|
Lider Gönyeli'nin beraberlik sonrasında puan kaybetmesi ile takipçilerinin iştahının kabarması Tatlısu-Çetinkaya maçının önemini bir o kadar daha artırdı. Bu hava da maça tempo ve heyecan olarak yansıdı. İzleyenlere de keyif verdi. Geride kalan 4 haftayı değerlendirdiğimiz zaman Tatlısu-Çetinkaya karşılaşması izlenebilirliği açısından en iyi maçlardan birisi oldu.
Tatlısu'nun attığı nizami ilk gol sonrasında gereksiz yere tansiyonu yükselten Çetinkaya kenar yönetimi bunun faturasını teknik heyetini kaybederek ödedi. Maçın 4. hakemi Ramadan Göktan'ın uyarısı ve ısrarı ile Turan Altay ve yardımcısı Cafer Muhtaroğlu'nun dışarıya gönderilmesi Çetinkaya'nın sadece maçı değil önümüzdeki haftaya yönelik olarak teknik kadrosunu da kaybetmesi ile eşanlamlıydı. Detay gibi görünse de Turan Altay'ın saha dışına gönderilmesinde yaşanan sorun önemli ve çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. Turan hocanın yedek kulübesinin hemen arkasındaki toprakların üzerine çekilerek kendini dışarıda olarak değerlendirmesi hakemler tarafından kabul göremedi ancak bana göre haklı bir yaklaşımı da vardı. Tellenmeyen bir sahanın sınırları da belli değildir ve aslında bu sahada maç oynanmasına izin veren Futbol Federasyonu bu tartışmanın nedenidir. Çünkü böyle tellenmemiş bir saha köylerde olsa maç oynanmasın izin verirler miydi sorarım.
Detaylardan kopup maça dönelim. Tatlısu geçen hafta Türk Gücü karşısında yaşadığı felaketin yaralarını Çetinkaya karşısında sararken zirveyi kovalayabileceğinin sinyalini verdi. Son dakikada oyundan alınan Ertaç'ın gereksiz tepkisi, su şişesini yere vurması, formasını çıkararak tellerden atlayıp tribüne çıkmasındaki disiplinsizliği Çetinkaya maçı kazanıldığı için önemli gibi görünmeyebilir. Ama her maç kazanılmaz unutulmasın. Oysa takım halinde müthiş mücadele eden Tatlısu takımının disiplin açısından da ayni kararlılığı göstermesi gerekiyor. İşler iyi giderken bunlar göz ardı edilir de işler kötüye gidince ne olur bilmem.
Çetinkaya maçı daha 13. dakikada kaybetti. Bu dakikada kazanılan penaltıyı kaleci Ali'ye teslim eden Çetinkaya kaptanı Derviş kafasını o pozisyondan koparamayınca geride kalan 77 dakika sahada ne yaptığını bilmez şekilde gezindi durdu. Çetinkaya adına oyunu organize edecek kaptansız kalan takımın karaya oturması kaçınılmazdı. Bir de Hüseyin Küsbeci gibi yıpratıcı bir golcüye sahip olan Turan Altay'ın ısrarla onu kenarda tutması bence gol açısından sıkıntı duyan Çetinkaya'nın hovardalığıdır. Coşkun'u gönderen, Kayhan'ı gözden çıkaran bir takımın böylesi bir futbolcu hovardalığına tahammülü olduğunu sanmıyorum.
|