Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
KRİZ
Bir rüya gerçekleşti
Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı
KIBRIS gazetesinden dev spor hizmeti
APOEL taraftarları yine çıldırdı
Eliz'in sitemi
Bella'da tanıtım gecesi
Danimarka seferi iptal!
Engelleri şarkılarla aştılar
Ocak'ta Hamis ve Süleyman satılık!
Spor yazarları şampiyon
Rum basını, kiralık arabaların KKTC'ye kaçırıldığını iddia etti
Doğan yeni sezonu şölenle açıyor
Play-off maçları bugün başlıyor
Bold, zorlanmadan kazandı
Eşref Gür anılıyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Gürültü

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hemen her ülkenin sorunları var.

Bizde ise sorunlar yumağı var.

İnsanımız dert küpü...

Herkes bir şeylerden şikayetçi.

Her şey sorun oluyor ve biriktikçe yumak oluyor!

Neden?

Çünkü en basit sorunlara bile köklü, kalıcı çözüm getiremiyoruz.

Örneğin ses kirliliği!

Yani gürültü.

Müzikle yaratılan ve müziği müzik olmaktan çıkaran gürültü!

Kışta pek sorun olmasa da her yaz karşımıza çıkıyor.

Yoğun şikayetlere yol açıyor. .

Şimdi havalar iyice ısındı, müzikli eğlence mekânları açık havaya taşındı ya...

Evleri, bu mekânlara yakın, hatta yüzlerce metre uzakta bulunan insanların "Sabahlara kadar uyuyamıyoruz" yakınmaları da başladı.

Haksız da değiller yani.

Çok yüksek desibelde müziğin, bırakın insanı huzursuz etmesini, kulağa da zarar verdiği, işitme kaybına neden olduğu biliniyor.

***

Günlük yaşamımızda zaten sürekli olarak gürültüye maruz kalıyoruz.

Bu olağan bir şey; bir takım yüksek seslerin kulağımıza gelmesini engellemek elimizde değil.

Yüksek sesle cep telefonunda konuşmak, yol ve trafik gürültüsü gibi.

Ama yüksek desibelde müzikten mümkün olduğunca kaçmak, kurtulmak lazım.

Gelin görün ki, bunu da yapamıyoruz.

Vakit gece yarısını çoktan geçmiş, uykunuz gelmiş yatacaksınız, civardaki kim bilir kaç desibeldeki müzikten uyuyamıyorsunuz.

Yatağın içinde dönüp duruyorsunuz, sonra da oturup gürültünün dinmesini bekliyorsunuz.

Bazen sabahın üçüne, dördüne kadar...

Gürültülü müzik yayını yapanların turizme hizmet ediyoruz falan gibi mazeretleri hikaye.

Gürültüden turist de kaçar.

Aslında gürültüye en fazla maruz kalanlar, etkilenenler, gürültüyü yaratanların kendileridir.

Gürültülü ortamın tam içindeler.

Ama rahatsız olmuyorlar.

Alışmış olmalılar..

***

Uzmanlara göre, 80 desibelden fazla müzik kulağa zarar verebiliyor.

Fısıltıyı, normal konuşmaları boş verelim.

Bunlar gerekli ve zaten kulağa hiç zararı yok.

Fısıltı 30, normal konuşma 60 desibel olarak yansıyormuş kulağa.

Yol ve trafiği de geçelim; yaydığı gürültünün şiddeti 80 desibel.

Kulağımıza adeta yapıştırdığımız walkman ve cep telefonlarından ise biraz kaçınmak lazım.

Bu aygıtların ses çıkışları 60 ile 120 desibel arasında.

Bir kıyaslama yapma gereği duyuyorsanız, şimşeğin 120, tüfek patlamasının da 140 desibel olduğunu söyleyelim.

Acaba, bir düğüne gittiğimizde ve hemen yanı başımızdaki kişiyle konuşmamızı, birbirimizin sesini duymamızı olanaksız hale getiren orkestra müziğinin ses çıkışı kaç?

Eminin 150 ya da üzerindedir.

Ya bazı eğlence mekânlarından, 'bum bum' top patlamaları gibi neredeyse 500 metre kadar uzağa yayılabilen sözde müziğe ne demeli.

***

Yasalar, kurallar bu konuda ne diyor; bir denetleme mekanizmamız var mı bilemiyoruz ama, yapılması gereken en doğru iş, bu soruna ne vatandaşları rahatsız edecek, ne de restoran, bar, disco ve benzeri eğlence yeri işletmecilerini mağdur edecek akla uygun bir çözüm yolu bulunmasıdır. Bu kadar basit işte. Çağdaş ülkelerde bu işler nasıl yapılıyorsa, doğrusu neyse kopya edelim olsun bitsin.

Madalyonun bir de öteki yüzüne bakalım.

Müzik yapılan eğlence mekânları arasında kuşkusuz kurallara uyulan, alınan izinlerin öngördüğü koşulların, hiç istismar edilmeden yerine getirildiği yerler de var.

Ne ki, bu gibi yerlere yakın evlerde oturan bazı mızmız insanlarımız, yine de gürültü yapılıyor diye şikayetçi oluyormuş...

Ve bunu yaparken, aynı bölgede bulunan ve asıl şikayetçi olması gereken, gerçekten gürültü yaratılan bir başka eğlence yerini görmezden geliyormuş.

Bir hanım okurum, örnek de vererek bu konudaki şikayetini dile getirirken "Çünkü onlar arkalı...Onlardan şikayet edemiyorlar... Onlara kimse dokunamıyor" diye konuştu..

Biliyorsunuz; bu ülkenin sorunlar yumağının bir parçasını da "arkalılara" kıyak geçilmesi, "arkasızlar"ın ise mağdur edilmesi oluşturuyor. O konu, başka bir dert.

Sonuç:

En iyisi, en güzeli; kim isterse olsun, kimsenin hakkının yenmeyeceği, kimsenin mağdur edilmeyeceği, kimsenin huzurunun kaçmayacağı, insan haklarına saygılı, eşitlikçi, adil bir sisteme sahip toplumsal düzeni sağlamaktır.

Bunu tam olarak yapabildiğimiz söylenemez.

Başardığımız gün sorunlar yumağı çözülür, sorunlarımız büyük ölçüde ortadan kalkmış olur.

   366 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Bir okur yazısı
29 Ağustos 2008, Cuma   Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Sıcaklar ve suçlar
27 Ağustos 2008, Çarşamba   3 eylüle doğru...
26 Ağustos 2008, Salı   Trafodaki yılan
24 Ağustos 2008, Pazar   Kör Hüseyin doymak bilmezdi
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Hepimize büyük geçmiş olsun!
22 Ağustos 2008, Cuma   Gecikmiş bir açıklama
21 Ağustos 2008, Perşembe   Yiyin efendiler yiyin!
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Zam ve zulüm Hikayeyi bilirsiniz ...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BEKLEN(EN)MEYEN KRİZ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

KTÖS'te 40 sene önce vardı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(38)...

Akay Cemal

Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Bir okur yazısı

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital