Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Yemeklerin vazgeçilmezi Sarımsak

Ali Özçil

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ağustos 2005, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Tanrıların tanrısı Zeus, Bir süredir yeryüzündeki insanların tanrılara saygısızlığından rahatsız olmaktadır. Buna karşılık önceleri sessiz kalır. Ancak insane davranışlarında hiçbir iyileşme görmeyince uyarı olarak, bazı hastalıklar göndermeye başlar. Bunlar çoğunlukla da çaresi zor bulunan hastalıklardır. Ne var ki, o yeryüzündeki bir ölümlü, hasta kişileri sağlıklarına kavuşturuyormuş. Olanlara dayanamayan Tanrı Zeus kahinlerini, danışmalarını yanına toplar, durumu anlatır; bu kişiden kurtulmak istediğini söyler. Kahinler, bunun için o kişiyi öldürmek ama bu sırada toprağa kan damlatmamak gerektiğini söylerler. Bir tek bu koşulla insanlar artık hastalıktan kurtulamayacaktır. Kurtarıcı kişi yakalanır; bu hipokrat'tır. Bir cellat tarafından, yere kan damlatmaksızın boynu vurulur. İşini bitiren cellat tarafından baltasını toprağa koyduğunda baltadan yere bir damla kan düşer. Ve tam orada keskin kokulu bir ot yetişir. İnsanları yeniden hastalıktan kurtaran bu ot sarımsaktır. Yunan mitolojisinde sarımsağın insan sağlığı için yararını anlatan bu öykünün bir benzerine Hint mitolojisine rastlarız. Tanrılar önemli ve değerli bir meyveye sahip olabilmek için birbirleriyle çatışırlar. Bir tanrıça ortalığı yatıştırarak meyveyi tüm tanrılar arasında paylaştırır. Ancak bu sırada tanrıların arasına bir şeytan karıştırmıştır. Bu, farkedilince tanrılar onu öldürmeye karar verirler. Başına gelecekleri anlamayan şeytan kendi payına düşen meyveyi hemen ağzına atar. Fakat tam yutamadan idam edilince ağzında kalan bir lokma da yere düşer; düşer düşmez de orada kendisinden daha değerli bir bitki yetişir. Şeytanın ağzından düşen lokmadan ürediği için kokusu çok keskin ve çoğumuza göre kötüdür.

Anayurdu iyi topraklı Asya

Soğangillerden iki yıllık bir bitki olan sarımsağın tarihi geçmişi onbinlerce yıl geriye gitmese de, dünyanın en eski ve köklü tarım ürünlerinden biridir. Piramitlerin yapımı sırasında işçilerin günlük kumanyasının soğan ve sarımsak olduğu, bunların adedi azaltılınca işçilerin, bugünkü adıyla, greve gittiği bazen işçi haklarının tarihçesini, bazen de eski dünyadaki yaşamı anlatırken sıkça kullanılan çok bildik bir öyküdür. Aynı şekilde Romalı gladyatörlerin arenaya, kendilerini kötülüklerden korusun, cesaret versin diye boyunlarında sarımsak kolyeleriyle çıktığı da başka bir öyküdür. Arkeolojik çalışmaların sonucu sarımsağı anayurdunun ön ya da Orta Asya olduğunu söyler. Bu arada, dünyaya Hindistan ya da Sibirya'dan yayılmış olabileceği de hala üzerinde düşülen olasılıktır. Toprak altında oluşan baş ve dişleri ile genç yaprak sürgünleri tüketilen sarımsağın yetişmesi için en önemli koşullar potasyum değeri yüksek, geçirgen ve hafif bünyeli toprak ile zedelemiş, sağlıklı tohumluk sarımsak dişleridir. İyi ve kolay üretim için seçilen toprağın kıraç arazide bulunması önceliklidir; çünkü kıraç araziyi doğa sular. Taban arazisi denilen ova arazi çiftçi tarafından sulandığı için bazen yanlış uygulamalar toprağın yapısını bozabiliyor. Bu da ürünün kalitesini düşürüyor. Ancak başarı için kaliteli toprak ve tohumun yanı sıra iyi bir dikim, doğru ve yeterli sulama ve iyi bir depolama da gerekmektedir. Sarımsak üretimi ekmek yoğun, zor bir bitkidir. Dikimi, gübrelenmesi ve sökümü dünyanın her yerinde aynı şekilde yapılsa bile ekim ve hasat zamanları üretim bölgesinin iklim koşullarına göre değişmektedir. Dikimi hala elle yapılan ürünü iki kez çapalamak, üç kez gübrelemek gerekiyor. Dişler teker teker, elle temizlenip satışa hazırlanıyor. Eğer profesyonel kullanım için hazırlanıyorsa, soyarken makine kullanmamalı; çünkü makine dış zarda zedelenmeye yol açıyor. Bu durumda, sarımsaktan bir sıvı akar ki, bu da sarımsağın bozulmasını hızlandırır. Yaşayan bir ürün olarak da tanımlanan sarımsağın uzun süre depolamaya uygun bir bitki olmakta beraber aşırı nem yoğunlaşmasına yol açacağı için plastik torbalar içinde saklanmamalıdır. Sarımsağın mevsim dışına çıkıp çıkmadığını yani kalitesinin bozulup bozulmadığını anlamak içinse bir diş sarımsağın kırmak ya da dikey olarak kesmek gerekiyor. Eğer içi yeşillenmiş veya boşalmışsa bu, sarımsak özelliğini yitirdiği anlamına gelir.

   2921 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ağustos 2008, Pazar   Denizlerin siyah incisi havyar
29 Haziran 2008, Pazar   Yazın sevilen meyvesi kiraz
22 Haziran 2008, Pazar   Dondurma sıcak günlerin serin keyfi
16 Haziran 2008, Pazartesi   Mis kokulu kavun
25 Mayıs 2008, Pazar   Hayatın tadı 'Tuz'u
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Pikniklerin vazgeçilmezi sandviçin öyküsü
16 Mart 2008, Pazar   Sevdiğimiz meyve çilek
10 Mart 2008, Pazartesi   Aşçı'nın en büyük hayali "Michelin'in Yıldızı"
02 Mart 2008, Pazar   YEMEKLERE LEZZET KATAN SARIMSAK
24 Şubat 2008, Pazar   BAHARIN MÜJDECİSİ BADEM ÇİÇEKLERİ AÇTI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital