Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Batı grubunda büyük çekişme

YORUMLANANLAR
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]



BİR YASTIKTA 50 YIL

Eğer mutlu olmak istersan

birbirini sevecen 

Kemal Gözügüzel: ‘Neneni ilk gördüğümde güzel bir bayanıdı. Vuruldum gendine. Görürkandan gızı gittim gendim istedim’.

Zalihe Gözügüzel: ‘Deden da onun içinde çalışırmış ama gonuşmuşluğumuz yoğudu. Görürdüm gendini böyle boylu-poslu yakışıklı bir genç.’" 

Ali Atamer - Gülten Özyakup

   Cumartesi 09:06
   4 Ekim 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

Üç kere göçmen olan ve maddi manevi bir çok zorluğa göğüs geren 55 yıllık evli Zalihe-Kemal Gözügüzel çifti, yeni evlilere birbirinizi severseniz herşeyin üstesinden gelirsiniz mesajı veriyor... 

Demirhan'da ikamet eden çiftimiz tüm sevecenlikleriyle ve içtenlikleriyle programın başından sonuna kadar bizlere keyifli dakikalar yaşattılar. Sevinçliriyle, hüzünleriyle 55 yıl aynı yastıkta geçen bir ömrü paylaştılar bizimle, nenemiz ve dedemiz. Onlara bir yastıkta nice yıllar diliyor, mübarek ellerinden öpüyoruz.

KIBRIS: Bizlere kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Z.G: İsmim Zalihe. Babam da Süleyman. Aytuma'da doğdum. Yani Güney'de Limasol bölgesinde. Babam Paramal'lı, annem da Aytumalı'ydı. Büyüklerimin bana anlattığına göre babam annemi bir gün çok fena dövmüş. Bunun üzerine nenem annemi da alıp aytuma'ya geri döndüler. Ee hal böyle olunca ben Paramallı'da babamın eline galdım. Tabii babam çobanıdı ya bana bakacaktı ya da işine, gücüne. Ben bir aylıkken Lefkoşa'dan halalarım geldiler aldılar beni götürdüler Şeher'e.

K.G: Ben 1928'de Asumalı köyünde doğdum. 4 kardeştik. İlkokula gittim ve bitirdim ama sonra devam edemedim çünkü şartlar müsait değildi. Çok fakirlik vardı eskiden o yüzden devam edemedim. İlkokulu biti-rinca başladım traktör süreyim. Zencirli traktörler vardı onlardan sürerdik. İşten vakit bulduğumuzda da ge-zerdik. Leymosun'a sinemalara, panayırlara giderdik. Napacan tek eğlencemiz oyudu.  Panayırlarda böğrülce, ceviz-badem satarlardı. Eğlence-meğlence yoğudu şimdiki gibi...

Kıbrıs: Zalihe neneciğim senin gençlik-bekarlık yıllarından hatırında kalan bizimle paylaşabileceğin güzel anılar var mı?

Z.G: Bekarlıkta ben Lefkoşa'da gezerdim. Uzun yola giderdik şu dadlıcılar, lokmacılar vardı ora. Hem da bisikletlerinan gider yerdik dondurmalarımızı ondan da sinema görmeye giderdik. Anamız bubamız bizi tembihlerdi. Aman ha erkek görürsanız başınızı galdırmayın, eğer arkanızdan gelen varsa koşarak gaçın derlerdi. Ne zaman ki 18 yaşında oldum gaçtım gittim öbür halalarımın yanına. Çünkü onların maddi durumları daha eyiydi. Neysa ben başladım rumların bahçelerinde çalışmaya. Meğerlim deden da onun içinde çalışırmış ama gonuşmuşluğumuz yoğudu. Ama görürdüm gendini böyle boylu-poslu yakışıklı bir genç. Sabahları ciracıklarınan hep toplanırdık bir araya da gonuşurduk. Ama deden hiç gonuşmazdı. Arkadaşlar da şaka yapıp gülerlerdi. Bir da bakan senin talihin bu genç olur derlerdi bana. Ben da kim alacak bunu derdim istemem. Ama Hiçbir zaman büyük gonuşmayacak insan. Ondan sonra işte kısmetin olur. Kemal dayın bu durumları ailesine söylemiş. Ama ailesi "biz bilmediğimiz gıza seni vermeyik, biz sana daha iyisini buluruk" demişler. Bunun üzerine deden da yalnız başına geldi beni halalarımdan istedi. E işte kısmetdi, oldu.

K.G: E napayım da gidip istemeyim. Neneni ilk gördüğümde güzel bir bayanıdı.Vuruldum gendine. Görürkandan gızı gittim gendim istedim.

Z.G: Aldı valizini geldi..

K.G: Aldım benda valizimi gittim ora..

Z.G: Dakdık yüzükleri ondan sonracığıma nikahı da gıydık. Ne dünürcülük ne da bişey.

K.G: Çünkü benim ailem gabul etmediydi Zalihe neneni. Benda işte gaçtıydım evden gittim hanımımın yanına.

Kıbrıs: Düğün-dernek oldu muydu?

Z:G: Nikahı gıydık işte bitti. Nikahı Leymosun'da gıydık. Tanıdıklar, şahitler geldi ama şimdi hepsi öldüler anam. Nikahımız modern oldu. Ben gelinlik geydim, dedenda damatlığını geydi da gittik fotoğraf çektirelim. Bir tek o galdı yanımıza.

Kıbrıs: Geçiminizi sağlamak için karı-koca beraber mi çalıştınız?

K.G: Evlendikten sonra gene bahçelerde traktör sü-rerdim, ondan sonraları fabrikalarda portakal, limon paketlerdim. İşte öyle

Z.G: E deden beni gomadı çalışayım. Zaten her sene 1 çocuk ettim nere çalışacaydım anacığım. Biz çok zor çektik be evlat. Tam 3 kere göçmen olduk. EOKA zamanı olduk, 63'de Türkiye'ye gittik ve tekrardan geri geldik. Bura gelinca yıkılan evimizi yavaş yavaş onarmaya başladık. Tam girdik ceyizlerimzinan evin içne 1974'de gene göçmen olduk. Bu sefer da ingiliz üslerine götürdüler, ordan Adana'ya uçağınan, daha sonra da baslarınan İskenderun'a gittik. 18 gün galdıktan sonra bizi gemilere bindirdiler ve bu köye getirdiler. Beğenen galdı beğenmeyen başka köyde ev buldu gitti. Bu evin içine gelinca herkes ganimetlere gonarkan biz da 1 iğne, 1 fincan bile bulamadık. Bir yatak görmedik. Hep yerlerde yattık. Ondan sonracığıma bize verdilerdi 2-3 dane tahta hem 5-6 dane pataniya da yatardık üstünde onların. Ahınan-vahınan geçti işte.

Kıbrıs: Peki bu kadar zor geçen yaşam mücadelesinin yanında kendiniz için eğlence yaratır mıydınız?

Z.G: Uuu çok gezdik-tozduk dedenla. Kemal dedenin bir motorcuğu vardı binerdik onun üstüne te giderdik Trodos'lara gadar. Ama çocuklarımda beraber. Bir budumda biri diğer budumda obür evladım gezerdik. Sinemalara mı isten, de-nizlere mi isten. Bu konuda memnunum çok ama birazcık içki içerdi.

K.G: Gonyak içerdim hem zivaniya.

Z:G: Bir defa gandırdı beni da 1 bardak içeyim dedim sarhoş olduydum.

K.G: Çok şükür gezdik, yedik-içtik, muhabbetliydik yani. Gavgamız galabamız olmadı.

Z.G: İlk zaman içerdi dışarda, eğlenirdi gelsin eve ona canım sıkılırdı ama bişey demezdim gendine. Hep ben alt galdım. Şimdi öyle değil ki. Birdenbire gavga ederler, boşanırlar evlilik mi denir ona.

K.G: Eğer mutlu olmak istersen birbirini sevecen. Sevgiyi saygıyı eksik etmeycen. Şimdiki genç evli çiftlere ben hiç gabahat bulmam. Hep bütün suç anne-babada. Gençler büyüklerden ne görürsa onu uygular.

Kıbrıs: Dedem bazı konularda birazcık mızırlık yaprmış. Doğru mu zalihe nene?

