|
Futbol Federasyonu seçimlerinin üzerinden 11 gün geçti. Toplantı üstüne toplantı, Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün ile Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal arasında mekik dokuyan 1. Lig kulüp başkanları, federasyonun topladığı 2. ve 3. Lig kulüp temsilcileri, Futbolcular Derneği ve Hakemler Derneği yöneticilerinin ziyaretleri yoğun gibi görünen ancak aslında bir kaşık suda koparılan fırtına misali gelişmelerdir.
Bugün değil, testi kırılmadan uyardığımız, reform yapılmak istenirse kulüplerin kurumsallaşıp alt yapı olanaklarının güçlendirilmesi ve genel kurulda temsiliyetin değiştirilerek herkesin eşit oy hakkına sahip olmayacağı Futbol Yasası ile düzenlenmiş bir sistem yaratılması gerekiyordu. Niyazi Okutan federasyonu transfer talimatı ve statüleri düzenlemede radikal ve cesur adımlar attı, ancak sadece ideallerin değil, farklı beklenti, çıkar ve baskı gruplarının seçim sürecinde karşılarına çıkacağını yani alttaki kulüplerin sonuçta belirleyici olacağını tam hesaplayamadı.
Özetle taviz veren, seçime yönelik mavi boncuk dağıtarak, popülist yaklaşım gösteren, ince noktalardan damara giren Ömer Adal nabza göre şerbet vererek görevi devraldı. Şimdi de belirli yumuşak inişler, geri ve üçlü dönüşlerle havuzun devamı için çaba sarf ediliyor. Önce futbolcular transfer talimatının özüne dokunulmaması konusunda sert çıkış yaptı. Ardından 1. Lig kulüpleri atılan adımların geriye götürülmemesi için görüşmeler dizisi başlattı. 2. ve 3. Lig kulüpleri de kendi açılarından gelişmeleri değerlendirerek federasyona isteklerini bildiriyor.
21 Haziran'da yapılan genel kurula dönüş yaparak Ömer Adal'ın eleştirilerine bakalım; kulüpleri iflas noktasına götürdüğünü iddia ettiği transfer talimatında köklü değişikliklerden bahsetti. Kulüp yetkilileri "Batma yok, sistemi elleme" diye karşı çıktı. Adal, devletin 2.milyon 500 bin YTL'lik havuza katkı yapmasına şartlar koşmasını özerkliğe darbe olarak yorumladı ve "işimize kimseyi karıştırmayız" demişti. Şimdi Öntaç Düzgün ile havuzun devamı için görüşüyor. Projelerini yazılı olarak bu hafta sunacak, uygun görülürse havuza kaynak aktarılacak. Yani seçim vaatlerinden farklı uygulamalara geçiliyor. Bu ülkenin siyasi ve ekonomik durumu federasyonların tam özerkliğini engelleyen, az ama çok devlete bağımlılığı getiren gerçekler içeriyor.
Ömer Adal 3. Lig'e dokunmayacaklarını açıklamış seçime farklı önde başlamıştı. Şimdi 3. Lig'in Doğu ve Batı 2 grupta yapılacağını havuzdan pay almayabileceklerini, gelecek yıllarda tekrar konuyu değerlendirebileceklerini ifade ediyor. 3. Lig'den 6 takımın düşürülmemesi de, 2. Lig için 6 takıma oynatılacak play-off da skandaldır, başka ülkede olsa bu keyfi tavıra karşı herkes ayağa kalkar. Şimdi play-off'un oynatılma şekli ve zamanı ayrı bir sorun. 2. Lig'den düşen 4 takımın transfer dönemindeki konumu esas sorundur. Bu kulüplerin transferdeki pozisyonu ne olacak? 3. Lig kulübü sayılacaklarsa, sözleşmesi biten 25 yaş üstü bir futbolcu 3 bin sterline, 25 yaş altı bir futbolcu 4 bin sterline başka kulübe gidebilecek. 15 Temmuz'a ertelenen transferin başlama tarihine kadar bu anomalilerin netleşmesi lazım. Yabancı futbolcuların 1. Lig'de 4, 2. Lig'de 3 olması konusunda kulüplerle büyük oranda yakınlaşma var, diğer sorunlarda gel gitler yaşanıyor.
Ömer Adal genel kuruldaki 55 dakikalık konuşmasında, 10 yıllık görev döneminde deneme yanılma yöntemini uyguladığını ifade etmişti. Yönteme devam; rüzgara göre hareket, deneme yanılma ve yap boz tahtası.
Sentetik çim zeminler
Futbolumuzda yapılanma adı altında kısır döngü devam ederken futbol sahalarının zeminleri konusundaki çalışmalarda gelişmeler var. Çim zeminleri yıllardır idame ettirememenin ve büyük masraflara yol açan bu uğraşların sıkıntısını çekiyoruz. Bu açıdan sentetik çim zeminlere yönelerek maliyeti daha yüksek ancak ortalama 10 yıl garantisinin olması nedeniyle pratik bir çözüm düşünülüyor. Ülkemizin iklim ve bakım imkanlarını göz önünde bulundurursak olması gereken bir çözümdür.
Ankara'da geçtiğimiz yıl yoğunluktan dolayı çok yıpranan 19 Mayıs Stadı'nın zemini FİFA onaylı sentetik çim yapılıyor. Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında da bu zeminler kullanılacak. Bizde Gönyeli, Görneç, Balıkesir ve Karaoğlanoğlu sahalarının sentetik çim yapılması gündemde. Gönyeli'de geç bile kalındı öncelikli olmasına kimse itiraz edemez. Karaoğlanoğlu'na sentetik zeminle tribün yapımı ve Görneç'in sahasına sentetik zemin için katkı yapılacağı açıklandı.
Bu konuda kim, hangi kriterleri göz önünde bulundurarak son sözü söylüyor? Attila Topaloğlu, Canbulat ve Girne 20 Temmuz Statları gibi çok kullanılan tesislere sentetik çim zemin yapımına neden başlanmıyor? Yoksa burada da deneme yanılma yöntemi veya başka yöntemler mi uygulanıyor? Sistemsizliğin bir sistem olarak kabul edildiği bir ülkede her şey olabilir, aslında bunlar sürpriz gelişmeler değil.
|