|
Bir unvanı almak kolay değil. Hele o unvanı korumak hiç kolay değil. Yıllarca tek Türk takımı olarak KOP liglerinde Rum takımlarına diz çöktürten, ünlü "Pakkos Şildi"ni kazanarak Rumları çıldırtan, bir anlamda Kıbrıslı Türklerin gururu olan ve bu özelliklerinden dolayı "Efsane takım" unvanını hak ederek alan Çetinkaya bu ismi koruma adına ciddi zafiyetler yaşıyor. Türk Ocağı karşısındaki Çetinkaya değil "Efsane takım" olmak "Sıradan bile olmayan takım" görüntüsündeydi. Son dönemlerde Çetinkaya'yı hiç bu kadar aciz, bu kadar pısırık, bu kadar etkisiz, bu kadar sorumsuz ve bu kadar formasının hakkını vermeden oynarken görmedim. Yılların Çetinkaya'sını bu hale getirenlere yazıklar olsun demekten başka bir şey söyleyemeyeceğim. Hem de bin kere yazıklar olsun.
Kaptan Derviş'in sakatlığı, Kadir'in cezası, Mfoundo'nun da sakatlığı nedeniyle tribünlerde oturması elbette Çetinkaya'yı etkiledi. Ancak bu kadar eksiği olan bir takımın teknik direktörü Turan Altay'ın geride kalan 6 haftada takımın ilk 11'inde oynayan Hakan Altın ve Tunç gibi iki adamını kenarda oturtma lüksünün olduğunu düşünmüyorum. Eğer oturtursa 6 maçta sadece 4 puan alan ve sadece 6 gol atabilen bir takımdan 4 gol yiyor ve bir o kadar topun da gol olmasına direkler engel oluyorsa o teknik adam ya istifa etmeyi düşünüyor veya ipinin çekilmesi için yönetime ellerini çabuk tutma çağrısı yapıyor demektir.
Çetinkaya'nın bu kadar kötü oynamasından mı, yoksa toparlanmalarından mı ne Türk Ocağı çok iyi bir maç çıkardı. Kötü bir lig başlangıcı yapan Girne temsilcisi ara transferde takıma kattığı Emmanuel ve Londra'dan dönen Şenol'un katkıları ile daha dirençli oldu. Emmanuel ile Erkan Çetinkaya'yı darmadağın eden bir yıpratıcılıkta hücum yaptılar. Sağ kanadı Ediz iyi kullandı, karşısındaki tecrübesiz Çağan'ın onu kontrol etmesi mümkün olmadı. Ama özellikle de sol kanadı kullanan Malick inanılmaz işler yaptı, gol attı, goller attırdı, koskoca Çetinkaya takımını kroşelerle yere indiren ve nakavt eden boksör gibi oldu. Son adam Mustafa Güldoğuş organizasyonundaki Türk Ocağı savunması son yıllardaki en rahat maçını oynadı. Ne Çetinkaya'nın yeni transferi Portekiz'li Zafirino, ne de Küsbeci onları rahatsız edecek bir noktaya gelemedi. Zaten ne onlarda hayır vardı, ne de diğer futbolcularda gün. Bu kadar kötü bir Çetinkaya'nın 4-0 değil de tarihi bir farkla sahadan ayrılmaması tamamen şanslarının ve Türk Ocağı golcülerinin son bölümlerdeki bencilliklerinden kaynaklanan bir durumdu.
|