|
Klişeleşmiş bir söz olmasına karşın sıkça kullanmaktan hiç vazgeçmeyiz. Futbolun bir kuralı var ki, bu hiçbir zaman değişmez. Futbol anayasasının ilk maddesi olan bu kurala göre "Atamayana atarlar". Çetinkaya karşısında Abbas'ın kırmızı kartla atılmasından sonra 60 dakikalık bölümü 10 kişi oynayan Mağusa Türk Gücü son bölümde ikisi Hasan Özgür ve birisi de Osman Çobanoğlu tarafından kaçırılan yüzde yüzlük üç net gol pozisyonundan sonra atamayan atarlar kuralı işlemeseydi olmazdı. Onların peşpeşe kaçırdıklarından sonra maçın gol atma için en istekli isimlerinden birisi olan Çetinkaya'lı Küsbeci sahneye çıktı. 86. dakikada Türk Gücü'ne ışıklarla aydınlatılmış Lefkoşa gecesini karanlıklara boğan golünü attı.
Gece maçının havasından olacak takımlar daha istekli görüntü veriyor, daha hızlı futbol ile izleyenlere keyif veriyor. Temposu, hızı, pozisyonları, heyecanı ve atılan tek, atılamayan onlarca golü ile keyif verici bir maç oldu. Kalecisi Mehmet Emin'in sakatlığının geçmesi ile kalesine güven gelen Çetinkaya buna bir de Kemal Uzunoğlu'nun katılımı da eklenince daha sağlam bir takım görüntüsü verdi. Kamp dönemi geçirmeyen, hiçbir hazırlık maçında oynamayan ve daha 3-5 gün önce affedilen Kayhan'ın oyunun ilk yarısında sahaya sürülmesi yanlış bir karardı ve hazır olmayan Kayhan'ın eski Kayhan'dan uzak görüntüsü de bunu teknik direktör Turan Altay'a anlatmış oldu. Sürekli yedek oturtulduktan sonra ilk 11'de maça başlayan Küsbeci'nin rakip savunmayı yıpratma ve gol vuruşlarındaki becerisi yanında Türk Gücü savunmasının bel kemiği Abbas'ın kırmızı kart görmesindeki etkisi de düşünülürse takımda olmasının ne kadar isabetli bir karar olduğu görülür. Aslında 10 kişi kalan Türk Gücü karşısında Çetinkaya'nın çok daha üstün olması gerekiyordu. Oyunun daha önce kendi lehine çevirmeliydi. Eksik oynayan rakibi karşısında bu kadar pozisyon vermemeli, rakip futbolcuları kalecisi ile burun buruna bırakamamalıydı. Türk Gücü'nün beceriksiz golcülerinin atmayı başaramadığı golü kalelerinde görselerdi maç sonuna yansıyan sevinç gösterileri yerine yıkıcı bir depremi yaşamış olacaklardı.
Geçen hafta Bağcıl karşısında son dakika golü ile tek puanı kaybeden Türk Gücü, Çetinkaya karşısında da ayni trajediyi yaşadı. Yine son dakika golü, yine puansız bir maç. Nikolou'nun Bağcıl maçında duygusallığından kaynaklandığını zannettiğim ancak bunu huy haline getirdiğini Çetinkaya maçında da gördüğüm kapris dolu topla oynama sevdası, ilk kez resmi bir maçta oynayan Yanchev'in beklenmeyen kötü futbolu, Hasan Özgür ve Osman'ın takımı yıkan gol kaçırmaları sonuçta Türk Gücü'nün zirveden iyice uzakta kalması noktasına getiren süreçti. Çok kötü oynamadan sürekli yenilmek ve puan kaybetmeye bakalım Mağusa'lılar daha ne kadar dayanacaklar.
|