|
G-20 diye bilinen dünyanın önde gelen 20 ülkesinin liderleri, iki günlük zirve toplantısı için 15 Kasım'da Washington'da biraraya gelecek. Grupta Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, AB, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, Britanya ve ABD yer alıyor. Dünya Bankası ve IMF temsilcileri de zirveye katılacak. Türkiye'nin bu grup içinde yer alması, dünyadaki önemini gösteriyor. Toplantı çağrısı, uluslararası mali krizin yoğun olduğu günlerde Başkan Bush tarafından yapılmıştı. Ancak, zirvenin esas fikir babaları Fransa ve İngiltere'dir. ABD Başkanı seçilen Barack Obama'nın zirveye katılmayacağı açıklandı. Zirve toplantısının önemli bir zayıflığı, ABD'deki iktidar devri teslim döneminde gerçekleşmesidir. Bilerek veya bilmeyerek, zirve tarihi hatalı seçildi. ABD'de şimdi iki başlı bir yapı var. Bu durum, G-20 zirve toplantısında etkili kararlar alınmasını zorlaştıracak. Başkan Bush, taviz vermek istemediği konularda, yeni Obama hükümetini bağlayacak yükümlülükler altına girmek istemediği gerekçesini ileri sürebilecek. Yukarıda sözü edilen durum nedeniyle Obama'nın görevi devralmasından sonra bir zirve toplatısı daha yapılması önerisi var.
G-20 zirvesinin amacı nedir? Kısaca söylemek gerekirse, ikinci Bretton Woods olmak. 1944'te Bretton Woods'ta İkinci Dünya Savaşı sonrasının uluslararası ekonomik mimarisi oluşturulmuştu. Bu mimarinin en önemli kurumları Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası) ve daha sonra Dünya Ticaret Örgütü (WTO) adını alan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) idi. Bretton Woods sistemi, 1973'te Nixon yönetiminin kararları ile sona ermişti. Fakat, IMF ve Dünya Bankası, yeni görevler üstlenerek varlıklarını sürdürdüler. Son uluslararası mali kriz, bu kurumlar ve genelde dünya mali sisteminde reformlara ihtiyaç olduğunu ortaya koydu. G-20 zirvesinin amacı bu reformları gerçekleştirmek. Fransa Cumhurbaşkanı Nicola Sarkozy, G-20 zirvesinin global mali sistemin mimarisini yenilemek için bir fırsat olduğunu söylemişti. Bakalım bu fırsat değerlendirilecek mi? Zirve konusunda çok büyük beklentiler içine girmek doğru olmaz.
Yeni bir global mali sistemden söz etmek kolay. Ancak, bu sistemin nasıl olması gerektiği konusunda görüş birliği yok. "Son global mali krizi nasıl bir uluslararası sistem engelleyebilirdi?" sorusuna açık bir yanıt verilemiyor. 1944'te nasıl bir sistem kurulmak istendiği biliniyordu. Ortada bir vizyon vardı. Vizyonu temsil eden John Maynard Keynes, Harry Dexter White gibi önemli isimler vardı. Şimdi böyle bir vizyon yok.
Üzerinde durulan konulardan biri Uluslararası Para Fonu IMF'de reformlar yapılmasıdır. Bunun kolay olmadığı biliniyor. Çin, Rusya, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler IMF'de daha fazla söz hakkı talep ediyorlar. Yükselen ekonomik güçler olarak bu talepleri haklıdır. Ancak, Avrupa ülkeleri kendi söz haklarının azalmasını kabul edecek mi? Zirve toplantısı talebi Avrupa'dan geldi ama IMF'de değişilik yapılmasına büyük olasılıkla en çok Avrupa karşı çıkacak. Unutmayalım ki devletler karar verirken önce ulusal çıkarlarını göz önünde bulundururlar.
Dünyadaki sermaye akışının denetim altına alınması tartışılan bir diğer önemli konu. Bilindiği gibi teknolojik gelişmenin sağladığı olanaklarla çok büyük miktarda sermaye, kâr arayışı içinde, devamlı hareket halindedir. Mal, hizmet ve insanlara nazaran sermaye çok daha kolay yer değiştirebiliyor. Bilgisayarın tuşuna basmak bunun için yeterli. Bu alandaki denetimsizliğin giderilmesinden söz ediliyor. Fakat bunun nasıl yapılacağı konusunda yine görüş birliği yok. Global finans kuruluşlarını denetleyecek uluslarüstü bir kurum oluşturulması düşüncesi var ama herkes bu görüşü desteklemiyor. Sermaye akışını denetlemek çok zor bir iş.
Sanırım Washington'da yapılacak G-20 zirvesinin yeni bir Bretton Woods olması mümkün değil. Zirve, bu yöndeki çalışmaların başlangıcı olabilir. Obama'nın göreve başlaması sonrasında çalışmalar ve pazarlıklar devam edecek. Zaten bu konudaki pazarlıkların önce teknik düzeyde yapılması gerekir. Bu çalışmalar belirli bir olgunluğa ulaştıktan sonra liderler biraraya gelip karar verir. Büyük olasılıkla Washington Zirvesi'nden genel bazı görüşler içeren bir ortak açıklama çıkacak. Sonuçları izleyip değerlendireceğiz.
|