|
İnanmak istemiyoruz ama "Ateş olmayan yeren duman çıkmaz" atasözüne bakarak yine de kaygılanıyoruz.
Böyle bir şey söz konusu değilse nerden çıktı bu söylenti.
Hangi söylenti?
Yeniboğaziçi'ndeki yüksek gerilim hattı sorununu çözmek için hükümet bir yol bulmuş.
Yüksek gerilim hatları yaklaşık bir kilometrelik güzergah değişikliğiyle yeraltından geçirilecek ve bunun bedelini bölge halkı ödeyecekmiş.
Olabilir mi böyle bir şey?
"Bu ülkede her şey olabilir!" dediğinizi duyar gibi oluyorum.
***
Şimdi o bölgede neler olup bittiğini bir anımsayalım,
Hükümet, iddia edildiği gibi bölgeden yüksek gerilim hattı geçirilmesinden vazgeçtiyse neden vazgeçti?
Çünkü hatların köyün içerisinden, evlerin arasından geçirilmesine, Yeniboğaziçi halkı karşı çıkıyor....
Neden karşı çıkıyor?
Çünkü o hatlar orada yaşayan insanlar, özellikle çocuklar için ölümcül tehlike yaratacak.
Bunu biz değil uzmanlar söylüyor.
Ve dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir şey yapılmıyor.
Nedir bu ölümcül tehlike?
Çok yüksek voltaj taşıyan gerilim hatları yakın çevresine radyasyon yayıyor ve bu kanser dahil bazı hastalıklara neden oluyor.
Bu konuda tıp literatürüne giren en son çalışmanın, çocukluk çağı lösemisine yakalanmış 29 bin hastayla yapıldığı,
İngiltere'de İngiliz hükümetince finanse edilen araştırmanın, Oxford Üniversitesi "Çocukluk Çağı Kanserleri Araştırma Grubu" tarafından gerçekleştirildiği bildirildi.
***
İşler iyice sarpa sardı galiba.
Bölge halkının eylemleri üzerine bir süre önce Yeniboğaziçi'ne giden Başbakan Ferdi Sabit Soyer, orada yaşayan vatandaşlara böyle bir şeyin olamayacağını söylemiş ve herkes rahat bir nefes almıştı.
Sayın Başbakanın bölge sakinlerine güvence vermesi, daha öne Maliye Bakanıyla yaptığımız bir telefon görüşmesini anımsattı bana.
Sayın Uzun, konuya ilişkin yazım üzerine beni aramış ve "Ya o hatlar oradan geçirilecek ya da Mağusa elektriksiz kalacak" demiş ve önemli bir noktaya parmak basmıştı.
Bakanın söylediğine göre, evlerinin yakınından yüksek gerilim hattı geçirilmesine tepki gösterenler, bunun böyle olacağını önceden bildiği halde tam da direklerin dikileceği yerlere kalkıp konut yapmış.
O gün sayın bakana sormadığım bir soru takıldı aklıma.
Öyleyse bu insanların, gerilim hattı geçeceği yerlere konut yapmasına neden göz yumuldu?
Nasıl oldu da inşaat izni alabildiler?
Yetkililer ilgililer beni bağışlasın ama, demek ki ne yaptığımızı bilmiyoruz.
***
Şimdi gelelim şu bedel ödeme meselesine...
Bölge sakinlerinden, yüksek gerilim hatlarının yeraltından geçirilebilmesi için bölge sakinlerinden dört trilyon (Herhalde Türk Lirası olarak) talep ediliyormuş.
Söylenti asılsız mı yoksa doğruluk payı var mı?
Bunu henüz tam olarak bilemiyoruz
Çünkü, Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Raşit Pertev'in basına da yansıyan ve hiç bir kaynağa dayanmayan iddiasına hükümetten şu ana kadar bir yanıt gelmedi.
Yeniboğaziçi'nde oluşturulan eylem komitesinden de ses çıkmadı.
Orada olup bitenleri işin ta başından beri basına duyurmakta olan öğretmen Sayın Günay Bozkurt'u aradım ve sordum.
Henüz kendilerine bu konuda resmi bir tebliğde bulunulmadığını, böyle bir söylenti çıktığını, eylem komitesindeki arkadaşlarıyla görüşüp beni arayacağını söyledi, ancak aramadı.
Bu konuda hükümetle uzlaşı arayışında olduklarını, bir sürtüşmeye girmek istemediklerini anladım.
İyi de, neler olup bittiğini kamuoyunun da bilme hakkı yok mu?
Neden herkes sessizliğini koruyor?
Neler oluyor kapalı kapılar ardında?
Lütfen açıklar mısınız?
Yapılacak tek şey var...
Maliye Bakanlığının, projenin hangi aşamada bulunduğunu, orada gerçekten ne yapılmak istendiğini ve sonuçta nasıl bir yola başvurulacağını açıklayarak, yılan hikayesine dönen bu meseleye artık son noktayı koyması.
***
DEĞERLİ OKURLARIM...
Bir yakınımızın annesinin vefatı üzerine geçen pazar nostaljik yazımı yazamadım.
Kısmetse bu pazardan itibaren her hafta sonu olduğu gibi geçmişe yolculuğumuzu sürdüreceğiz.
Anlayışla karşılayacağınızı umar, sevgi ve saygılarımı sunarım. (B.E.)
|