Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



RESM-İ İŞKENCE

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dün sabah 10.40'da İktisat Bankası Merkez Binası önünden hareket ediyorum.

Hava sıcak, yollar kalabalık.

Birkaç kilometrelik güzergah ile Kıbrıs Medya Grubuna ancak 45 dakikada ulaşabiliyorum.

45 dakika benim Lefkoşa Mağusa mesafem. Şehirlerarası yani.

Bir maçın, bir filmin yarısı.

45 dakika saat başı ödenen bir işçinin ücretine denk.

45 dakika önemli bir zaman dilimi.

Her milli bayram öncesi mutlaka prova yapılır.

Tanklı tüfekli, askerli resmi geçitler düzenlenir.

Ve mutlaka, günlük rutin hayat da etkilenir bundan. Sanki temel amaç, askerin kendisini hissettirmesiymiş gibi, her provada ve her gösteride yollar kesilir.

Yolların kesilmesi yetmezmiş gibi, normal trafik akışının devam etmesi için de alternatif güzergahlar yaratılmaz.

Yasak yollarda bekleyen polis, yönlendirmekten öte, sadece yolun yasak olduğunu bildirmekle görevlidir.

Oysa trafiğin akışını düzenleyen trafik polisi, geçilmez demekten öte, nasıl geçilebileceğini gösterendir.

Biz çocukken, kitaplarımızdaki trafik polisi, beyaz bir varilin içinde dururdu. Beyaz eldivenli ve güler yüzlü, dost amcaydı.

Trafiğin kapanışını değil, akışını sağlardı.

Ama ne beyaz varil vardı resimdeki gibi bizim ülkemizde, ne de beyaz varildeki trafik polisi.

Zaten o zamanlar trafik akışını sağlayacak bir yoğunluk da yoktu galiba sokaklarda.

Hatırlamıyorum.

20 Temmuz'dan sonra 30 Ağustos var. Sonra 29 Ekim, sonra 15 Kasım. Arka arkaya gelecek bu milli bayramların her provası ve her töreni, normal rutin hayatımızı etkileyecek.

Savaşlar, topraklar için yapılıyorsa, askerlerin toprak önceliği tutması anlaşılırdır. Ama insanı bunun önüne koymamak, ya da koyduramamak daha farklı yorumlanmalı.

Biz yıllardır yaşadığımız bu gibi küçük işkenceleri o kadar normalleştirmişiz ki, sıradan olmuşlar. Oysa halka saygı duyan hiçbir kurum, bu kadar göz ardı edemez yaşattığı işkenceyi.

Bu kadar yıl içinde provalar ya da törenler için trafiğin ana damaları değil de daha farklı, daha sakin yerler yaratılabilirdi. Mevcutlar değerlendirilebilirdi.

Ama nedense işkenceyle de olsa gücün kendini hissettirmesi gerekiyor.

Her yıl, defalarca, sıcağın altında hiçbir alternatif güzergah kullanamadan, hiç ilerlemeyen uzun bir kuyrukta beklemek ve bunu kabullenmek zorunda kalmak, sadece bizim gibi olağandışı koşulları olan ülkelere ait.

Bundan daha normal koşullar görmeyen kuşaklar için bunu kabullenmek zorlaşmıyor. Ama toplumu da hak ettiği değer noktasına taşımak kolaylaşmıyor.

Geçen hafta, keyifli bir deniz macerasından sonra şehir turu atıyoruz, Mağusa'da.

Derken Maraş'a kadar uzanıyoruz. Hâlâ bir tarafı yasak olan o sokak, aynı şaşkınlığı yaratıyor bende.

Hiç daha farklısını görmesem de hayatımda, şaşırıyorum koca bir şehrin, bir tarihin bu kadar sebatla hâlâ bekliyor olmasına.

Maraş'ta teller ardında babutsalar var, ya da diken, mısır veya frenk incirleri. Yapraklarının yarısı teller ardında, yarısı izinli sokakta.

Çocuklar oynarken, tellerin ardındakilere de önündekilere de ancak boylarının ulaşabildikleri kadar sahip olabiliyorlar.

Ama teller, göz hakkını yasaklayamıyor yine de.

Bir dönem, cüzi bir ücret karşılığı Maraş'ta yasak bölgede, kontrollü olarak sahili kullanması serbestken halkın, birkaç ay önce yeni bir yasak gelmiş bu uygulamaya.

Artık kontrollü de olsa, sivil halk kullanamıyor bu yasak sahili de.

Sahil girişi sadece askerler ve aileleri için serbest.

Çok normal. Çünkü normal koşullarda yaşamıyoruz ve kolay normalleştiriyoruz her şeyi.

Sadece yabancıya ait olana karşı haklaşan göz hakkı, bizde ne kendimizde, ne de yabancıda işlemiyor her zaman.

Sanırım en büyük acılarımızı, halkı hak ettiği değer noktasında göremeyen anlayışlar yüzünden çekiyoruz.

En büyük hatayı da bu kadar normalleştirmişken normal olmayan her şeyi, hak ettiğimiz değeri talep edememekle yapıyoruz.

   913 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Aralık 2008, Cuma   ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE
04 Aralık 2008, Perşembe   ISSIZ ADAM KİMİN AŞKI?
03 Aralık 2008, Çarşamba   SEBZEDE KOLİFORM
02 Aralık 2008, Salı   AYTUĞ ÖLDÜ!
29 Kasım 2008, Cumartesi   BU KADARINA DA PES ARTIK!!!
28 Kasım 2008, Cuma   EROĞLU'NDAN TALAT'A GERÇEK DEĞİŞİM!
27 Kasım 2008, Perşembe   DEVLETİN FOTOĞRAFI CEZAEVİ
26 Kasım 2008, Çarşamba   AĞBİ SEN GERÇEK KIBRISLI MISIN?
25 Kasım 2008, Salı   ANNE BABALIK
22 Kasım 2008, Cumartesi   SUÇLU KİM?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital