|
Hepimiz, kendimizin ve tabi ki ailemizin geleceğini bir şekilde güvenceye almak isteriz. Bunun doğrultusunda çoğu zaman kararlarımızı, geleceğimizi gerek finansal açıdan gerekse sağlığımız açısından garantiye almak için veririz. Bugün özellikle bebek bekleyen bir çift için, ülkemiz de dâhil olmak üzere dünyanın birçok yerinde kurulmuş 'kordon kanı bankaları' artık gelecek için verecekleri önemli kararlar arasına girmiş durumdadır.
Şüphesiz ki bu gelecek için ümit verici ancak uzmanlar, çiftlerin kordon kanı ve kordon kanı bankacılığıyla ilgili olarak en doğru şekilde bilgilendirmeleri gerektiğinin altını önemle çizmektedirler.
Bugün bu alandaki en büyük tartışmalardan birisi, 'özel-kordon kanı bankacılığı'nın' özellikle kamu tarafından desteklenen halka açık kordon kanı bankacılığıyla kıyaslandığı zaman ortaya çıkıyor. Uzmanlar, özel sektörde, ailelerin ne kadar doğru bilgilendirildiğini ve para karşılığı gelecek için 'biyolojik bir sigorta' olarak tanıtılan bu servisin sunulma şeklinin ne kadar etik ve ne kadar doğru olduğunu sorguluyorlar.
Bu konu üzerine yoğunlaşmadan önce, dilerseniz, öncelikle kordon kanının neden bu kadar önemli olduğundan bahsedelim.
Göbek kordonu kanını önemli kılan, içinde mevcut bulunan 'hematopoietik' kök hücrelerdir. 'Hematopoietik' hücrelerinin özelliği, kanda bulunan farklı kan-hücre türlerine dönüşebilme/farklılaşabilme yeteneklerinin olmasıdır. Hamileliğin son haftalarında, anne karnındaki bebeğin, doğumla gelecek olan fizyolojik değişime hazırlanması için, vücudundaki kan hücresi-yapımı (haematopoiesis) artar. Bunun sonucunda yeni doğan bir bebeğin kan dolaşımında, plasentada (bebeğin-eşi) ve göbek kordonunda 'hematopoietik' kök hücresi bulunur.
Hematopoietik kök hücreleri, kordon kanının yanı sıra kemik iliğinde ve (erişkin periferik) kanda da bulunur. Tıpta yıllardır, halk arasında 'ilik nakli' olarak bilinen tedavi, kemik iliğinde ve periferik kanında bulunan hematopoietik kök hücrelerini, kan kanseri ve Akdeniz anemisi gibi kan hastalıklarından, bağışıklık sistemi hastalıklarından, ilik hastalıklarından ve bazı genetik metabolik hastalıklardan etkilenen kişilere nakletmeyi içerir (yani kök hücre nakli). Hematopoietik kök hücre naklinin amacı, vücuttaki kan ve bağışıklık sistemini tekrar oluşturmaktır.
Özel Kordon Kanı bankacılığı ve Kamu Destekli Halka Açık Kordon Kanı Bankacılığı: Aradaki fark nedir?
Bebeklerinin göbek kordonunu saklamayı düşünen bir çiftin, kararlarını vermeden önce özel ve halka açık kordon kanı bankacılığı arasındaki farkı anlaması özellikle çok önemlidir.
Kamu destekli kordon kanı bankaları aslında temel olarak tıpkı standart kan bankaları gibidir. Şöyleki, bu bankalara bağış yapmak ücretsizdir ama bağış yaptığınız zaman kordon kanının yasal olarak sahipliliğini(mülkiyetini) bankaya devretmiş olursunuz. Ancak, bu kordon kanını 'yitirdiniz' ya da kaybettiniz anlamına gelmiyor. Genellikle, bankaya bağış yapan kişiler bir kayıt listesine eklenir ve ihtiyaçları olduğu zaman bankadan yararlanabilirler. Bu tür kordon kanı bankalarının amacı para kazanmak ya da kâr yapmak değildir.
Özel kordon kanı bankalarında ise, kordon kanının saklanması için belli bir ücret ödenir ve bu tür bankalar bu ücretten kâr yapar. Bu ücretle birlikte kordon kanının sahipliliği size ait kalır ve dilediğiniz anda bebeğinize ait olan kordon kanı bebeğin kendisi için veya başka bir aile bireyi için kullanılabilir (gerçi bu ülkeden ülkeye değişebilen bir noktadır).
Kamu destekli bir kordon kanı bankası, bebeğinize doku tipiyle tamamıyla uyuşan kordon kanını garanti edemez. (Vücudun nakli kabul etmesi için örneğin ilik naklinde donör ve hastanın doku tipi tamamıyla uyuşması gerekir) Ancak gelin görün ki bu alandaki çoğu araştırma, yabancı bir donörden elde edilen (kordon kanındaki) hematopoietik kök hücrenin başarılı bir şekilde nakledilebildiğini ve tedaviyi iyi yönlendirdiğini göstermektedir. Yani kordon kanı kullanıldığında, ilik naklinde olduğu gibi bir donörden gelecek olan kordon kanı kök hücrenin, hastanın doku tipiyle tamamıyla uyuşması gerekmiyor.
Bu da bizi uzmanların vurgulamak istediği bir diğer önemli noktaya getiriyor. Kordon kanı bankacılığını göz önünde tutan bir çiftin kök hücre nakli söz konusu olduğunda, özellikle içerdiği tekniğin, kullanılan kök hücrenin kimden geldiğine dayalı olarak değişebileceğini ve iddia edilenin aksine, her hastalıkta kullanılamadıklarını bilmeleri de gerekir. Bahsettiğimiz otologus kök hücre ve allojenik kök hücre naklidir.
Otologus kök hücre nakli, kişiye kendine ait olan kök hücrelerinin nakledilmesini içerir. Özel kordon kanı bankalarının da sunduğu 'biyolojik sigorta' iste bu yöntemden doğmaktadır. Yani ihtiyacınız olduğu anda size ait kök hücreleriyle tedavi olabilme olasılığınız olacaktır.
Allojenik kök hücre nakli ise, bir donöre (vericiye) ait kök hücrelerinin hastaya nakledilmesinden bahsetmektedir. Bu donör, hasta kişinin akrabası ya da kan bağı olmayan yabancı birisi de olabilir.
Peki, uzmanları endişelendiren nedir?
Uzmanlara göre kamu destekli halka açık kordon kanı bankalarının son yıllarda gösterdiği başarı, özel sektörde bu başarının ticari kazanç için manipüle edilmesine neden oldu. Bugün ülkemiz de dâhil olmak üzere birçok ülkede artık özel kordon kanı bankacılığı yaygınlaşmaktadır. Bu bankaların amacı her ne kadar da geleceği garantiye almak doğrultusunda olsa da, kordon kanı saklamayı düşünen bir ailenin öncelikle bazı konularda bilinçli olması ve bu doğrultuda karar vermesi gerekmektedir. Uzmanların altını önemle çizdiği konular şunlardır:
- Özel sektörde, otologus (kişiye ait) kordon kanı naklinin ve aile için kordon kanı saklamanın avantajı olarak verilen bilgiler, ailelerin yanlış yönlendirilmesine neden olabilir. Örneğin otologus kök hücre naklinin 'tedavi' edebileceği denilen hastalıkların çoğu bugün zaten allojenik kordon kanı nakli ile tedavi edilebilmektedir (tabii yeterli miktarda ve kaliteli kordon kanı mevcut ise) Otologus kök hücre nakli ile ilgili araştırma ve sonuç, tıp literatüründe henüz yeterince bulunmamaktadır. Kordon kanının, otolog nakil için saklanması hakkındaki bilimsel gerçeklerin neden özel kordon kanı bankalarının tanıtımlarında yer almadığı uzmanlar tarafından da sorgulanmaktadır.
- İstatistiklere göre ilik nakline ihtiyaç duyan bir hastanın, kendi ailesinde, onunla doku tipi tamamıyla uyuşan bir donörü bulma ihtimali çok yüksek değildir. Dolayısıyla, çoğu hastanın ümidi dünya çapındaki doku bankalarından çıkacak olan uygun bir donörün bulunmasını beklemeye dayanır. Bu çok da kolay değildir. Kordon kanının daha önce bahsettiğimiz ve araştırmalarda ortaya çıkan avantajı, bir hasta ile donör arasında tamamıyla doku uyuşmasının gerekmeyebilmesidir. Ellerindeki kanıtlara bakarak, uzmanlar ailelerin kordon kanını özel bankalarda saklamak yerine, farklı ülkelerde kurulmuş ya da kurulacak olan kamu destekli halka açık bankalara bağışlamasının, hasta olan birçok insanın allojenik kök hücre naklinden yararlanması açısından çok daha doğru olacağını iddia etmektedir.
- Bilimsel araştırmalar, kordon kanının en fazla on beş yıl saklanabileceğini ve daha uzun süre açısından yeterli bilimsel kanıt olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, saklama süresi aslında iddia edildiği kadar da uzun ve hayat boyu değildir. Saklanılan kordon kanı ilk on-on beş sene için kullanılabilir görülmektedir.
- Çoğu özel kordon bankasına, kordon kanının saklanmasının bir diğer avantajı da ileride bazı önemli hastalıkların (henüz daha geliştirilmemiş olan) 'kök hücre tedavisi' ile tedavi edilebileceğidir. Uzmanlar, henüz daha yeterince kanıt olmadan bunun ailelere söylenmesinin ve onlardan para alınmasını doğru olmadığını söylüyor.
- Uzmanlar, otolog kordon kanının özel sektörde saklanmasının halen daha etik ve tıbbı yönden tartışıldığı için, bu alanda yapılacak yasal düzenlemelerle sıkı denetim altına alınmasının gerekli olduğunu da belirtiyorlar.
Sevgili okurlar kordon kanının taşıdığı avantajlar onu gelecek için gerçekten çok değerli kılıyor, ancak geleceği korumak da yine bizim elimizdedir. Eğer bugün, özel kordon kanı bankacılığı bir 'ticaret' haline gelmiş ise, siz de bir tüketici olarak öncelikle en doğru şekilde bilgi aldığınızı garantiledikten sonra karar verin. Soru sormaktan ve kanıt istemekten çekinmeyin! Örneğin göz önünde bulundurduğunuz kordon kanı bankasından şimdiye kadar ne kadar kordon kanı sakladığını ve bu saklanan miktarın kaçta kaçının başarılı olarak otolog kök hücre nakillerinde kullanıldığını sorabilirsiniz. Size sunulan kanıt ve verilerin, tıbbı literatürde başka uzmanlar tarafından da onaylanması açısından uluslar arası alanda sunulup sunulmadığını da mutlaka sorunuz. Unutmayınız bu ne de olsa sizin ve ailenizin geleceğidir ve karar tabi ki sizindir.
Bir sonraki köşemizde buluşmak üzere, sevgi, sağlık ve huzur dolu günler sizlerin olsun
|