|
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer uyarıda bulunuyor:
"Felakete doğru sürükleniyoruz"...
Acil önlem alınması için toplumsal uzlaşma ve hareket başlatılmasını isteyen birlik başkanı, tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini bir araya gelip bir platform oluşturmaya çağırıyor...
İnşaat sektöründe durum kötü...
Yatırımcılar, önlerindeki bürokratik engellerden dolayı yatırım yapamıyor...
Ticaret Odası, "ekonomide kamu maliyesi disiplinsizliğinin önemli bir sorun olduğuna" işaret ederek "kurallı maliye politikasına geçilmesini" istiyor...
Turizmciler, otelciler dert yumağı...
Sanayiciler, üreticiler, çiftçiler, hayvancılar da öyle...
Sorunsuz sektör yok!
***
Ekonomi tepetaklak!..
Piyasa ölü!...
Millet borç batağında, çoğu insan tefecilerin kucağında!..
Çek yasağına girenlerin ardı arkası kesilmiyor...
Belediyeler parasız...
Sendikalar gergin...
Çalışanlar huzursuz...
Enflasyon artıyor...
Çarşı pazar ateş pahası...
Özel sektör çalışanları, asgari ücretliler sefilleri oynuyor...
Ölümlü trafik kazaları sıradan olaylar oldu...
Silahlı saldırı, hırsızlık, tecavüz, darp, sahtekarlık, dolandırıcılık gibi polisiye olaylar berdevam.
Gece kulüpleri, casinolar, kumarhaneler başka bir alem...
Cezaevinde mahkumlar kaçmak için tünel kazıyor...
Elektrik kesintileri dur durak bilmiyor...
Gizli yerlerde horoz güreşlerine para basılıyor...
Azgın köpeklerin de bahisle dövüştürüldüğü haberleri geliyor kulağımıza...
Lefkoşa'nın surlar içi hâlâ başıboş...
Şurada burada açılan otoparklarda vatandaşlar düpedüz kazıklanıyormuş...
Belediye zabıtaları nerde?...
Ya kaçak mülteciler?...
Artık sürat motorlarıyla gelmeye başladılar!
Köşemin kapasitesi, üzerinde yaşadığımız bu küçücük toprak parçasında içine düştüğümüz durumdan daha fazla örnek vermeme yetmiyor.
***
Ülke tam bir ekonomik ve sosyal çöküntü içinde...
Nüfusumuzun yüzde yirmi beşi, çeşitli suçlardan davalık...
Boşanma davaları da artıyor...
Toplumsal buhran geçiriyoruz...
Sayın Gürcafer, hangi sendikaları, hangi sivil toplum örgütlerini çağırıyor platform oluşturmaya?...
Herkes kendi derdinin peşinde...
Gemisini kurtarmaya bakıyor...
Kimin umurunda inşaat sektörü, sayın başkan?.
Baksanıza şimdi başka bir dert çıktı milletin başına?
Çalışanlar, emekliler pür ateş...
Sokağa dökülmeye hazırlanıyor...
Hükümet "eşel mobil sistemi"yle de oynamaya başladı.
"Bu yıl maaşlara tek kuruş artış yapmayacağız, sadece hayat pahalılığı ödeneği vereceğiz" demişlerdi.
Şimdi, Devlet Planlama Örgütü'nün belirlediği (çoğu zaman yüzde birin altında hatta eksi de çıkan) hayat pahalılığının çalışanlara iki ayda bir ödenmesinden bile vazgeçecekleri ve ödeme periyotlarını değiştirecekleri anlaşılıyor. Başbakan Soyer, bu yetkinin Bakanlar Kurulu'na geçtiğini açıkladı.
Sırada ne var acaba?
On üçüncü maaşlar mı?
Asgari ücret hiç akıllarına gelmiyor ama.
Yılın yarısı gitti, ikinci asgari ücret belirlenemedi.
Yoksa, KDV iadeleri gibi garibanlara üç kuruşluk artış da mı rafa kaldırılacak?
***
Bu satırları yazarken bir kulağım televizyondaydı.
Sigara yasağı tartışılıyordu.
İyi, güzel...
Kapalı yerlerde, hatta açık havada da içilmesin "mendebur"....
Ama bakıyoruz sigara içenlerde azalma olacağına artış oluyor...
Kendini içkiye verenler de çoğalıyor...
Keşke sigaraya karşı kampanyaların yarısı kadarı uyuşturucuyla mücadeleye ayrılmış olsaydı.
Uyuşturucunun okullara kadar girdiğini unutmuş olamayız.
Ve bir derdimiz daha var bizim.....
İçki, sigara, uyuşturucu kadar bizi yiyip bitiren...
"Fıcırığı çıkan" memleketin haline bakıp; üzüntüden, sinirden, stresten kanser oluyoruz, kanser!
|