Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Maçlar farklı geçiyor
Play-offlarda haftanın programı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Talat, dün ısrarla doğrudan görüşmelerin başlama tarihinin netleşmesini ve kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Hristofyas, daha önce sıraladığı gerekçelerini yineleyerek kabul etmedi.

25 Temmuz'da iki lider komite ve çalışma gruplarında ele alınan konuları son bir kez gözden geçirmek içi bir araya gelecek.

Son bir kez gözden geçirme ifadesinin altında yatan 25 Temmuz'da yüz yüze görüşme tarihinin belirleneceğidir.

 

 

 KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas dün dört buçuk saat görüştü. Gelişmeleri pek çok merkezlerle bağlantılı olarak yakından izledim.

 Görüşmeler devam ederken çeşitli haber kanallarından arandım, görüşlerim soruldu.

 Hiç kuşkuya kapılmadan sıraladım görüşlerimi.

 Yıllardır Kıbrıs sorununa nasıl bakıyorsam bugün de öyle bakıyorum.

 Dün barış ve çözümü ne kadar istiyorsam bugün de en az o kadar istiyorum.

 Mehmet Ali Talat, görüşme masasında Türk tarafı adına yerini alana kadar, görüşme süreçlerinde sıkıntılar yaşayan taraftık.

 Rauf Bey'in, inatçı, Kıbrıs Türk tarafını uzlaşmaz konumda tutan duruşu nedeniyle bizim tarafın politikalarını savunamıyorduk.

 Şimdi durum değişti.

 Masada gene bir inatçı duruş var ama bu duruş Talat tarafından pozitif bir yaklaşımla barış ve çözüm için sergileniyor.

 Dünkü dört buçuk saatlik görüşme de öyle oldu.

 ***

 Başkanlığı, özellikle uluslararası camiada Papadopulos sonrası umutla karşılanan Hristofyas'ın, genel ilkeleri belli çözümü kabul noktasından uzakta duran DİKO ve EDEK'in politikalarını adeta gönüllü ayak bağı kabul etmesi süreci olumsuz yönde etkiliyor.

 Kıbrıs Türk tarafı adına Mehmet Ali Talat, doğrudan görüşmelerin başlaması yönünde yolun başında varılan uzlaşının hayat bulmasını istiyor.

 Hristofyas ise komite ve ortak çalışma gruplarından yeterli ürün çıkmadığı gerekçesiyle topu sürekli taca atıyor.

 Görüşme sonrası yapılan kısa açıklama içerideki havayı dışarı yansıtmıyordu.

 ***

 Talat dün ısrarla doğrudan görüşmelerin başlama tarihinin netleşmesini ve kamuoyuna açıklanmasını istedi.

 Hristofyas, daha önce sıraladığı gerekçelerini yineleyerek kabul etmedi.

 25 Temmuz'da iki lider komite ve çalışma gruplarında ele alınan konuları son bir kez gözden geçirmek için bir araya gelecek.

 Son bir kez gözden geçime ifadesinin altında yatan 25 Temmuz'da yüz yüze görüşme tarihinin belirleneceğidir.

 Eğer dünkü görüşmelerde Talat, yüz yüze görüşmeler için tarih belirlenmesinde ısrarcı olup son bir kez esneklik göstermeseydi, Talat-Hristofyas görüşmeleri de hüsranla sonuçlanan görüşmeler zincirinin bir halkası olacaktı.

 ***

 Dünkü görüşmeden dışarıya yansıyan güler yüzlü fotoğraflar sürece bağlanan umutları sulamaya yetmiyor.

 Hristofyas'ın kapalı kapılar ardında sergilediği tavır, koalisyon ortaklarının etkinliğini ortaya koyuyor.

 İşin ilginç yanı seçim döneminde AKEL'in seslendirdiği DİKO ve EDEK'in başkanlık sisteminde etkili olamayacağı yaklaşımlarına karşılık bugün tam tersi bir tavır sergileniyor. Rum toplumu içinde çözüm karşıtı seslere Hristofyas'ın kulak verip bunu sıkıştığı anlarda mazeret olarak ileri sürmesi karşılıklı güveni de olumsuz etkiliyor.

 ***

 Hristofyas ve AKEL'in sergilediği durumu değerlendiren Güney Kıbrıs'tan önemli bir diplomatik kaynağın şu yorumu oldukça önemli ve dikkat çekici:

 "Hristofyas ve AKEL çok önemli bir kararı vermek zorundadır. Koalisyon ortağı konumunda olan DİKO ve EDEK'in Kıbrıs sorunuyla ilgili politikalarına katılıyorlar mı yoksa katılmıyorlar mı? Hristofyas'ın seçim döneminde söyledikleri ile görüşme masasındaki tavrı aynı değil. Hani tam kapasite güç Hristofyas ve AKEL'in elindeydi?

 Hristofyas, Meclis çalışmalarında DİKO ve EDEK'e ihtiyacı, mazeret olarak ileri süremez.

 Kıbrıs sorununun çözümünde pozitif bir tavır içinde olan DİSİ'yi daha ne kadar görmezlikten gelecekler.

 AKEL'in DİKO ve EDEK'le yollarını ayırıp DİSİ ile kader birliğine karar vermesi Kıbrıs'ın geleceği bakımından hayati bir karar olacak. AKEL ve Hrisyofyas, bunu başaramazsa çok yakın bir gelecekte iç ve dış ilişkiler bakımından zor konuma düşecek."

 Bu görüşlere katılıyorum.

 AKEL, Papadopulos döneminde hükümette etkiliydi ama Ppadopulos'un özellikle Kıbrıs politikalarından etkili değildi. O günlerin mazeret kılıfı Papadopulos'tu. Şimdi Papadopulos yok artık. Başkan Hristofyas ve ayak bağı olan DİKO ve EDEK'e karşı DİSİ alternatifi var. Bu tablo ortada dururken ayak sürümenin izahını ne Hristofyas ne de bir başka AKEL yetkilisi yapabilir.

 

 Günün sözü:

 

 Korku, verimliliğin de düşmanıdır

   478 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Eylül 2008, Cumartesi   Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital