Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]



Komünistler ve iftira

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Ekim 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Merkez İlçe 3. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, komünistler ve komünizm konusuna da değindi. Soğuk Savaş döneminden kalan bazı düşünceleri tekrarladı. Deniz Feneri gibi yolsuzluk olayları ile partisi arasında bağ kurulmasına çok kızan Başbakan, "Efendim işte bu iktidarda yolsuzluk var. Ne olmuş, yolsuzluk nerede var, göster bakayım dediğin zaman ne yapıyorlar iftira at, tutmazsa iz bırakır. Teknikleri bu. Bu zihniyet kimlere ait biliyor musunuz? Bu komünistlere ait, geçmişte komünistler öyle yapardı. Ve komünizmin en önemli dayanaklarından bir tanesi buydu. İftira at, tutmazsa iz bırakır" demiş.

   Bektaşi'ye bir hikaye anlatmışlar. "A oğlum" demiş, "Ben bu hikayenin neresini düzelteyim? Söylediğin Peygamber Hazret-i Süleyman değil, Hazret-i İbrahim olacak. Kurban etmeye kızını değil, oğlunu adamış. Oğlunun adı İsrafil değil, İsmail. İsmail'in canını kurtarmak için gelen meleğin adı Azrail değil Cebrail. Gökten inen kurban keçi değil, koyun." 

   "İftira at, tutmazsa iz bırakır" taktiği, faşist Almanya'da Hitler'in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels tarafından kullanılan bir taktikti. Buna "Goebbels taktiği" denir. Bu taktiğin ilk hedefi Alman komünistleri olmuştu. Alman parlamento binası Reichstag, Nazi'ler tarafından kundaklanmış ve komünistlerin bunu yaptığı iftirası atılmıştı. Hitler'in faşist diktatörlük kurmasında bu provokasyon ve iftira önemli rol oynamıştı.

   Goebbels bu işin en büyük ustası olmuştu ama iftira atıp iz bırakma çabası insanlık kadar eskidir. Siyasetin var olduğu her yerde iftira da vardır. Hiç bir siyasi hareket "bizde iftira yoktur" diyemez.

   Komünistler arasında iftira atanlar yok muydu? Elbette vardı. Onlar da siyasetle uğraştıklarına göre, bundan arınmış olmaları mümkün değil. Ancak, komünistlerin büyük bölümü, emekçilerin özgürlüğü için çalışma yaptığına içtenlikle inanan insanlar. Hayatlarını iftira atmakla geçirmiyorlar. Ölçme, tartma imkanı olsa, komünist hareketlerde iftiraların büyük bölümünün kendi yoldaşlarına yönelik olduğunu görürüz. Stalin, Komünist Parti'nin en üst düzey yöneticilerinden en alt kademelerine kadar kaç kişiyi iftira ile idam ettirdi, Sibirya'ya sürdü? Genelde parti çizgisini eleştirme cesareti gösterenler, "çizgi dışına çıkanlar" hep iftiralara maruz kalmıştır. İyi de, tüm siyasi hareketlerde durum böyle değil mi? İftiraların en büyüğü, kendi hareketinden "sapanlara" yapılmaz mı? İsterseniz Hz. Muhammed'in ölümünden sonra İslam alemindeki iç kavgalarda karşılıklı olarak söylenenlere bir göz atın.

   Başbakan Erdoğan, komünistleri iftiracı olmakla suçlarken, Türkiye'de komünistlerin ne kadar iftiraya uğradığını hesapladı mı? Daha düne kadar legal çalışma olanağından mahrum olan komünistler, en büyük iftiralara maruz kaldı. Ahlaksız oldukları, eşlerini kendi aralarında değiştirdikleri gibi iftiraları bir kenara bırakıyorum. Başbakan Erdoğan'ın örnek aldığı Demokrat Parti iktidarı döneminde yaşanan 6/7 Eylül olaylarının komünistler tarafından çıkarıldığı iftirası, bizzat hükümet tarafından ileri sürülmemiş miydi? Halbuki olayların arkasında DP hükümeti vardı. Örnekler çoğaltılabilir.

   Türkiye'de, İslamcı gelenek dışında, AKP'ye en fazla destek veren, fikir cephaneliği sağlayan aydınların çoğu, şimdilerde liberal olsalar da, geçmişte kendilerini komünist addediyordu. Kendini fesheden Türkiye Birleşik Komünist Partisi'nin önde gelen bazı isimleri bile AKP'ye olumlu bakıyor. Ortada bir çelişki yok mu? Bu görüş, (öyle bir niyet olmasa da) AKP ile iyi ilişki içinde olan yetkili konumdaki Kıbrıs Türk solunun önde gelen isimlerine dokunmuyor mu?

   Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Ahmet Hakan, önceki günkü yazısında "Başbakan, iftira atmanın eski komünistlere özgü bir alışkanlık olduğu kanaatine nereden vardı, anlamış değilim... Belki de bu işin çözümü şudur: Bir eski komünist, mesela Oral Abi (Oral Çalışlar), Başbakan'la görüştüğü ilk fırsatta, "Sayın Başbakan... Ben eski komünistim... Benim eskiden iftira ustası olduğumu nereden çıkardınız?" diye sorar, Erdoğan yanıt verir, biz de öğreniriz..." diye yazdı. İyi fikir. Kıbrıs Türk solu da aynı soruyu sorabilir.

   828 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   Seçim aracı olarak savaş
04 Ocak 2009, Pazar   Trajik bilanço
01 Ocak 2009, Perşembe   Hepimiz Gazzeliyiz
28 Aralık 2008, Pazar   2009'a bakış (2)
25 Aralık 2008, Perşembe   2009'a bakış (1)
21 Aralık 2008, Pazar   Irak'ın geleceği
18 Aralık 2008, Perşembe   Küresel sorunlar ve ABD
14 Aralık 2008, Pazar   Küresel ısınma ve AB
11 Aralık 2008, Perşembe   Karamanlis hükümetinin sonu mu?
07 Aralık 2008, Pazar   Bayram düşünceleri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital