini sildik... Biz halkın sağlığına en yakınında çözüm alternatifi yaratma çabası verirken, muhalefet yaptığını sananlar çok farklı hesaplarla takoz koymaya çalışıyor. Halkımız gonnara yemiyor... Halkımız her şeyin farkındadır. Halkla içi içe olduğumuz için halkın bize sahip çıkışının da farkındayız."

Soyer, bunları söylerken bir an durdu, derin soluk aldı ve vurguyla bir cümle seslendirdi: " Birileri hükümetimizin başarısından korkuyor."

Açmasını istedim... "Boş ver" dedi...

Günün sözü:

Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır

   572 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital