|
Yeşile düşmanlığı kanına işlemiş galiba bazı insanlarımızın...
Yeşil göremezler...
Ağaç sevmezler...
Rahatsız olurlar ağaçtan...
Gereksizdir ağaç onlar için..
Ne güzelliği vardır ne bir yararı...
Ne meyvesini, ne gölgesini isterler...
Bu yüzden hemen vururlar baltayı...
Yeniden filizlenmesin diye kökünü de yakarlar bazen.
***
Belediye ekipleri, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla, tören alanı olarak kullanılan Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda temizlik çalışması yaptı.
Bulvarın iki yanındaki ağaçları sözde budadılar.
Öyle bir budama yaptılar ki bazı ağaçları kuşa çevirdiler.
Aferin pof pof iş yaptılar...
Dostlar alışverişte görsün.
Bulvarın Taşkınköy'e yakın bölümünde yol kenarında ne güzel bir ağaç vardı.
Mahalleliler bu kavurucu sıcaklarda gölgesine sığınarak törenleri izlerdi.
20 Temmuz'da da resmi geçidi o ağacın gölgesinde izleyeceklerdi.
Heyhat!...
Ağaç gitmiş, yok yerinde.
Komşular izledi ve anlattı.
Önce oradan geçirilen bir dozerle bazı dalları koparılmış...
Ardından gelen belediye adamı ufaktan ufaktan başlamış budamaya...
Ardından kalın dalları da kesmeye başlamış...
Derken, bakmış bir iki dal kalmış; kökünden keserek indirmiş ağacı aşağıya.
Sonra da ne yapmış biliyor musunuz?
Oduna mı ihtiyacı var, yoksa birine mi verecek küçük parçalar halinde doğramış ağacın gövdesini.
Yüklemiş arabaya, almış gitmiş.
Bu katliama tanık olan komşu kadınlar "Ne yapıyorsun sen?"diye çıkışmış adama ama, durmuş masal anlatmış.
'Bu dal kuruydu, şu dal yola sarkıyordu, orası eğriydi, burası çatallıydı' falan.
***
Sayın Bulutoğluları...
Sevgili kardeşim...
Sizi çevre dostu olarak biliyorum, yeşili seversiniz...
Herhalde haberiniz yoktur adamlarınızın yaptığından.
Lütfen gelip bir bakın, nasıl budamışlar o güzelim ağaçları...
Çekiverin kulaklarını.
Bu arada, izninizle bilginize getirmek istediğim bir iki konu daha var.
Bizim Taşkınköy'de kaldırım çalışmaları tamamlandı, yollar asfaltlandı...
Çok da güzel oldu.
Yalnız bizim sokağı unuttu arkadaşlar.
Taşkınköy Sokağı'nı....
Biliyorsunuz en işlek olmasına karşın asfaltı en bozuk olan sokak.
Asfaltlamadılar, delik deşik öylece duruyor.
Anımsadınız sanırım; hani asfaltlanınca, bir iki yerde olsun kasis de yapılarak yolun hız tutkunlarınca yarış pisti olarak kullanılması önlenecekti.
"Yarışçılar"ın, Life Hospital'ın bulunduğu yoldan gelerek bizim sokağa nasıl dönüş yaptıklarını bir görseniz yüreğiniz ağzınıza gelecek.
Öteki konu otoparklarla ilgili.
Geçen cumartesi bir düğün için Girne Dome Hotel'e gittim.
Otomobilimi oralardaki park alanına bıraktım.
İki YTL aldılar, hem de zaman sınırı koymadılar.
Ne güzel!
Helal olsun adamlara...
Ama Lefkoşa'nın surlar içindeki parklarda beş on dakika bile park edecek olsanız dört, hatta yedi YTL talep ediliyormuş.
Adamlarınız çaktırmadan bir baksınlar bakalım doğru mu.
Bizim sokağın asfalt işini de unutmayın lütfen.
Üç aydır bekliyoruz.
Arabalarımızın süspansiyon sistemi dökülüyor!
|