Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Her taraf toz duman
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Refüje çarpıp takla attı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Bariyerler durduramadı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Arasta esnafı, Lokmacı'nın açılacağına hiç inanmadı

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lokmacı kapısının açılması kimilerine göre çok önemli bir olay, kimilerine göre ise haddinden fazla abartılıyor.

Kapının açıldığı gün düzenlenen etkinlikleri eleştirenler, orada sevinçlerini gizlemeyenleri küçümsemeye çalışanlar var.

"Ne olmuş Lokmacı açılmışsa, memlekete çözüm mü gelmiş?" diyorlar.

Elbette Lokmacı'ya gereğinden fazla misyon yüklemeye gerek yok ama sıradan bir olaymış gibi değerlendirmek de doğru değildir.

Orada etkinlik düzenleyen arkadaşlarla konuşuyoruz, "Biz Lokmacı açıldı da çözüm oldu iddiasında değiliz ki" diyorlar.

Doğrusunu söylemek gerekirse, cumhurbaşkanı ve hükümet de fazla abartılı açıklamalarda bulunmadı kapının açılması konusunda, temkinli sözler söylediler.

Kapıda etkinlik düzenleyen, coşan, eğlenen insanları neredeyse deli çıkaracaklar.

Neden?

Orada anıları bulunan insanların, kapının açılmasıyla duygulanması, bu duygularını açığa vurması yasak mıdır?

Duygu yüklenmesi utanılacak bir durum mudur?

Çağlayan Parkı'nın isminin "Ankara Çağlayan Parkı" olarak değiştirilmesine tepki gösterenlere, "ne olmuş yani değişmişse?" diyorlar...

Lokmacı kapısı açıldı, "ne olmuş yani açılmışsa?" diye tepki gösteriyorlar...

Bu memlekette her şeyi ne de çok kanıksamışız, sevinmemiz gerekene sevinemiyor, üzülmemiz gerekene üzülemiyoruz...

KIBRIS'tan bir ekip, dün Lokmacı'daydık, kapının kuzeyinde ve güneyinde herkes hayatından memnun.

Belli ki genellikle Lefkoşalılarda kapının nostaljik anlamı, duygusal önemi var, konuşurken gözlerinin parladığını hissediyorsunuz...

Kapıdan geçerken kimlik kartı, ya da pasaport göstermek, iki taraftan da insanlarda bir burukluk yaratıyor, kendi ülkesinde kimlik- pasaport kontrolüyle bir taraftan diğer bir tarafa gitmeyi halen içlerine sindiremiyorlar ama "bu da olsun" deyip, en azından buradan yürüyerek geçmenin mutluluğunu yaşıyorlar...

Kapının açılmasının çözüme katkı yapacağını söyleyenler de var ama azınlıkta...

Olaya ya duygusal bakıyor insanlar ya da ekonomik...

Kuzeyde özellikle esnaf, daha çok da ekonomik gözle bakıyor kapının açılmasına.

Yılladır sinek avlamak canlarına tak etmiş, müşterinin artması, satışların iyi gitmesi mutluluk yarattı onların cephesinde.

Güneydeki esnaf da memnun, hem Kıbrıslı Türk müşterilerin artmasından memnunlar hem de kuzeye gidip gelen Rumların bölgede hareketlilik yaratıp, fazlaca alışveriş yapmasından...

Güney Kıbrıs'ta birkaç yıldır bölgeye yatırım yapılıyor, kapının bir gün açılacak olmasını çok önceden hesaba katıp, çalışmalar yapmışlar ve şimdi semeresini görüyorlar.

Ancak Kuzey Kıbrıs için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Sanki kapının açılacağına hiç inanmamış gibi bir halleri var, çok hazırlıksız yakalandılar.

Kapalı dükkânlar apar topar açılmaya çalışılıyor, Rumlar ve turistler gezip bir şeyler bumlaya çalışırken, onlar tozlu, topraklı, örümcekli dükkânlarını tımar etmeye çalışıyorlar.

Bir taraftan yetkililer bölgede tamirat, boya badana yapıyor, diğer taraftan esnaf.

Turistler de şaşkın şakın bakıyor bu çalışmalara.

Bunca zamandır açık olan dükkânlarda da bir düzelme, kabuk değiştirme yok...

Tabela düzeni sıfır, fiyat listeleri çok amatörce, ürünler üzerindeki etiketler komik...

Her şey o kadar antipatik ki, "niye beklediniz bu kadar zaman" demeden edemiyor insan.

"Kapı açılsın açılsın" dediler ama kıllarını kıpırdatmadılar.

Hayır, her şey modern olsun demiyorum, otantik de olabilir ama bir çekiciliği, bir albenisi olur halbuki bizdeki durum hiçbir şeye uymuyor, tam bir keşmekeşlik var, Kıbrıs Türk kültürünü yansıtmıyor maalesef Arasta, en basitinden kuzeye adım atanları, arabesk müzikle karşılıyoruz...

Hele geceleri geçtiniz mi o kapıdan?

Işıl ışıl güneyden gelip kuzeydeki karanlığa gömülen Rumlar ve turistler neye uğradığını şaşırıyor.

Öte yandan kuzeyde esnaf da bir birinden şikayetçi, fiyatları artırmış bazıları, tez yoldan fazla para kazanmak derdine düşenler olmuş maalesef.

Ya Güney Kıbrıs'takiler?

Onlar daha rahat, çok önceden hazırlanmışlar, sistemini oturtturtmuşlar, profesyonelce davranıyorlar...

Dahası, Papadopulos'un gitmesi Hristofyas'ın gelmesiyle dilleri çözülmüş gibi.

O konuşmayan, burnundan kıl aldırmayan insanlar bülbül olmuş, hatırlıyorum, köprü tartışmalarının olduğu günlerde aynı insanlarla konuşmuştuk, ketumdular, Lokmacı'nın açılmasını istemediğini söyleyenler bile vardı.

Halbuki şimdi Lokmacı'nın açılmasından memnun olduklarını söylüyorlar, Kıbrıs sorunu konusunda iyimser konuşuyorlar.

Yönetenler değişince, Rum halkı da değişmiş, kendilerini yönetenlerin görüşüne göre açıklama yapmaya başlamışlar, aslında şaşmamak lazım, çünkü Rumlar, devletin genel politikasına uygun tavır alıyor.

Yine kuzeye dönecek olursak; dediğim gibi Kıbrıslı Türkler anlaşılan bu kapının açılacağına hiç inanmadı, hazırlanmadılar, kapı açıldı kuzeye gelenler virane bir ortamla karşılaştı.

Umarım tez zamanda Arasta çarşısı çağdaş bir çehreye kavuşur, bu hali sürerse geçişler aynı yoğunlukta sürmez, çünkü bu virane ortama gelmenin hiçbir cazibesi yok.

   992 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital