Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Doğum günü partisi
10 takım tamam
UFO'lar yine geldi!
Bu yolda sürat limiti sıfır
Özseyhan yine "şanssızdı"

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

YEMEKLERE LEZZET KATAN SARIMSAK

Ali Özçil

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Tanrıların tanrısı Zeus, Bir süredir yeryüzündeki insanların tanrılara saygısızlığından rahatsız olmaktadır. Buna karşılık önceleri sessiz kalır. Ancak insani davranışlarında hiçbir iyileşme görmeyince uyarı olarak, bazı hastalıklar göndermeye başlar. Bunlar çoğunlukla da çaresi zor bulunan hastalıklardır. Ne var ki, o yeryüzündeki bir ölümlü, hasta kişileri sağlıklarına kavuşturuyormuş. Olanlara dayanamayan Tanrı Zeus kâhinlerini, danışmalarını yanına toplar, durumu anlatır; bu kişiden kurtulmak istediğini söyler. Kâhinler, bunun için o kişiyi öldürmek ama bu sırada toprağa kan damlatmamak gerektiğini söylerler. Bir tek bu koşulla insanlar artık hastalıktan kurtulamayacaktır. Kurtarıcı kişi yakalanır; bu Hipokrat'tır. Bir cellât tarafından, yere kan damlatmaksızın boynu vurulur. İşini bitiren cellat tarafından baltasını toprağa koyduğunda baltadan yere bir damla kan düşer. Ve tam orada keskin kokulu bir ot yetişir. İnsanları yeniden hastalıktan kurtaran bu ot sarımsaktır. Yunan mitolojisinde sarımsağın insan sağlığı için yararını anlatan bu öykünün bir benzerine Hint mitolojisine rastlarız. Tanrılar önemli ve değerli bir meyveye sahip olabilmek için birbirleriyle çatışırlar. Bir tanrıça ortalığı yatıştırarak meyveyi tüm tanrılar arasında paylaştırır. Ancak bu sırada tanrıların arasına bir şeytan karışmıştır. Bu, farkedilince tanrılar onu öldürmeye karar verirler. Başına gelecekleri anlamayan şeytan kendi payına düşen meyveyi hemen ağzına atar. Fakat tam yutamadan idam edilince ağzında kalan bir lokma da yere düşer; düşer düşmez de orada kendisinden daha değerli bir bitki yetişir. Şeytanın ağzından düşen lokmadan ürediği için kokusu çok keskin ve çoğumuza göre kötüdür.

Anayurdu iyi topraklı Asya

Soğangillerden iki yıllık bir bitki olan sarımsağın tarihi geçmişi onbinlerce yıl geriye gitmese de, dünyanın en eski ve köklü tarım ürünlerinden biridir. Piramitlerin yapımı sırasında işçilerin günlük kumanyasının soğan ve sarımsak olduğu, bunların adedi azaltılınca işçilerin, bugünkü adıyla, greve gittiği bazen işçi haklarının tarihçesini, bazen de eski dünyadaki yaşamı anlatırken sıkça kullanılan çok bildik bir öyküdür. Aynı şekilde Romalı gladyatörlerin arenaya, kendilerini kötülüklerden korusun, cesaret versin diye boyunlarında sarımsak kolyeleriyle çıktığı da başka bir öyküdür. Arkeolojik çalışmaların sonucu sarımsağı anayurdunun ön ya da Orta Asya olduğunu söyler. Bu arada, dünyaya Hindistan ya da Sibirya'dan yayılmış olabileceği de hâlâ üzerinde düşülen olasılıktır. Toprak altında oluşan baş ve dişleri ile genç yaprak sürgünleri tüketilen sarımsağın yetişmesi için en önemli koşullar potasyum değeri yüksek, geçirgen ve hafif bünyeli toprak ile zedelenmemiş, sağlıklı tohumluk sarımsak dişleridir. İyi ve kolay üretim için seçilen toprağın kıraç arazide bulunması önceliklidir; çünkü kıraç araziyi doğa sular. Taban arazisi denilen ova arazi çiftçi tarafından sulandığı için bazen yanlış uygulamalar toprağın yapısını bozabiliyor. Bu da ürünün kalitesini düşürüyor. Ancak başarı için kaliteli toprak ve tohumun yanı sıra iyi bir dikim, doğru ve yeterli sulama ve iyi bir depolama da gerekmektedir. Sarımsak üretimi emek yoğun, zor bir bitkidir. Dikimi, gübrelenmesi ve sökümü dünyanın her yerinde aynı şekilde yapılsa bile ekim ve hasat zamanları üretim bölgesinin iklim koşullarına göre değişmektedir. Dikimi hâlâ elle yapılan ürünü iki kez çapalamak, üç kez gübrelemek gerekiyor. Dişler teker teker, elle temizlenip satışa hazırlanıyor. Eğer profesyonel kullanım için hazırlanıyorsa, soyarken makine kullanmamalı; çünkü makine dış zarda zedelenmeye yol açıyor. Bu durumda, sarımsaktan bir sıvı akar ki, bu da sarımsağın bozulmasını hızlandırır. Yaşayan bir ürün olarak da tanımlanan sarımsağın uzun süre depolamaya uygun bir bitki olmakla beraber aşırı nem yoğunlaşmasına yol açacağı için plastik torbalar içinde saklanmamalıdır. Sarımsağın mevsim dışına çıkıp çıkmadığını yani kalitesinin bozulup bozulmadığını anlamak içinse bir diş sarımsağı kırmak ya da dikey olarak kesmek gerekiyor. Eğer içi yeşillenmiş veya boşalmışsa bu, sarımsak özelliğini yitirdiği anlamına gelir.

   1025 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Haziran 2008, Pazar   Yazın sevilen meyvesi kiraz
22 Haziran 2008, Pazar   Dondurma sıcak günlerin serin keyfi
16 Haziran 2008, Pazartesi   Mis kokulu kavun
25 Mayıs 2008, Pazar   Hayatın tadı 'Tuz'u
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Pikniklerin vazgeçilmezi sandviçin öyküsü
16 Mart 2008, Pazar   Sevdiğimiz meyve çilek
10 Mart 2008, Pazartesi   Aşçı'nın en büyük hayali "Michelin'in Yıldızı"
24 Şubat 2008, Pazar   BAHARIN MÜJDECİSİ BADEM ÇİÇEKLERİ AÇTI
03 Şubat 2008, Pazar   KIŞ AYLARINDA İÇİMİZİ ISITAN SALEP
27 Ocak 2008, Pazar   Avuçta hissedilen sıcaklık kestane



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital