|
Naci Talat Vakfı Pazartesi akşamı AKM'de güzel bir etkinlik gerçekleştirdi. Naci Talat'ın kişiliğinde Kıbrıs Türk solunun tarihi irdelendi. Vakfın yeniden aktif hale gelmesi ve böylesi etkinlikler düzenlemesi çok olumlu. Naci Talat ve diğer siyasi şahsiyetleri anmada bu tür konferansların gerekliliğini yazılarımda hep vurgulamıştım. Naci Talat'ı anmanın sadece ölüm yıldönümünde mezarı başında tören yapmak, parti kurultaylarında, seçim kampanyalarında resimlerini, filmlerini kullanmakla sınırlı olmaması gerekir. Geçen Pazartesi akşamı düzenlenen etkinliğin arkasının geleceğine inanıyorum. Vakıf yöneticilerinde bu kararlılığı gördüm.
Böylesi etkinliklerin amacı elbette kişiyi yüceltme, putlaştırma olamaz, olmamalı. Amaç, onları toplumsal ve siyasal olayların bütünlüğü, yaşadıkları dönemin koşulları içinde ele almak, katkılarını, eksikliklerini bulmaya çalışmak ve tarihsel olaylar hakkında daha bütünsel, gerçekçi değerlendirmelere ulaşmak, en azından bu yönde çaba harcamaktır. Naci Talat Vakfı ve benzeri örgütler, bu alanda önemli katkıda bulunabilirler. Tartışmaları "siyasal olarak doğru" şeyleri söylemenin ötesine taşıyabilirler.
Kıbrıs Türk solunun tarihi Kıbrıslı Türklerin tarihinin bir parçasıdır. Bu konularda farklı görüş ve yaklaşımlar olması doğaldır. Bunlar her zaman olacaktır. Önemli olan yapıcı bir tartışma çerçevesinde görüşleri ortaya koymak, bilgi birikimini artırmaya çalışmaktır.
Naci Talat, Kıbrıs Türk soluna damgasını vurmuş kişilerden biridir. Zor dönemlerde, önemli roller üstlendi. O dönemin değerlendirilmesi, kapsamlı çalışmaları gerektirir. Bu kolay bir iş değil. Genelde tarihi değerlendirmek kolay değil. Çok titiz ve mümkün olduğunca objektif çalışma ve yaklaşım ister.
Tarihi tartışıp değerlendirirken, geleceği de düşünmek, bu konuda hazırlıklar yapmak son derece önemli. Zaten tarihi değerlendirmemizin, tartışmamızın bir nedeni de geleceğe yönelik çalışmalarımızda bize ışık tutması değil mi? Hızla değişmekte olan, küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz. Toplum, ekonomi, siyaset, uluslararası durum yenilikler sergiliyor. Bu koşullarda her görüş akımı gibi solun da bu değişimler üzerinde kafa yorması, kendini yeniden değerlendirmesi, yeni açılımlar getirmesi zorunludur. "Nasıl bir sol?" sorusuna cevap aramalıyız. Eski kalıplarla, eski yaklaşımlar yeni sorunlara, yeni olgulara cevap verilemez.
Bu çerçevede, solun geçmişine yönelik çalışmalarla birlikte geleceğe yönelik düşünce üretme çalışmaları yapılmalıdır. Aramızda olsa, Naci Talat herhalde böylesi çalışmalara büyük destek verirdi.
Sol hareketin kökünde dünyayı ve toplumları anlamaya çalışma, analiz etme, okuma, yazma vardır. Zengin bir entellektüel birikim vardır. Karl Marx, hayatının büyük bölümünü British Museum'da okuyarak, araştırarak geçirmişti. Döneminin tüm bilgilerine vakıftı. O dönemin Avrupa'sına baktığımızda çok zengin bir düşünsel ortam, parlak isimler görürüz. Bilindiği gibi Sovyetler Birliği'nde Stalin ve sonrasında teori dondu, doğruluğu tartışılmayan resmi ideoloji haline geldi. Sol düşüncenin yaratıcı bir şekilde gelişmesi Avrupa'da devam etti ve ediyor.
Kıbrıs'taki solun ve Kıbrıs Türk solunun en büyük talihsizliklerinden biri fikirsel olarak Avrupa'daki yaratıcı çabalardan değil, Sovyetler'deki yaklaşımlardan beslenmesi oldu. Bunlar şimdi geride kaldı. Ancak bunun yerini teorisizlik, düşünceye önem vermeme almamalı. Özellikle yeni kuşakların yetişmesi konusu çok önemli. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok sorgulayan, dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen, açık görüşlü genç kuşaklara ihtiyaç var. Bu sadece sol için değil, tüm toplum ve siyasi akımlar için gerekli.
Naci Talat kuşağını 68 kuşağı, bizim kuşağı 74 kuşağı diye isimlendiriyoruz. Bizden sonraki kuşakların bizden daha bilgili, daha iyi yetişmiş olması gerekir. Sadece siyasal konularda değil, sanat, edebiyat, bilim, her alanda. Zaten sol düşünce sadece siyasetle sınırlı olamaz.
Günümüzde düşünce üretimi kişisel temelde yapılmıyor. Kurumsal düzeyde, düşünce üretme merkezlerinde, üniversitelerde yapılıyor. Düşünce üretme merkezleri konusunda Avrupa'da önemli deneyim birikimi oluştu. Avrupa solunun bu konudaki deneyimlerinden, yaptıkları çalışmalardan, elde ettiği sonuçlardan yararlanmak gerek. Bu alanlarda yapılabilecek çok iş var.
|