Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Uyuyan dev uyanıyor(muş)!..

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Federasyonların fazlalığı konusunda her zaman itirazım oldu.

Küçücük bir ülkenin spor yapabilecek nüfusu ortada iken 30 tane federasyonun neye hizmet ettiğini anlamış değilim.

Zaman zaman popülist yaklaşımlar, bazen de herkesin spor yapabileceği bir branş bulması adına ama en önemlisi olimpik sporları kuralım da dünya bizi kabul noktasında geri çevirmesin mantığı ile federasyonlar kuruldu.

Sık sık gündeme getiriyorum.

Bazı federasyonların yıllardır ligi yok.

Bazı federasyonların sporcusu bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar.

Bazı federasyonlar sadece tabela üzerinde görünüyorlar.

Birçok federasyonun özerklik adına yerine getirmesi gereken kulüp sayısını naylon isimlerle ancak sağladığı biliniyor.

Nerede ise ayni sporu yapan bazı federasyonların ayrı ayrı isimlerle faaliyet göstermesi söz konusu.

Ancak en önemlisi devletin federasyonlara ayırdığı maddi kaynağı bölüşme noktasında ne kadar çok federasyon o kadar az pay gerçeği ortaya çıkıyor.

Ortada bir pasta var ve bu pastanın dilimleri ne kadar çok parçaya bölünürse o kadar incelmiş oluyor.

Bu durumda ne yazık ki federasyon başkan ve yöneticilerini sürekli olarak devletin kapısında eli açık bekleyen modern dilenci pozisyonuna getiriyor.

Futbola ayrılan 2.5 trilyonluk katkının homurtularını duyar gibiyim.

Doğrudur.

Futbol ve geriye kalan diğer 29 federasyon arasında derin bir uçurum var.

Tabii bu bir arz ve talep meselesidir.

Futbola devletin, medyanın, insanların ve sporcuların ilgisi onun ülkenin birinci sporu olmasını getiriyor.

Şimdi futbola ayrılan bu kadar kaynağa rağmen kalite olarak geri dönüş sağlanıyor mu tartışmasına girmeyeceğim.

Ancak futbol ve bağlı kuruluşları devleti kendilerine kaynak sağlaması konusunda zorlarken ve baskı unsurlarını çok iyi çalıştırırken uyuyan diğer federasyonlar iş işten geçtikten sonra seslerini yükseltmeye başladılar.

2.5 trilyonluk futbol havuzu benzeri bir oluşum için daha önce de girişimler yapan ancak somut sonuç alamayan federasyonlar yeni bir hareketlenme içine girdiler.

Ancak ilginçtir kendilerinin kaderi ve geleceği açısından önemli bir mücadele başlatma noktasında bile federasyonlar ilgisizliklerini sürdürme eğilimini sürdürüyorlar.

Son yapılan toplantıya 30 federasyondan ancak 13'ünün katılması nasıl bir noktada olduklarının göstergesidir.

Tek başına futbol, mücadelesini başlattığı zaman futbol olgusunun içerisindeki tüm kesimleri de yanına alarak devlete karşı büyük bir baskı unsuru oluşturmuştu.

Federasyonlar ise mücadele planlarını yapacakları toplantıya 13'e karşı 17 eksikle yeni yenilgiyle başlıyorlar.

Federasyonlar şapkalarını önlerine koyarak birleşerek güçlenme gerçeğini ortaya koymalıdırlar.

Benzer federasyonlar birleşmeli, sporcusu ve faaliyeti olmayanlar bizden bu kadar diyerek kenara çekilmeli, az ve güçlü federasyon yapısı ortaya çıkmalıdır.

30 güçsüz federasyon yerine 10 tane güçlü federasyon devlet üzerinde istediği baskıyı çok daha rahat kurabilir.

Duvar

Hamitköy'e yenilen Çetinkaya "13'de 13" kazanma hayalini bitirdi. Sırada 13'de 12 var

3 söz 3 yorum

Hakem dostu olan Cemal Bulutoğluları şefkati ile hakemliğe ivme kazandırıyor (N. Burgul-MHK Bşk.)

Bu hakemlere şefkatli, hakemliğe ivme kazandıran Cemal ile Çetinkaya başkanı olan Cemal aynı kişi değil mutlaka. O dönemde hakemlere pet şişe atan, spor programlarında onları paçavra eden bu Cemal olamaz.

İlk kez yapacağımız kros yarışını hava koşulları nedeniyle ertelemek zorunda kaldık (Atletizm Fed.)

Duyan da zanneder Doğu Anadolu'dayız. Kar 2 metre, tipiden göz gözü görmüyor, hava sıcaklığı -25 derece, bütün köy yolları düşen çığlar nedeniyle kapalı, fırtınanın şiddeti üst derecede. Erteleme yerinde oldu.

Yenicami'yi minimum zararla olağanüstü genel kurula götürmek zorundayız (D. İnceer-YAK Asbşk.)

Bunun minimumu mu kaldı? Zarar maksimumu bile çoktan geçti. 70 bin YTL. borç. Antrenör yok. Başkan yok. Divan yok. Takımda kazanma arzusu yok. Maç kazanma becerisi yok. Daha ne kadar zararı olur ki bunun?

KOŞ DİLEK KOŞ...

Kötümser olmamızı gerektiren onlarca olayın yaşandığı sporda zaman zaman gelen güzel haberler umutlarımızı yeniden yeşertiyor. Dilek İyihasırcı'nın atletizmde yakaladığı ivme bu güzelliklerin başında geliyor. Türkiye Salon Atletizm Şampiyonasında 60 metre ve 60 metre engellide herkesten hızlı olan ve Türkiye Şampiyonluğunu kazanan Dilek, Türkiye Milli Takımı adına Atina'da yarışacağı Balkan Şampiyonasında kürsüye çıkması hepimizi yeniden onurlandıracaktır. Topu iki kez tekmeleyenlerin transferde binlerce sterlinle takım değiştirdiği, aile geçindiren bir kişinin kazandığı paradan fazla aylık ve primlerle profesyonelleştiği ancak aldığı ile kalite ve başarısı kıyaslanmayan futbolcuya inat koş Dilek koş.

VICIK VICIK...

Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları'nın özellikle spor camiasına yaptığı yardımları bilmeyen yok. Futbol Federasyonuna bağlı Merkez Hakem Kurulu üyeleri ile Hakemler Derneği yöneticilerinin Bulutoğluları'na yaptığı son ziyarette sergilenenler çok ilginç. Çetinkaya başkanlığı yaptığı dönemde federasyonla en çok kavga eden, MHK'yı her hafta devirme girişiminde bulunan, nerede ise her hakemle kavgalı olan, maçlarda hakemlere en çok tepki koyan başkan olan, zaman zaman hakem atamalarına müdahale eden ve talepte bulunan, federasyon ceza kurullarınca cezalandırılan başkana hakemliğin manevi ilahı gibi methiyeler düzmek onu onore etmekten çok, ortaya tepki gören vıcık vıcık bir görüntü çıkardı.

ÖZELEŞTİRİ...

Spor basını olarak önemli bir misyonumuz var. Sporun daha iyi noktaya gelebilmesi, yaygın ve doğru olarak algılanabilmesi için sporla okuyucu, dinleyici, izleyici arasında köprü oluyoruz. Birçok arkadaşımızın yıllardır sporun içerisinde olmasının getirdiği bilgi birikiminden yararlanmak isteyen sporun diğer kesimleri onları kendi çalışma alanlarında değerlendirmek isterler. Antrenörlük, hakemlik, federasyon ve kulüp yöneticiliği görevlerini de üstlenen spor yazarı arkadaşlarımız zaman zaman hem kendileri sıkıntı yaşarlar, hem de spor yazarları olgusunu sıkıntıya sokarlar. Bu hassas dengeyi kurmak iki, hatta üçlü görev üstlenen spor yazarlarının görevidir. Tarafsızlık spor yazarlarının vazgeçilmezi olmalıdır.

OKUL VE SPOR...

Okullar düzeyinde voleybolda yakaladığı başarı ve şampiyonluklarla dikkat çeken Esentepe'nin Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığını ziyaretinde en büyük beklentilerinin bir spor salonu olduğu ortaya çıktı. Yüzde yüz haklıdırlar. Bu kadar başarı yakalayan, önemli bir potansiyele sahip bir bölgenin spor salonu ihtiyacının karşılanması gerekir. Ancak bu beklenti yanıtlanması gereken başka noktaları da gündeme getiriyor. Spor teşkilatının yaptırdığı salonlar eksiksiz mi? Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki spor salonlarının kullanımı bir plan ve politika çerçevesinde mi gerçekleştiriliyor? Önce bu soruların mantıklı olarak yanıtlanması gerekiyor. Mevcut salonların birçok eksiği var. Yapımdan kaynaklanan yanlışlar var. Zaman içinde ortaya çıkan aksaklıklar var. Bunların bir plan çerçevesinde giderilmesi ve salonların tam kapasite ile hizmet vermesinin sağlanması gereklidir. Ondan sonra da Esentepe örneğinde olduğu gibi ihtiyaç olan bölgelere küçük ölçekli salon yapımı için politika üretilmelidir. Ama asıl önemlisi okullarda bulunan ve spor teşkilatının maddi olarak büyük katkı koyduğu salonların kullanımı konusunda yaşanan tıkanıklığın aşılabilmesidir. Milli Eğitim Bakanlığı ile spor teşkilatının bu konuda bir protokol ile uygun olan salonların özellikle okul saatleri dışında bazı federasyonlara kullandırılabilmesi için gereken düzenlemeler yapılmalıdır. Okul saatleri dışında atıl kalan bu salonların antrenman ve bazı maçlar için devreye konması kaçınılmazdır.

Sorular... sorular...

İskele'deki spor salonunda voleybol maçı oynatmaktan mutlu olduğunu söyleyen Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya bu bölgeden de voleybol takımı oluşturulmazsa o salona başkalarını götürerek maç oynatmanın taşıma su ile değirmen döndürmek olduğunu bilmiyor mu?

Maç günü ava giden futbolcularla hakemlerin farklı olduğunu söyleyen Hakemler Derneği Başkanı Abdullah Özsusuzlu, hakemlerin yorulmamalarını biyonik adam olmalarına mı bağlıyor, yoksa hakemlerin ciplerin içinde sürek avı yapan safariciler gibi mi avlandıklarını söylüyor?

Ligin ilk devresinde son üç sıraya çöken Gençlerbirliği, Hamitköy ve Lapta'nın ikinci devrenin ilk maçlarında güçlü Çetinkaya, Türk Gücü ve Türk Ocağı karşısında galip gelmeleri Ozanköy ve Yenicami'nin başlarına çorap örmeye başladıklarının işareti mi?

Atletlerimizi İzmir'deki Türkiye Salon Atletizm yarışmalarına götüren ancak onları orada bırakarak başka bir kente, başka bir takımı çalıştırmak için kaçan antrenörlerinin boynuna kafile adaya dönünce uçak alanında yöneticiler çiçeklerden oluşan o çelenklerden takılacak mı?

   611 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ağustos 2008, Cuma   "İşte deve işte hendek" Ömer bey...
01 Ağustos 2008, Cuma   FİFA umutları yeşertti mi?
25 Temmuz 2008, Cuma   Eldeki silah yerinde kullanılır
18 Temmuz 2008, Cuma   Kartlar açılmaya başladı
13 Haziran 2008, Cuma   Derin havuzlarda yüzelim
06 Haziran 2008, Cuma   Seçim sen nelere kadirsin?
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödül töreni var, ödül töreni var...
23 Mayıs 2008, Cuma   Federasyon seçimleri ve toz duman
16 Mayıs 2008, Cuma   Londra'nın çivisi çıktı
02 Mayıs 2008, Cuma   Sporu sahiplenme zamanı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital