Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Londra'nın çivisi çıktı

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazının başında, sonunda yazacağımı yazayım.

Lig ve kupa şampiyonlarımızın İngiltere'deki şampiyonlarla katıldığı turnuvanın bu şekli ile devam etmesi mümkün değildir.

Turnuvanın iki amacı vardı.

Şampiyon takımlarımızın moral motivasyon olarak ödüllendirilmesi, bir.

Londra'da yaşayan Kıbrıslı Türklere yaşatılacak moral organizasyonu iki.

Birincisine bakalım.

Şampiyon takımların Londra'ya gidişlerindeki amaçtan hızlı bir şekilde uzaklaşıldı.

30 kişilik kadroda 18 futbolcuya karşılık 12 yönetici yer alırsa bu şampiyon takım futbolcularına motivasyondan çok yöneticilerin avanta gezme tinyozluğuna dönüşür.

Londra'ya giden bu takımlarımızı izleyen ve şu veya bu şekilde transfer ederek onlara yeni ufuklar açması gerekenlerin ilgisizliği ise zaten zayıf olan rakipler karşısında iş ola oynanan maçlara dönüşen bir gösteri olur.

Geçen hafta çıkan yazımdan sonra elektronik posta ile ulaşan Londra Futbol Federasyon Başkanlığı yapan Mimoğlu'nun kardeşi Mehmet Mimoğlu başka bir gerçeği de ortaya koydu.

Kıbrıs'tan gelecek takımların güçlerinin kendi takımlarının güçlerinin kat kat üstünde olduğunu bilen Londra'daki Türk takımları da bu turnuva maçları için takımlarına yabancı futbolcuları doldurarak bir başka yanlış yapıyorlar.

Londra'da yaşayan ve belki de bu maçlarda ülke takımlarına transferleri mümkün olabilecek genç futbolcular yerine sırf Kıbrıs'tan gelecek takımları yenmek için 72 milletten yabancıları takımlara toplamak yapılan bu turnuvanın amacından uzaklaşmasını getirir.

Çocuklarını ve yakınlarını izlemek için maçlara gelecek olan Londra'daki Türkler izleyecek bir yakını olmayınca zaten hevesli olmadığı bu maçlara gitmezler bile.

Turnuvanın ikinci amacından uzaklaşması ise tam bir fiyaskodur.

Yapılan her türlü kampanyaya, gazete haberlerine, radyo duyurularına, şişirmelere rağmen maçlara ilgi gittikçe dibe vurmaya başladı.

İlk yıl 200-300 kişi vardı bu ikinci yıl 100'e düştü, bu yıl ise 50 kişi bile bulunmadı.

Londra'da yaşayan 100 binlerce Kıbrıslı Türk varken bu maçlara 50-60 kişi gidiyorsa bunun Türkçesi "Biz bu maçları istemiyoruz, siz bizim moralimiz için bu etkinliği yapıyorsunuz ancak biz katılmıyoruz" demektir.

Zorla da güzellik olmaz ya.

Londra'daki Türkler bu organizasyonu istemiyor ve destek vermiyorsa bunu sürdürmekte ısrarlı olunmasına gerek yoktur.

Hiçbir Kıbrıslı Türk'ün olmadığı Kırgısiztan'a giden lig ikincisi Küçük Kaymaklı'nın daha mütevazi bütçe ile gerçekleştirdiği ve FIFA üyesi bir ülkenin lig ikincisi takımı ile yaptığı maç Londra fiyaskosundan daha çok amacına ulaşmıştır.

Demek ki bu ve benzeri organizasyonlar hem takımları daha çok tatmin ediyor, hem de dış temas açısından ülkenin beklentilerine daha çok katkı koyuyor.

Bu şekliyle devam etmesi yararından çok zarar vermeye başlayan Londra teması temmuz ayında yapılacak Futbol Federasyonu genel kurulunda seçimi kazanacak ekibin öncelikli gündemi olmalıdır.

Kafile sayısı, sadece lig şampiyonu takım olup olmayacağı, oradaki organizasyonun şölen şeklinde ve ilgi çekici olma modelleri, daha merkezi ve daha kaliteli sahanın getirisi, zamanlaması, Londra'daki takımların saptanmasında ortaya konacak doneler ve geçen bu üç sezondan çıkarılacak derslerle atılabilecek adımlar saptanmalı ve yeni bir karar üretilmelidir.

Eğer turnuva amacına ulaşacak noktaya getirilirse devam etsin.

Aksi takdirde şişirilmiş kafilelerle, gereksiz tartışmalarla, seyircisiz ve cullisine maçlarla aferim poh poh Londra teması yapacağız diyorsanız bundan derhal vazgeçmek en akılcı davranış olur.

Zararın neresinden dönülse kardır.

Duvar

3. ligden Yalova'nın yönetiminde 35 kişi var. Maçlarında o kadar seyirci yok

3 söz 3 yorum

Salih Sakallı gibi heyecan dolu, başarıya susamış bir hoca ile şampiyonluk hedefliyoruz (A.Karavezirler-Cih.Bşk.)

İnşallah diyeceğim amma! Küçük Kaymaklı'da elinde şampiyonluğa oynaması gereken bir dev kadro ile heyecanlanmayan Salih'in sizin köyde nasıl heyecanlanacağını düşünüyorum. Risk almadan başarı kazanılmaz demek.

Her üyemiz yönetim kurulu toplantısına katılarak fikirlerini özgürce söyleyebilir (H.Macila-Çetinkaya Bşk.)

İşte şimdi yandın Hasanım. Bırak yönetim kurulunda tribünlerde bile her şeye karışanlar, antrenörü idare edenler, takım kurup, takım bozanlar varken, bunların bir de yönetimde konuştuklarını düşün, işin borudur.

Geçen sezon yaşadığımız sıkıntıları yaşamamak için bu yıl sistemli çalışacağız (Y.Garip-Ozanköy Bşk.)

Sistemli çalışmanın formülünü vereyim de rahat ediniz. Önce paralı yöneticiler bulacaksınız. Sonra bunların kaçmamasını sağlayacaksınız. Daha sonra bunlardan topladığınız paraları futbolculara dağıtacaksınız. Bu kadar basit.

HAYDİ GEL BİZİMLE OL

NTV'de ilgi çeken bir program var. "Haydi Gel Bizimle Ol" diye. Usta gazeteci Çiğdem Anad, duayen yazar Pınar Kür, ünlü oyuncu Müjde Ar ve seksi manken Aysun Kayacılar davet ettikleri kendi alanlarında ünlü olan erkek konukları soruları ile allak bullak ediyorlar. Sorulmadık sorularla incik pinci yapıyorlar. Sanıyorum bu taktikten etkilenen Mağusa Türk Gücü Başkanı Falyalı ve teknik direktör Özgürgün "MTG'liyim diyen futbolcu bize gelsin" diyerek ilginç bir transfer politikası geliştirdiler. Yani haydi gel bizimle ol hesabı. Buna niyetlenen futbolcuları NTV'deki program gibi sorularla bunaltıp öyle karar mı verecekler bilmiyorum. İpini koparanın Türk Gücü'nün kapısına dayanması gibi bir risk olduğunu da unutmasınlar.

NOTAYA MÜZİK

FIFA üyesi Kırgızistan'ın lig ikincisi Abdish Ata takımının davetlisi olarak Kırgızistan'da maçlar oynayan lig ikincimiz Küçük Kaymaklı'nın gerçekleştirdiği temas Londra Kupasında yaşanan hayal kırıklığı ile kıyaslandığı zaman çok daha önem kazanıyor. Her şeyden önce Rumların bu teması engelleme girişimi olasılığına Kırgız Meclisi Spor Komitesi Başkanı Orzubek Nazarov ile Spor Bakanı Bektur Aksanov'un "Rumlar 'nota' verirse müzik yaparız" şeklindeki mizahi ancak mesaj dolu ve cesaretlendirici yanıtları atılacak bazı adımlarda alternatif yaratma adına önemlidir. Maddi konular çözülür ve olanak yaratılırsa takımlarımızı motive edici bu tip temasların bulunması zor değildir. Çözüme kadar her türlü ciddi yolu denemek gerekir.

DR.KÜÇÜK OYUNLARI

Bu yıl 10.su düzenlenecek Dr.Küçük Spor Oyunları için geleneksel olarak bir yazı daha yazıyorum. Ülkemizde 30 tane federasyon varken bizim mini olimpiyatlar diye yola çıktığımız ve ilk liderimizin adını verdiğimiz bu organizasyona sadece 13 federasyon katılıyorsa bu bir ayıptır. Aslında ilk açıklamada 7 federasyonun katılacağı duyurulmuşken tepkilerle bu rakam ancak 13'e yükselebildi. Hazırlıkları aylar önce başlayan, her aşaması için komiteler kurulan ve Milli Olimpiyat Komitesi'nin sorumluluğunda olan bu organizasyonun bu şartlarda devam edip etmemesi tartışılmalıdır. Kendisine bağlı 30 federasyondan ancak 3'te 1'ini bu oyunlara katabilme başarısı daha doğrusu başarısızlığı gösteren MOK bunu iyice düşünsün.

İPİ ÇEKMEK KOLAY

BRT muhabiri Çelen Oben'i yıllardır tanırım. Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği yönetiminde birlikte çalıştık. Ama asıl önemlisi BRT'de pazar akşamları yayınlanan "Tribün" programında iki yıl program yaptık. Sayısını hatırlayamadığım kadar maç naklen yayınında o spiker, ben yorumcu olarak görev aldık. Spor yayıncılığı konusunda bu kadar birliktelik paylaştığım birisini tanıyabileceğimi düşünüyorum. Çelen hem iyi bir spor spikeridir, hem de iyi bir insandır. İşini iyi yapan, disiplinli, ülke sporuna katkı koymaya çalışan, özverili bir insandır. Bunları neden yazıyorum. Bu kadar meziyeti olan bir insan da hata yapabilir ve yaptı da. Londra'daki kupa finalinin canlı yayınında şimdiye kadar yapmadığı, belki de bundan sonra hiç yapmayacağı bir hata yaparak gereksiz bir söz söyledi ve bu söz yayıncılık deyimi ile havaya çıktı yani televizyondan duyuldu. Bu hatayı yaptı diye Çelen'in ipini çekmek kolaydır. Yıllardır işini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir elemanın bir hata yaptı diye ipini çekeceksek bu bizim ne kadar insanların üzüntülerinden zevk alır bir pozisyona geldiğimizi gösterir. Devletin bir kurumunun canlı yayınında yapılan bu hata cezasız mı kalmalı? Kesinlikle hayır. Ancak bu ceza o insanın çoluğunun çocuğunun, eşinin evinin rızkını sağlayamayacağı bir ceza olursa insafsızlıkla eşanlamlı olur. Ona ceza vermenin çeşitli yöntemleri vardır. Yayın yasağı getirilerek ekranlardan uzak tutulur. Ne program yaptırılır, ne de canlı yayınlarda görev verilir. Bu bir programcı, bir spiker, bir spor yazarı için çok büyük bir cezadır. Ama ekmeği ile cezalandırmak ceza değil insafsızlıktır.

Sorular sorular

Yenicami ile Paşa Grup arasındaki sponsorluk anlaşmasına en şiddetli muhalefeti yapan Mehmet Ali Güröz Yenicami başkanlığına aday oldu. Güröz Paşa Grup'tan daha paralı bir şirketi sponsor olarak Yenicami'ye getirecek mi?

Küme düşme potasındaki Çetinkaya'yı alıp şampiyon yapan ancak ertesi yıl takımdan gönderilen Turan Altay bu sezon takımın başına yeniden getirildi. Turan hoca Çetinkaya'yı şampiyon yaparsa gönderileceğini biliyor mu?

İspanya La Liga'da küme düşen Levante takımı futbolcuları paralarını alamadıkları için sahaya "Çözüm ya da ayrılık. Ödeme bekliyoruz" yazılı tişörtlerle çıktılar. Bu bizim liglerde uygulansa kaç takımı normal forma ile göreceğiz?

Türkiye'de Futbol Federasyonu kazanana vermek için şampiyonluk iddiası olan Galatasaray için İstanbul'a, Fenerbahçe için de Trabzon'a tıpatıp iki şampiyonluk kupası gönderdi. Durumu çaktık mı Cengiz Uzun Bey?

   486 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Masada kalan mı, masadan kalkan mı?
29 Ağustos 2008, Cuma   Ne dünyada, ne rüyada...
08 Ağustos 2008, Cuma   "İşte deve işte hendek" Ömer bey...
01 Ağustos 2008, Cuma   FİFA umutları yeşertti mi?
25 Temmuz 2008, Cuma   Eldeki silah yerinde kullanılır
18 Temmuz 2008, Cuma   Kartlar açılmaya başladı
13 Haziran 2008, Cuma   Derin havuzlarda yüzelim
06 Haziran 2008, Cuma   Seçim sen nelere kadirsin?
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödül töreni var, ödül töreni var...
23 Mayıs 2008, Cuma   Federasyon seçimleri ve toz duman



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital