Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Maçlar farklı geçiyor
Play-offlarda haftanın programı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ölüm ve ötesi

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Aralık 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Her canlı gibi insan da sınırlı bir ömre sahiptir. İnsan hayatının sona ereceği vakte ecel denir. Eceli gelen herkes ölümü tadacaktır. Bir başlangıcı olanın mutlaka sonu da vardır. Her doğan ölüme namzet olarak doğmaktadır. Bu bir hayat kanunudur. Ecel, bir gün bizim de kapımızı çalacak ve kapı çalındığında "şimdi değil, başka zaman gel" deme şansımız olmayacaktır.

Her canlı Cenab-ı Allah'ın izniyle yaşar ve ölür. Ölüm ve hayat Allah'ın takdirinde olan bir gerçektir. Eğer ölüme çare olsaydı; bir zamanlar dünyayı titreten, her türlü güç, kuvvet ve makama sahip insanlar ölüp toprak olmazlardı. İnsanlar arasında mutlak eşitlik sağlayan ölüme boyun eğmezlerdi. Eğer ölümden kurtulup, dünyada sonsuza dek yaşamak mümkün olsaydı, hiç şüphesiz buna en layık olan, Allah'ın seçkin kulları olan peygamberler olurdu. Oysa peygamberler bile bu dünyadan ahiret yurduna göçmüştür.

Ölüm yok oluş değildir. Dünya hayatının bitip, ahiret hayatının başlamasıdır. Öyle ise Rabbimiz bizi dünyada niçin bulunduruyor? Sorusunu cevaplamalıyız. Dünyayı bir ağaç gölgesine benzeten yüce Peygamberimizin mesajını doğru algılamaya çalışmalıyız. Sonsuz bir yolculuğa çıkacak insanın, hazırlık yapmaması düşünülebilir mi? İnsanı aldatan sonu gelmez emellerden ve ölçüsüz dünya sevgisinden kurtulmanın yolu "Ağız tadını bozan ölümü çokça hatırlayın." Gurbette yaşayan biri, orada kalıcı olmadığının farkındadır. O daha çok asıl vatanını düşünür. Hazırlıklarını ve birikimini ona göre yapar. İşte mümin de geçici dünya hayatına takılıp kalmanın ebedi hayattaki mutluluğu yok edeceğinin bilinciyle hareket etmesini bilmelidir. Hayat su gibi akıp gitmekte. Zamanı geri getirmek mümkün değil, öyle ise gün bu gün, an bu andır. Tevbe için yarını beklemeyelim. Kararımızı ve yönelişlerimizi hemen düzeltelim. Uyanmak için ölümü beklemeyelim.

Dün hatası ve sevabıyla geçmiştir. Yarının ne getireceği de belli değildir. Bir imtihan yaşıyoruz ve bu imtihanı başarmaktan başka çaremiz yoktur. "Allah ki hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için hayatı ve ölümü yarattı" (Mülk suresi) ikinci ayeti kerimesinde ortaya konan ölüm ve hayatın var oluş sırrı zihnimizde iz yapmalı. Dünyada yaptığımız küçük ya da büyük, gizli ya da açık, her şeyin mutlaka karşımıza çıkacağı gerçeğini unutmamalıyız.

Ömür güzel şeyler yapmak için yüce Allah'ın sunduğu fırsattır. Fırsatı değerlendirelim. Olumlu ve yararlı şeyler yapanlar için ölüm Allah'tan rahmettir, mutluluktur, cennettir. Şairin ifadesiyle "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber. Hiç olmasaydı ölür müydü Peygamber?"

(Diyanet)

   1061 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Berat geceniz mübarek olsun
15 Ağustos 2008, Cuma   Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..
08 Ağustos 2008, Cuma   Ağustos zaferleri
01 Ağustos 2008, Cuma   Vatan sevgisi
29 Temmuz 2008, Salı   Miraç Kandiliniz mübarek olsun
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
11 Temmuz 2008, Cuma   Kendi gitti ismi kaldı yadigâr
04 Temmuz 2008, Cuma   Mübarek Üç Aylar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital