|
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, her ay maaşları ödeyebilmek için mucizeler yarattıklarını, bu ay sonu da yine mucize yaratıp maaşları ödeyeceklerini söyledi.
Bakan Uzun, "1974'ten beri her ay maaşlarda çıkan sorun bir şekilde çözülerek ilerleniyor. Bunun açılımı için üç cilt kitap yazabilirsiniz" diyor.
Bana kalırsa sayın bakan, hiç zaman kaybetmeden, üç cilt olmasa da böyle bir kitap yazmalı..
"Best seller" olur.
Dünyada, çalışanlarının maaşlarını 34 yıldır mucizeler yaratarak ödeyen başka bir devlet yoktur herhalde.
Dünya alem bu mucizelerin nasıl yaratıldığını görsün.
***
Maliye bakanı KIBRIS'a özel demecinde ilginç bir şey daha söyledi.
"Zaten ben hükümet mensubu oldum, ne deyim...Ben kendimi tabiri caizse, tırnak içinde söylüyorum, ortaya düşmüş birisi olarak görüyorum. Yani kötü yola düşmüş birisi olarak görüyorum."
Aynen böyle dedi Ahmet Uzun..
Ve doğrusu bir bakana yakıştıramadım bu sözleri.
Aceleye gelmiş herhalde..
Talihsiz bir açıklama olmuş.
Bakanın,"statükoyu yıkmak için verdikleri mücadeleye karşın,'sanki hükümete vurmak mübahtır' anlayışıyla acımasız eleştirilere hedef olması"ndan duyduğu üzüntüyü anlatmak için böyle bir benzetme yapması
biraz tatsız oldu.
Muhalefete bundan daha iyi bir malzeme verilemezdi.
***
Bir başka talihsiz açıklama dün Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen'den geldi.
Basın toplantısında sormuşlar sayın bakana...
"Beşparmaklar'ın görüntüsünden rahatsız mısınız?" diye...
"Rahatsız olmayan mı var? Ben Beşparmaklar'ı, dişleri tek tük çıkmış çok güzel bir bayana benzetirim" demiş.
Aman sayın bakanım, yapmayın Tanrı aşkına...
Söylemeyin böyle bir şey..
Keşke dediğiniz gibi olsa...
Birkaç dişi eksik olsa...
Bir dişçiye gider, diş plantasyonu yaptırır, olur biterdi!
Güzel bayanın güzelliği bozulmazdı.
Ama tam on sekiz hançer sokmuşlar Beşparmaklar'a....
Canına okumuşlar...
Yaraları sarılamaz artık "güzel bayan"ımızın...
***
Geçenlerde BRT'deki bir TV programında Başbakan Ferdi Sabit Soyer de bir şeyler söylemişti Beşparmaklar için.
Gazetede haberler üzerinde çalışırken kulak misafiri oldum.
Sayın başbakan, yanılmıyorsam, Beşparmaklar için alınabilecek önlemlerden biri olarak, oradaki oyukların çöplerle doldurulabileceğinden ve üzerinin ağaçlandırılabileceğinden söz etti.
Bazı ülkelerde böyle yapılıyormuş.
Bilemiyorum ama biraz garibime gitti bu "tedavi metodu".
Olabilir mi böyle bir şey?
Keşke dağlarımızdaki sorun ağaçlandırma olsa.
Ne kapatabilir ki artık o oyukları.
Makyajlarla gizleyebilir miyiz orada yarattığımız çirkinlikleri?
***
Çok yazıldı, çok çizildi Beşparmaklar için...
Bu noktadan sonra yapabileceğimiz tek şey var...
Zararın neresinden dönülse kârdır düşüncesiyle, yabancı uzmanlar çağırıp (Tabii eğer paramız varsa) dağların geri kalanını nasıl kurtarabileceğimiz konusunda bilgi almak ve derhal işe koyulmaktır.
Tabii ki oradaki işletmecileri mağdur etmeden.
Çünkü insanlar keyfine hareket etmiyorlar.
Devletin izni var ellerinde.
Ortaya çıkabilecek sorunlar akıl ve mantık yoluyla bir şekilde çözümlenmeli.
Yoksa, başımıza daha büyük işler açmış olacağız.
***
Gidişat kötü, çok kötü... ***
Siyasi, ekonomik ve sosyal sorunların her geçen gün biraz daha büyüdüğü çok zor bir dönemden geçiyoruz.
Ekonomik kriz adeta kıskacına aldı bizi... Devlet hazinesi tamtakır, hükümet hiç olmadığı kadar darda... Çek yasaklarındaki artış korkunç boyutlara ulaşırken, toplu iflaslardan söz ediliyor. Piyasa durgun, enflasyon artışta.
Kuraklık, susuzluk, çevre ve doğa değerlerimizin kıyımı, trafik kazaları ayrı bir dert...
Halk, hiç olmadığı kadar huzursuz ve mutsuz...
Dileyelim ki, önümüzdeki aylarda bu tablo daha da kararmaz.
|