Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Risk ne demektir?

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Temmuz 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Risk nedir?" ya da "Risk almak nedir?" diye düşündüğünüz hiç oldu mu?

Kimisi için hayatın kendisi başlı başına bir risktir! Kimisi için yaşam içinde verdiği kararlar ve seçtiği seçenekler 'risk' almaktır. Kimisi için risk, bir yüzdeliktir!

Bazıları için ise 'risk' kelimesi 'bir olumsuzluğun gerçek olması ihtimalidir'.

Genellikle insanlarda negatif bir şeyleri çağrıştıran bu kelimeyi, istedikten sonra, hayatımızın her saniyesini ve tüm yaşadıklarımızı tarif etmek için kullanabiliriz.

Ancak bu hayata biraz fazla dramatik bir yaklaşım olur.

Aslında risk ve risk almak iki farklı şey! 'Risk almak', hayatınızda karşı karşıya kaldığınız 'risk'leri bilinçli ya da belki de çaresiz kalarak göze alıp onların üstüne gitmektir.

Hayatımızın her aşamasında farklı farklı risklerle karşılaşıyoruz. Bu 'risk'lerin veya 'ihtimallerin' bazılarını kolayca çözüp ekarte edilebilirken bazılarını ise hem anlamakta hem de onların doğrultusunda kararlar vermekte zorlanıyoruz.

Yerine ve yaşadıklarımıza göre riskin anlamı ve tarif edildiği şekil değişiyor.

Örneğin, 'Genetik Risk'. Genetik açıdan riskte olmak ne demektir?

'Risk' kelimesi zaten biraz ürkütücü bir kelime, öyle değil mi? Başına birde 'Genetik' kelimesini getirince daha da ürkütücü oluyor... Aslında 'risk' kelimesi burada bir 'ihtimal' veya 'olasılık' anlamındadır. Şahsen 'risk' kelimesi yerine bu iki kelimenin kullanılmasını tercih ederim. Çünkü bu kelimeler illaki de negatif sonuçların ortaya çıkacağı imajını vermiyor.

Peki, genetik risk ya da ihtimal dediğimizde tam olarak ne demek istiyoruz?

Burada kastettiğimiz ihtimaller genetik yapımızla, aile hikâyemizle ve çevresel faktörlerle alakalı. Örneğin, farz ediniz ki ailenizde birden fazla kişi meme kanserinden etkilenmiştir.

- Aile hikâyenizde ki bu olayın nesilden nesile geçen ve meme kanseri riskini (çevresel faktörlerin de etkisiyle) arttıran bir hatalı gene bağlı olma ihtimali nedir?

- Ailenizde eğer meme kanseri riskini arttıran bir gen hatası bulunmuş ise, bu hatalı genin size geçmiş olma ihtimali nedir?

- Bu hatalı gen eğer size geçmiş ise, meme kanserinden etkilenme riskiniz/ihtimaliniz ne kadar artmıştır?

'Risk'ler(ihtimaller) genellikle sayısal şekilde tarif edilirler. Mesela, ailevi meme kanseri vakaları (ailede nesilden nesile geçen bir hatalı gene bağlı olan meme kanserleri) tüm meme kanseri vakalarının sadece %5-%10 nu oluşturur. Ya da bir başka örnek, siz ve eşiniz sağlıklısınız ve kalıtsal bir hastalığa neden olan bir gen hatasına taşıyıcısınız. Eşinizin ve sizin bu kalıtsal hastalıktan etkilenen bir çocuk doğurma ihtimali %25 dir.

Konu yüzdeliklere ve sayılara gelince, genetik hastalıktan etkilenen veya riskte olan kişilerin çoğu zaman dile getirdikleri bir nokta vardır. Onlara göre aslında her şey %50'dir. Yani genellikle içinde bulundukları 'genetik risk'in doğuracağı iki ihtimal vardır.

'Ya öyledir, ya böyle!'

Mesela, ailevi meme kanserleri tüm vakaların sadece %5-%10 unu oluşturabilir. Ama kendi aile hikâyesinde meme kanseri olan bir kişinin algıladığı ihtimal:

"Bu kanserler ya kalıtsaldır ya da değildir."

Genetik riskler aile hikâyesi, tıbbi hikâye ve çevresel faktörleri ele alan detaylı araştırmalar sonucunda ortaya çıkar. Her kişi ve aile için oluşan riskler farklıdır.

Bireyler ve aileler, kendilerine sunulan bu genetik riskleri (ihtimalleri) göz önüne alarak hayati kararlar vermek zorunda olabilirler. Dolayısıyla ailelerin doğru bilgilendirilmesi, ihtiyaçları olan psikososyal desteğin sunulması, kendileri için en doğru kararları vermelerine yardımcı olacaktır.

Sevgili okurlar, bir sonraki köşemizde buluşmak üzere sevgi ve huzur dolu günler sizlerin olsun.

   1718 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve yeni yeni sorulan sorular!
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Doğa'nın gizemi...
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?


Yorum Sayısı:   1
  Seder         - Lefkoşa 30 Temmuz 2007, Pazartesi 20:57 
Sevgili Türem yazıların insanlara gerçekten ışık tutuyor, çok bilinçsiz bireyler ve aileler var sen bence artık bu bilinçsiz yaklaşımları kıracaksın..Çok değerli bir meslektesin başarılısın!Tebrik ederim..İyiki varsın.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital