|
Bugün Kosova bağımsızlığını ilan ediyor. Böylece devletler ailesine yeni bir üye katılıyor. Aynı zamanda, Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile çökmeye başlayan eski Yugoslavya'nın parçalanması süreci tamamlanmış oluyor. Bilindiği gibi Yugoslavya'nın çökmesi (Sovyetler Birliği'nin çökmesinden farklı olarak) çok kanlı oldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da en ciddi savaş suçları bu süreçte işlendi. Bosna-Hersek'te, Kosova'da, insanlık trajedileri yaşandı. Üstelik, Avrupa Birliği bu trajediler karşısında bir şey yapamadı. Kosova'da Miloseviç ordularının yaptıkları hala gözlerimizin önünde. Bosnalılar gibi, Kosovalı Arnavutlar da Miloseviç'in elinden çok çekti. Şimdi, bu mücadelenin meyvesini bağımsızlık olarak alıyorlar.
Kosova'da bağımsızlık mücadelesinin ateşini rahmetli İbrahim Rugova yakmıştı. Rugova, barışçı yöntemlerle mücadele örgütleyerek uluslararası arenada saygınlık kazanmıştı. Eminim ki, bağımsızlık törenleri sırasında İbrahim Rugova unutulmayacak. Kosovalılar bağımsızlık mücadelesinde büyük kararlılık gösterdi. Sonuçta amaçlarına ulaştılar.
Kurulacak Kosova devletinin tanınma sorunu olmayacak. Kısa sürede çok sayıda devlet tarafından tanınması bekleniyor. Bu konuda en büyük direniş Sırbistan ve Rusya'dan geliyor ve gelecek. Bu çok doğal. Sırbistan, Kosova bölgesini kaybetmek istemiyor. Rusya ise, hem Sırbistan'la dayanışma, hem de Batı'nın Balkanlar'da artan etkisine duyduğu tepkiyi ortaya koyuyor. Uluslararası diplomaside bunlar doğal. Ortada bir gerçek var. ABD ve AB, Kosova'nın bağımsızlığını destekliyor. Bölgede istikrar için bunun gerekli olduğuna inanıyorlar. Rusya ve Sırbistan, ABD ve AB'nin birleşik gücü karşısında başarılı olamaz.
Kosova için bu tarihi günde, önemli bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Yugoslavya'nın çökmeye başlaması ile yaşanan süreçte ABD, Miloseviç'in katliamlarını durdurmada kilit rol oynadı. Gerek Bosnalı Müslümanların, gerekse Kosova'da Arnavutların kurtarılmasında en büyük pay ABD'nindir. ABD'nin kararlılığı ve liderliği olmasa, bugün Balkanlardaki tablo farklı olurdu. Kosova, etnik olarak temizlenmiş olurdu. Kosovalılar bağımsızlıklarını büyük oranda ABD'ye borçludurlar. Sonuçta, ABD'nin desteği ile, nüfusunun yüzde doksan beşi Müslüman bir devlet kuruluyor. ABD'nin Müslümanlara karşı savaş içinde olduğunu savunanların bunu unutmaması gerekir. ABD dış politikasını din değil, çıkarlar belirler. Başkan Bush döneminde Evanjelistlerin de etkisi ile din faktörünün rolü artmış olsa da, ABD dış politikasının esas pusulası kendi çıkarlarıdır. Bunu unutmamak gerek.
Sırbistan isterse Kosova'da sorun yaratamaz mı? Yaratabilir. 120 bin Kosovalı Sırpı bu amaçla kullanabilir. Ancak, bunu AB ve ABD ile ilişkilerini bozma pahasına yapabilir. Sırbistan, Kosova'nın bağımsızlık ilanı karşısında elbette sessiz kalmayacak. Tepkisini dile getirecek. Ancak, işi tehlikeli bir mecraya sürüklemesi zayıf bir olasılık. Rusya da sesini yükseltecek. Peki ama sonuçta Sırbistan hangi yönde ilerleyecek? Rusya yönünde mi? Hayır. AB yönünde ilerleyecek.
Kosova'nın bağımsızlığı konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamaları Kıbrıs'ta geniş yankı uyandırdı. Bu konuda birkaç noktaya açıklık getirmek gerek. Putin, Kosova'nın bağımsızlığına karşıdır. Batılıları çifte standart uygulamakla suçlamasının esas nedeni budur. Yoksa, Kıbrıs sorunu ile ilgili politikasında değişiklik yoktur. Bu politikada değişiklik olması beklenmiyor. Putin'in bu açıklaması, ABD ve AB'yi etkiledi mi? Hayır. ABD ve AB Kıbrıs'ta ne istediklerini iyi biliyorlar. Bu konuda Putin'in kendilerine akıl vermesini beklemiyorlar. Çifte standart konusuna gelince... Rusya çifte standart uygulamıyor mu? Uluslararası ilişkilerde herkes çifte standart uyguluyor.
Kosova'nın bağımsızlığı başka bölgeler için örnek oluşturur mu? Bu kolay değil. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana bir devletten kopup tanınan sadece Bangladeş ve Eritre var. Kosova ile bu üç oluyor. Yani 63 yılda üç örnek. Kosova, yeni bir dönemin habercisi mi? Sanmıyorum. Sadece belirli koşullarda, Batı'nın onayı ile böyle bir şey mümkün olabilir. Bu konuda akla Kıbrıs değil, Irak gelmeli. Irak bölünürse, üç yeni devletin oluşması senaryoları iyi biliniyor. ABD resmi olarak Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olmaya devam ediyor. Irak'taki görece istikrar birlik perspektifini güçlendiriyor. Bunun dışında Kafkaslar'daki "donmuş anlaşmazlıklar" var. Rusya'nın koruması altındaki de facto devletlerin durumu ne olacak? Aslında, Rusya'nın Kosova bağlamında esas ilgilendiği konu da bu. Rusya, bu bölgelerin bağımsızlığını teşvik eder mi? Bu da sanıldığı kadar kolay değil. Kosova'nın bağımsızlığının uluslararası etkilerini yaşayıp göreceğiz.
|