|
5 Ekim tarihli "ABD hegemonyası zayıflıyor" başlıklı yazımda, seçimleri kazanacak yeni başkan için Amerikan istihbarat örgütlerinin hazırlamakta olduğu 2025 yılına dek global eğilimleri ortaya koyan bir rapordan söz etmiştim. Amerikan istihbarat örgütleri dört yılda bir böylesi bir rapor hazırlayarak seçimleri kazanan başkanın önüne koyarlar. Böylece, ABD'yi dört yıl yönetecek kişinin "önünü görmesini" sağlarlar. Yeni rapor, Barack Obama'ya sunuldu ve dünyaya açıklandı. Tüm Amerikan istihbarat örgütlerinin analizlerini bir çatı altında toplayan National Intelligence Council (NIC) tarafından hazırlanan "Global Trends 2025: A Transformed World" (Global Eğilimler 2025: Dönüşmüş bir Dünya) başlıklı raporu uluslararası ilişkilere ilgi duyan herkesin okumasında yarar var.
Dört yıl önce hazırlanan rapor, ikinci kez seçimleri kazanan George Bush'a sunulmuştu. O raporun havası daha iyimserdi. Şimdi hazırlanan raporun 2025'e kadar olan öngörüleri daha kötümser. Rapor, uluslararası sistemin dönüşmekte olduğu, yeni güçlerin yükselmekte olduğu görüşüne katılıyor. Tek kutuplu dünyadan çok kutuplu dünyaya doğru ilerlemekte olduğumuz tartışmaları bir süreden beri devam ediyor. Foreign Affairs gibi ABD'nin önde gelen dış politika dergilerinde bu konuda makaleler yayınlanıyor. Çok kutuplu bir dünyaya doğru ilerlediğimiz görüşüne katılmayanlar, geçmişte de böylesi tahminlerin yapıldığı, ancak bunların gerçekleşmediği, ABD'nin hegemonyasını koruduğuna işaret ediyorlar. Şimdi de durumun farklı olmadığını savunuyorlar. Gerçekten de, geçmişte ABD'nin zayıflamakta olduğu, başka güçlerin (örneğin Japonya'nın) onun yerini alacağı öngörüleri yapılmış ama gerçekleşmemişti. Newsweek editörü Fareed Zakaria, The Post-American World isimli yeni kitabında, geçmişteki bu öngörüleri inceliyor ve şimdi durumun farklı olduğu sonucuna varıyor. Dünyadaki yeni eğilimleri ve ABD hegemonyasının görece azalmakta olduğunu anlamak için Zakaria'nın kitabını da okumakta yarar var.
Barack Obama'ya sunulan yeni rapor, çok kutuplu bir dünyaya geçmekte olduğumuz görüşünü paylaşıyor. Obama'nın yöneteceği dünyada ABD eskisi gibi her istediğini kolayca dayatamayacak. Diğer önemli güçlerle pazarlık yapmak, onların görüşünü ve çıkarlarını da hesaba katmak zorunda kalacak. Giderek tek süper güç olmaktan, eşitler arasında birinci (primus inter pares) konumuna düşecek. Yeni güçler Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler. Peki, Avrupa Birliği'nin durumu ne olacak? Rapora göre 2025'e kadar, AB'nin önemi artmayacak, azalacak. AB, çeşitli nedenlerle, ekonomik gücünü uluslararası arenada etkinliğe dönüştüremeyecek.
Rapor, gelecekte uluslararası sistemi yönetmenin zorlaşacağı, uluslararası kuruluşların azalmakta olan kaynaklar nedeniyle yaşanacak anlaşmazlıkları çözümlemede zorlanacağı, nükleer silahların yayılmasının (özellikle Ortadoğu'da) artacağı öngörülerinde bulunuyor. Buradaki karamsarlık, kendi hegemonyasını yitirmekte olan bir ülkenin karamsarlığı olarak yorumlanabilir ancak bu, önümüzdeki dönemin uluslararası ilişkiler açısından daha zor bir dönem olacağı gerçeğini değiştirmez.
Raporda ortaya konan ilginç bir saptama, liberal kapitalizmin dünyaya hakim olmasının garanti olmadığı saptamasıdır. "Tarihin sonunu", yani liberal kapitalizmin kalıcı zaferini ilan eden Fukuyama artık gerilerde kaldı. Raporda, zenginliğin Batı'dan Doğu'ya kaymakta ve Çin, Rusya örneklerinde olduğu gibi devlet elinde toplanmakta olduğuna işaret ediliyor. Devam etmekte olan global finans krizi de, devletin ekonomideki rolünü artırıyor. Bu durum liberal kapitalizmin gücünü ve çekiciliğini azaltabilir. Devletin ekonomideki rolü geri geliyor.
Rapor, önümüzdeki dönemde, global sorunların çözümünde, BM gibi örgütlerin fazla etkili olamayacağı öngörüsüne de yer veriyor. Küresel ısınmanın getireceği felaket ve çatışmalarla başa çıkmak kolay olmayacak. Raporu hazırlayanlar, küresel ısınmanın tehlikelerine işaret etmek için, Hollywood'a ilham sağlayacak bir kurgu aktarıyorlar. Yıl 2020. 1 Ekim'de BM Genel Kurulu toplanıyor. Bu sırada New York şehrini büyük bir kasırga vuruyor. Katrina Kasırgası nedeniyle New Orleans şehrinin başına gelenler, bu kez daha büyük boyutta New York'ta yaşanıyor. Şehir harap oluyor. İnsanlar başka bölgelere taşınıyor. ABD Başkanı, BM Genel Kurulu'na katılan devlet ve hükümet başkanlarına verdiği geleneksel resepsiyonu uçak gemisinde veriyor. Bu bir senaryo. İnsanlık önlem almazsa, gün gele böylesi felaketler gerçeğe dönüşebilir. Raporun uyarısı bu yönde.
Raporda insanlığın temiz enerji kaynakları bulması gerektiği, petrol ve doğal gaz bağımlılığından kurtulma ihtiyacı da ortaya konuyor. Enerji ve enerji güvenliği konuları, önümüzdeki dönemin en önemli konuları arasında yer alacak.
Geleceği tahmin etmek en zor ve riskli işlerden biri. Bu rapor, ABD'nin elindeki tüm bilgiler ışığında, geleceğe yönelik önemli tahminler içeriyor. Bunları göz ardı edemeyiz. Rapor, www.dni.gov/nic/NIC_2025_project.html internet adresinden elde edilebilir.
|