|
Ne yazık ki, 'modern' zamanlarda yaşamamıza rağmen, günümüzde hala daha dine, dile, ırka, cinsiyete ve hatta sağlığa dayalı olarak ayrımcılık sürmektedir. Eşit hakların, hemen hemen her ülkede kağıt üzerinde altın harflerle (!) yasalara işlenmiş olmasına rağmen, gelin görün ki ayrımcılık hala daha var olmaktadır. Din farkları, politik görüşteki farklılıklar hala savaşlara neden olurken, insan hakları da hala daha bazı ülkelerde hiçe sayılmaktadır. İnsanoğlu her alanda pek çok yol kat etmiş olsa da, konu ayrımcılık olunca, bazen öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki sanki de bir adım bile ileriye gitmemişiz gibi görünüyor. Geçmişten beri var olan ayrımcılıklara karşı, şüphesiz ki, sürekli hazırlıklı olmalıyız ancak çağın doğurduğu yeni ayrımcılıkları da erkenden teşhis edebilmeli ve onlara karşı gerekli önlemleri de alabilmeliyiz.
Yeni nesil 'ayrımcılığa' bir örnek genetik dünyasından gelmiştir. Genetik bilimindeki gelişmeler, 21'ci yüzyıla yeni bir ayrımcılık kavramını doğurmuş ve çoğu ülkelerde tartışmalara ve bu tartışmalar neticesinde yeni yasaların oluşturulmasına neden olmuştur. 'Genetik ayrımcılık' her ülkede gözden geçirilmesi ve acilen önlem alınması gereken önemli bir konudur.
Peki 'genetik ayrımcılık' derken
tam olarak neyi kastediyoruz?
'Genetik ayrımcılık' kulağa, sanki de bir bilim kurgu filminden çıkmış bir deyim gibi geliyor. Bugün, genlerin bizi programladığını biliyoruz. Bazen genlerde meydana gelen hatalar genetik hastalıkların/durumların ortaya çıkmasına neden olabiliyor; bazense bazı hatalar bizi genetik hastalıklara yatkın kılıyor. Biliyoruz ki bugün genetik gelişmeler sayesinde genetik durumumuzla ilgili bilgi almak oldukça kolaylaşmıştır.
Günümüzde kalıtsal çoğu hastalık için genetik testler geliştirilmiştir. Bazı genetik testler bir hastanın klinik teşhisini doğrularken, bazı genetik testler de hasta olmayan ancak ailevi hikayesinden dolayı genetik hastalık riski olan bir aile bireyinin genetik yatkınlığını belirleyebiliyor.
Bir genetik testini yaptırma kararı çok özel ve kişisel bir karardır. Tamamıyla hastanın (ve de ailesinin) artıları ve eksileri tartması sonucunda varacağı bir karardır. Dolayısıyla bu testin sonucu da (negatif veya pozitif) özel bir bilgidir.
Örneğin; genetik testi yaptırarak, önceden bir genetik hastalığa yatkınlığı olup olmadığını öğrenmek, bir kişi için avantajlar veya seçenekler doğurmalıdır. Yani, belki sizi riske sokan çevresel faktörleri kontrol altına alacaksınız, ya da erken teşhis için sağlık kontrollerinizi artıracaksınız, belki ailevi planlarınızı değişeceksiniz yada finansal açıdan geleceğinizi garantiye almak için kararlar vereceksiniz...
Genetik testi yaptıran veya yaptırmayı düşünen çoğu insan, bilgili biri tarafından uyarılmadığı sürece, ilerde 'genetik ayrımcılığa' maruz kalabileceğini asla hayal edemez. Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde 'genetik ayrımcılık' yaşanan bazı hukuki davalardan dolayı büyük yankılar yaratmıştır. Amerika'da bazı eyaletlerde Sigorta firmaları, müşterilerinin genetik ve ailevi bilgilerine dayalı olarak ödeyecekleri primleri belirleme hakkına sahip olmaktadır. Yani, sağlıklı olan ama genetik bir hastalığa genetik yatkınlığı olduğu bilinen bir kişi, ya da ailesinde genetik hastalıktan etkilenen bir akrabası olan bir kişi daha yüksek miktarda bir prim ödemek zorunda olabiliyor. İşte 'genetik ayrımcılık' dediğimiz bu! 'Fırsatlar ülkesi' Amerika'da bazı eyaletler bir şekilde konu sağlık sigortasına gelince 'kişileri koruma yasaları' oluşturmaya başlamışsa da henüz problem kökten çözülmemiştir.
'Genetik ayrımcılık' sadece sigorta firmalarıyla alakalı değil. Örneğin iş yerinizde bile genetik yapınızdan dolayı ayrımcılığa maruz kalabiliyorsunuz. Eğer işvereninizin tıbbi ve genetik bilgilerinizi elde edebilme hakkı var ise, 'riskli' işçi sayılabilir ve bazı haklarınızı kaybedebilirsiniz.
'Genetik ayrımcılık' ülkemizde de araştırılması ya da gündeme getirilmesi önemli olan bir konudur. Akdenizliler olarak Talesemi gibi bir kalıtsal hastalığa taşıyıcı olma riskimiz var! Şu anda ya da ileride toplum olarak ya da bireysel olarak ne çeşit genetik ayrımcılıklara karşı riskteyiz?
Sevgili okurlar bir sonraki köşemizde buluşmak üzere, sevgi dolu günler sizlerin olsun.
|