Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



ÇÖZÜMÜN GEREKLİLİĞİNİ UNUTUYORUZ!

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye Anayasa Mahkemesi'nin, AKP için verdiği karar, gerek yerel, gerek ise, Türkiye basınında, derin bir oh çekişi anımsatan başlıklarla değerlendirildi.

Genel tabirle AKP için kırmızı değil, sarı kart gösterildi.

Dava başladığı zamanlarda partinin kapatılmasına kesin gözüyle bakılırken, süreç içerisinde, özellikle Ergenekon davasıyla da bu yöndeki net yargılar değişmişti. O yüzden karar bir sürpriz olarak algılanmadı.

Ancak şu bir gerçek ki, Türkiye çıktığı demokrasi sınavını, AYM'nin bu kararıyla kazandı demek, eksik kalır.

Gerçek olan, hâlâ kamuoyunda bir silah gibi kullanılabilme potansiyeline sahip bir şeriat tehdidi tartışması ve mahkemenin kıl payı verdiği bir kararın varlığıdır.

AKP bu sarı kartı, 6'ya karşı 5 oyla aldı.

O yüzden bıçaklar hâlâ keskin, Türkiye'de.

Ama şimdi merak edilen, Kıbrıs sorunu başta olmak üzere, AB süreci ve bundan sonraki yol haritasında Erdoğan başkanlığındaki bu partinin ne yapacağıdır.

Mahkeme kararının ne anlama geldiği biraz da AKP'nin bundan sonraki yol haritasına bağlı olarak anlam kazanacak.

Gazeteci Ruşen Çakır, konuya dair Sabah Gazetesi'ndeki köşesinde şöyle diyor;

"Erdoğan bu krizi başarıyla yönetmiştir ve bu karar, AKP ile Erdoğan'ın bir zaferidir."

Ne yazık ki Türkiye'deki dengeler, zafer kutlaması yapabilmekten uzak hâlâ.

Çünkü, Türkiye hâlâ Ergenekon dahil, kapatma davaları ve şeriat ile laiklik kavgalarını aşamamış ve yeterli olgunluğa ulaşamamış bir demokrasiye sahip.

Ama AYM'nin kararı, şimdi Kıbrıs sorununda da AKP'nin elini güçlendirdi.

Dün, KADEM Direktörü Muharrem Faiz'in değerlendirmeleri ışında, bugüne kadar yapılan kamuoyu yoklamalarında, artık Annan Planı zeminli bir çözüm için Kıbrıslı Türklerin referandumda "hayır" pozisyonunda olduğunu yazmıştım.

Gün boyu çeşitli farklı başlıklar altında gelen elektronik postalar ve telefonlarda konuyu tartışırken, yazık ki, kimse ortadaki sonucu, şaşırtıcı, ya da yanlış olabilecek sınıfında değerlendiremedi.

İşte bu noktada, Türkiye'nin bütün aktörleri ile Kıbrıs sorununda nasıl bir tavır sergileyeceği önemli.

Referandum sonrasında çözüm çerçevesi ve Birleşik Kıbrıs mesajları konusunda çekimser davranan, sadece CTP değildi, tabii ki.

Aynı şekilde, AKP hükümeti de odak noktasını izolasyonlara çevirirken, bu konuda net mesajlar ortaya koymadı.

Daha da ötesi, Cumhurbaşkanı Gül başta olmak üzere, verilen mesajlarda, ayrılığı çağrıştıracak söylemler kullanıldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, Cumhurbaşkanı Talat'ı ziyaret için adaya geldiğinde, iki devletlilikten ve 2010'a kadar KKTC'nin en üst düzeyde gelişimi için çaba harcanacağından bahsetti.

Bütün sözcükleri seçerek kullanan Gül'ün, bu mesajları öylesine verdiğini düşünmek, olanaksız.

İşte çözüm zemininin yeterince sorgulanmadığı, ama, Birleşik Kıbrıs için de net mesajların verilmediği bir dönemin ardından, AKP'nin şimdi ne yapacağı önemli.

GKB Orgeneral Büyükanıt, 1 Ağustos mesajında "çözüm" dedi.

Ancak, "ama'lı "ancak'lı bir çözüm

"Türk tarafı çözüm istiyor, ama nasıl bir çözüm, bunun zemini çizilmeli ve çok dikkatli olunmalı" diyor, Büyükanıt.

Dikkatli olunmalı, çünkü, karşı taraf hala Türkleri ezmek isteyen tehlikeli bir düşman. Sonucu çözüm olması beklenen bir masaya oturmadan, böyle mesajlarla hareket etmek ve hâlâ karşı tarafı "düşman" sınıfında değerlendirmek, varılacak bir anlaşmanın toplumlar tarafından sahiplenilmesinin önünde önemli bir engeldir.

Başarısızlığı, belki de nihai ayrılığa gidecek olan bir süreçte bu ayrılığı tescilleyen, kesinlikle Talat ve Hristofias olmamalı.

Bunun için uluslararası dinamikleri güçlendirecek ve Türkiye'nin de belirleyiciliğini olumlu yönde kullanmasına yardımcı olabilecek bir toplum nabzına ihtiyaç vardır.

Bizim şu anki gerçeğimiz, masaya oturmaya hazırlanan liderlerin, halkalarının hayır'ı ile masaya oturduğu gerçeğidir.

Çözüm motivasyonu yeterli olmayan liderler, masada yeterince denetlenemez.

İşte bir kez daha CTP'ye, çok kritik bir misyon düşüyor.

Net mesajlar verip, iki toplum arasındaki empati ve iletişim köprülerini sağlamlaştırmak.

Bunların konuşulmasının ütopik olduğu, radikallik ve vatan hainliği sayıldığı dönemde, "düşman" denilenleri, "ortak" olarak sunan bir partinin, bugün, bu noktada zorlanmaması gerekiyor.

Biz, uzun zamandır çözüme olan ihtiyacı konuşmuyoruz.

Çıkarlarımızı gözetecek bir çözüm gibi muğlak ve çekingen bir ayrılık modeli fısıldıyoruz.

Bizim çözüme ihtiyacımız var.

Bizim acilen çözüme ihtiyacımız var.

Artık ihtiyaçlar ve gerçeklikler üzerine daha net mesajlar verilme vaktidir.

   498 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Aralık 2008, Cuma   ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE
04 Aralık 2008, Perşembe   ISSIZ ADAM KİMİN AŞKI?
03 Aralık 2008, Çarşamba   SEBZEDE KOLİFORM
02 Aralık 2008, Salı   AYTUĞ ÖLDÜ!
29 Kasım 2008, Cumartesi   BU KADARINA DA PES ARTIK!!!
28 Kasım 2008, Cuma   EROĞLU'NDAN TALAT'A GERÇEK DEĞİŞİM!
27 Kasım 2008, Perşembe   DEVLETİN FOTOĞRAFI CEZAEVİ
26 Kasım 2008, Çarşamba   AĞBİ SEN GERÇEK KIBRISLI MISIN?
25 Kasım 2008, Salı   ANNE BABALIK
22 Kasım 2008, Cumartesi   SUÇLU KİM?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital