|
Değerli okurlarım, bugün sizlere "akciğer kanseri oluşumunda beslenme alışkanlıklarının rolü" konusundaki bilgileri aktarmaya devam edeceğim.
Geçen haftaki konu içeriğinde de belirttiğim gibi sağlıklı ve verimli yaşam koşullarının başında bilinçli ve sağlıklı beslenme gelmektedir. Canlı organizmalar yaşamlarını sürdürebilmeleri için çeşitli besin maddelerine ihtiyaç duyarlar. Bu besin maddeleri, kimyasal yapıları ve vücut çalışmasındaki etkinliklerine göre 6 büyük grupta toplanır. Bunlar sırasıyla, proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler (A, D, E, K ve B kompleks, Folik Asit, C-Vit...), mineraller (Fosfor, kalsiyum, klor, kükürt, sodyum, potasyum, magnezyum, bakır, çinko, demir, iyot, manganez, selenyum...) ve su'dur. Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bu besin öğelerinin tümünün günlük beslenmede dengeli ve gerektiği şekilde tüketilmesi gerekmektedir.
Vücut metabolizmasının sağlanmasında önemli bir yere sahip olan vitaminler, vücudun işleyişinin normal bir şekilde meydana gelmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için gerekli olan organik maddelerdir. Bugüne kadar yapılan birçok çalışmada, vitaminlerin kanserleşen hücreleri gerek yok ederek ve gerekse de normal hücrelere dönüşümlerini sağlayarak kanser hastalığının oluşumunu önlemede etkileri olduğu gösterilmiştir.
Sağlığın en önemli askerleri olarak tanımlanan vitaminler içerisinde A vitamini, en fazla yeşil ve sarı renkli sebze ve meyvelerde ve hayvansal besinlerde (karaciğer, yumurta sarısı gibi...) bulunur. A vitamini ve kanser üzerinde yapılan birçok bilimsel çalışmada, A vitamininin yeterli miktarlarda alınamaması durumunda akciğer, solunum ve yemek borusu, idrar yolları, mide, prostat ve kalınbarsak-rektum kanserlerinin oluşum riskini artırdığı gösterilmiştir.
Kanserden koruyuculuk açısından en önemli vitaminlerden olan A vitamini, kanser öncüsü hücrelerin geri dönüşümlerini sağlayarak veya bu hücreleri yok ederek, kanser hastalığının oluşumunu önlediği bilinmektedir. A vitamininin vücudun ihtiyacı kadar alınması önemlidir. Çünkü, yapılan çalışmalarda A vitamininin fazla alımının hiçbir fayda sağlamadığı ve hatta zehirlenmelere sebep olduğu gösterilmiştir.
A vitamini dışında, havuç, kayısı, yeşil sebzeler, domates, portakal ve greyfurt içeriğinde bol miktarda bulunan karotenler de önemli anti-kanserojen vitaminler olup, vücutta oluşan ve dışarıdan alınan kanser yapıcı maddeleri etkisizleştirerek kanser hastalığının oluşumunu önlediği gösterilmiştir.
A vitamini ve karotenler dışında, akciğer kanseri oluşumunun önlenmesinde C vitamini de önemli bir yer tutmaktadır.
Bilimsel olarak yapılan birçok çalışmada, C vitamininin özellikle akciğer, solunum ve yemek borusu, mide ve bazen de kalınbarsak kanserlerinin oluşumunun önlenmesinde önemli rol oynadığı gösterilmiştir. C vitamini, özellikle kuşburnu, maydanoz, tere, roka, karnıbahar, yeşil sivri biber, turunçgiller (portakal, greyfurt, mandalina, limon gibi...) ve patates gibi taze sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunur.
C vitamininin, vücuda çeşitli yollarla giren birçok kimyasal kanser yapıcı maddeyi etkisiz duruma getirdiği bilinmektedir. Bu nedenden dolayı, başta sigara içen kişiler ve kimyasal kanser yapıcı maddeler ile doğrudan teması olan kişiler olmak üzere, günlük gereksinim duyulan miktardan daha fazla C vitamini almaları önerilmektedir.
Kanser hastalığından koruyuculuk açısından çok önemli görevleri olan vitaminler, yaşam boyu sağlıklı beslenme tarzının vazgeçilmez en önemli unsurlarıdırlar. Vücudun tüm zararlı iç ve dış etkenlere karşı savunmasında önemli rol oynamaktadırlar. Antioksidan olarak bilinen vitaminler, yetersiz miktarlarda alındıkları durumda kanser hastalığının nedenlerinden biri olarak tanımlanırlar.
Değerli okurlarım, gelecek haftaki konumuzda "akciğer kanserinin belirtileri" konusundaki bilgileri sizlere aktaracağım.
Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|