Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Eylüle veda ederken

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Ve eylül gelip oturdu hayatımıza.

   Şimdi gidiyor.

   Tüm asaleti ve gururuyla yerleşmişti, oysa. Çok yeni gelmiş, daha gitmeyecekmiş gibi.

   Eylül üzerine o kadar çok şey yazılıp söyleniyor ki, eylülü yeniden yaratıp anlamlandırmayı zorlaştırsa da kelimelerin çokluğu, zor değil eylülü yazmak aslında.

   Eylül, herkes için ayrı bir duyguda, en asil şekliyle her zaman vardır, çünkü.

   Eylül benim için hiç yüzü olmayan bir sevgiliyi özlemek gibi.

   Ya da aslında hiç yüzü olmamış bir sevgiliyle buluşmak.

   Ve ikisi arasındaki sevinç ile hüzünde asılı kalmak.

   Ne sevinmek ne de üzülmek, aslında eylül.

   Ama yetinmemek.

   Hayattan beklediklerimizle aldıklarımız aslında galiba tam da burada, yetinmemek duygusunda saklanıyor, biraz da.

   Ve eylül işte tam da bu duyguda kaybediyor yüzünü.

   Ne kadar aşık olsa insan, o sevgiliyi anlatmıyor eylül. Hiçbir yüz, bu kokuya eş düşmüyor.

   Ne kadar hasretle beklese de birilerini, bu mevsim, hiçbir kavuşmanın adını yazamıyor.

   Hep bir şeyler hasret hep bir şeyler tamam kalıyor eylül karşısında.

   Mevsim değişti.

   Uzun zamandan sonra mevsimin ilk yağmurları düştü. Artık açık pencereden çiğ sızıyor yastıklara. Ve sabah ayrı bir kokuda gece ayrı bir tatta esiyor, rüzgar.

   Yaseminlerin veda vakti, şimdi.

   Ha gitti ha gidecek gibi en güzel haline bürünüyor gecenin kokusuna bulaşıp.

   Ve rüzgar esip giderken, eylül de gitmeye hazırlanıyor

   Hayat yetinip kabullendiklerimiz, "bu kadar" dediklerimizle, yetinmeyip kaybettiklerimiz arasındaki ince çizgide sırıtıp duruyor.

   Kabullenmekle kafa tutmak bile bazen aynı kapıya çıkarken, bu ince çizgiyi tutturmak zorlaşıyor.

   Ama hayatta tam da bilmeden hep bu ince çizgiyi ararken, henüz yeni başlamış hiç bitmeyecekmiş sanrısı alıp götürüyor bizi.

   Uzun bir zaman sonra fark ettim eylülün kendi büyüsünü bırakıp gitmek üzere olduğunu. Çok zaman sonra, bir şarap tadına saklanmış deniz kokusu vurduğunda burnuma, denizin ve eylülün birbirinden uzaklaşırken birbirine ne kadar yakıştığını fark ettim birden bire.

   Gittiğimiz her yerde böyle iz bırakabilsek keşke. Ve gidenler yakıştıkları yeri bilerek gidebilse.

   Hayat, kafa tutmakla kabullenmek arasındaki ince çizgide.

   Ve eylül bir deniz kokusunda, esen bir rüzgarda sesini bırakırken, bir gece lambasında düş kurmak gibi, yaşamak.

   Ne kadar gerçek ne kadar düş daha farkına varmadan, insan açıyor gözünü bir şekilde, sıyrılıyor lambanın ışığından.   
   897 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Aralık 2008, Cuma   ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE
04 Aralık 2008, Perşembe   ISSIZ ADAM KİMİN AŞKI?
03 Aralık 2008, Çarşamba   SEBZEDE KOLİFORM
02 Aralık 2008, Salı   AYTUĞ ÖLDÜ!
29 Kasım 2008, Cumartesi   BU KADARINA DA PES ARTIK!!!
28 Kasım 2008, Cuma   EROĞLU'NDAN TALAT'A GERÇEK DEĞİŞİM!
27 Kasım 2008, Perşembe   DEVLETİN FOTOĞRAFI CEZAEVİ
26 Kasım 2008, Çarşamba   AĞBİ SEN GERÇEK KIBRISLI MISIN?
25 Kasım 2008, Salı   ANNE BABALIK
22 Kasım 2008, Cumartesi   SUÇLU KİM?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital