|
İnsanlar, ancak hemcinsleriyle mutlu olurlar. İhtiyaçlarını diğer insanların ürün ve çalışmaları ile karşılarlar. İnsanlar, diğer insanlarla daima sosyal ilişki halindedir. Bu insanların karşılıklı hak ve sorumlulukları vardır. İslam inancı ile oluşan gelenek ve kültürümüz, insanların yakınları ile iyi ilişkiler içinde olmalarını sağlamıştı. Akrabalar birbirleriyle yakından ilgilenirler; komşular karşılaştıklarında selâmlaşır ve hal hatır sorarlardı. İyi ve kötü günlerinde birbirlerinin yanında olurlar, ziyaretleşir ve yardımlaşırlardı. Bu gelenek birçok yerleşim yerinde günümüzde de devam etmesine karşılık, birçok yerde bir duvar ötede yaşayan yakınlar ve komşular birbirini tanımaz, selamlaşmaz, hal hatır sormaz ve yardımlaşmaz oldular. Daha ötesi "yabancılaşan komşular" birbirlerini rahatsız etmeye de başladılar. Yüksek frekansta çalınan müzik ve televizyon sesleri, gürültüler, alt kattakilerin yıkanmış çamaşırlarının üstüne dökülen halı, kilim ve benzeri şeylerin toz ve kirleri, bina önlerinde otoları park etme, binanın ortak giderlerini karşılama sorunu komşuları birbirine düşürdü. Bütün bu davranışlar komşuları birbirlerinden uzaklaştırır hale geldi. Yabancılaşan sadece komşular mı? Modern çağda "yakınlar / akrabalar" da birbirlerinden uzaklaşır oldular. Bunda geçim sıkıntısının etkisi kadar, gelenek ve göreneklerin, İslâm ahlâkının zayıflaması, pragmatist batı kültürünün yaygınlaşması, bencilleşme, ferdileşme ve yozlaşmanın etkisi de vardır. Bu yozlaşma, yakınları birbirinden uzaklaştırmakla kalmadı, düşmanlığı da getirdi. Parası - serveti için babasını, kendisine müdahale ediyor diye annesini dövenlerin hatta öldürenlerin, anne-babalarının miraslarını bölüşüp paylaşamadıkları için mahkeme kapılarını aşındıranların haberlerini televizyonlarda dinler, gazetelerde sıkça okur hale geldik. Erdemli davranış, kul haklarına saygı, yoksulları kollayıp kollama azalır oldu. Kimi insanlar ihtiyaçlarını tekke ve türbelerden, geleceklerini fal ve medyumlardan öğrenmeye çalışır oldu. Halbuki yüce Rabbimiz ve sevgili peygamberimiz bizden, sadece Allah'a kul olmamızı, yardımı sadece O'ndan istememizi, yakınlarımız, komşularımız ve toplumun muhtaç kesimi ile ilgilenmemizi ve onlarla iyi ilişkiler içerisinde olmamızı istemektedir.
"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, arkadaşınıza, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez." (Nisa Suresi, ayet 36)
(Doç. Dr. İsmail Karagöz)
|