Z.G: E doğrudur be çocuklar. Dedenin huyu-suyu çok güzeldi. Ama sadece yemek konusunda mızırdır. Hatta rahmetlik gaynanam derdi bana: Be gelin duyarım ki çok güzel geçinrisiniz, mutlusunuz. Ama ben düşünürüm biraz zaman geçinca nasıl dayanacan bu Kemal'a derdi bana. Ben da derdim gaynanama neçin öyle gonuşun bilmediğim bişey var derdim. O da derdi bana: Her yemeği yemez. Atılırdı bu Kemal deden da o taraftan. Eğer derdi beğenmediğim yemeği masaya gorsan yanıma gelme derdi bana. Hakikaten da öyle oldu. 4 sene buyunca bu yemek konusunda çok zorluk çektim. Yoğurt yemez, molohiya, böğrülce, pakla, badadez yemez. Süt içmez. Köyün en yakışıklısını aldın derlerdi gomşular ama huysuzluğu bakımından geçinemeycen derlerdi bana. Ama sabır ettim evlilğim yürüsün diye.

K.G: Bak nenenin mızırlığı yoğudu. İyi bir kadındı.

Kıbrıs: Sohbetimizin sonlarına gelirken, dedemle başınızdan geçen kıskançlık hikayelerini bizimle paylaşır mın?

Z.G: Deden bekarıkan yaptı çapkınlık. Ama evleninca oturdu. Gençlik işte. Ama çok kıskançtı. Kısa gollu bırakmazdı geyeyim.Managül hayatımda sürmedim. Çorapsız dışarı çıkmadım. Deden bu konuda mızırdı. Ama şimdi geyerim kısacık. E şimdi nesdersam geyerim ama ahım gitti vahım galdı.

K.G: O zamanlar adetler öyleydi.

Z.G: Bir hatıramı daha paylaşayım sizinle. Bir gün köye bir italyan ailesi çiftlikte işlemeye geldi. Dedeninan ahbap oldular. Bindiler motora gittiler bir gün çarşıya. İtalyan karısın aldı kısa gollular buluzlar. E bizimki da gördü aldı nesine olduysa. Dedim gendine hayırdır kısa gollular buluzlar falan dedim. E gördüm italyan aldı ben da alayım dedim. Neysa ben bilirim aldı bana onları ama bırakmaycak geyeyim. Her neysa akşamüstü oldu geyinip-guşanıp gezmeye gideceyik. Ama ben ikide galdım geyeyim mi yoksa geymeyeyim mi. İtalyan garısı der bana, 'gey da tamamdır aldı sana bak ne güzel buluz-lar'. Ben da uydum ecnebinin aklına geydim. Baktım Kemal dayın gelir  eve doğru. Benda hemen gaçtım saklandım. Geldi buldu beni odada koltukların arkasında saklanırım. Bir bağırma bir çağırma neçin geymişim bunları diye. Hemen çıkardım buluzları üstümden alırkandan eline attı ateşe yandı hepsi da. Ben da özür diledim. Aklım kesmedi dedim.  Alt galdım benda hep ve öyle geçindik bunca sene..

Diğer Cumartesi Keyfi haberleri
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:14   “Söyleşi” İki ‘Altın Portakal’lı, Başarılı Oyuncu “Oktay Kaynarca”
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:14   “Retro” Geçmiş zaman olur ki… ‘Araba Sevdamız’dan öncesi...
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:13   “Politika” Yaşanası Dünya!
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:13   “Gezi “ Komodo Adası
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:12   Duyduk
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:12   Yaylım ateşi...
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:12   Müzik
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:11   [Kitap] Poetika
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:10   Sağlık Pınarı Aşırı Alkolün Zararları...
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:10   “Sinema” Issız Adam
   713 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yorum Sayısı:   4
  Mustafa Yalçınkaya         - İstanbul 19 Aralık 2008, Cuma 16:48 
Modern çağların isimsiz büyük aşklarına sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Allah sizi birbirinizden ayırmasın. Sizin gibi insanlar bizim gibi iş stresi içinde bu yürlü sevdaları görmezden gelen bizlere ışık tutuyorsunuz ve bir anlamda aslında insanı insan yapan en önemli şeyin Sevgi olduğunu bir kez daha gösteriyorsunuz.
  beren sarf         - izmir 19 Kasım 2008, Çarşamba 09:37 
nice mutlu yarınlara ...filiz hanım dejenere fıkrıne katılmıyorum günümüzdede harika evlılıkler var ..genellleme dogru olmaz...siz cokmu mükemmelsınız acaba bu konuda ??
  filiz gümüş         - antalya 09 Ekim 2008, Perşembe 12:35 
umarım daha nice güzel seneler sizlerle olsun ve biz lerede örnek olsunki evlilik kurumunun ne kadar degerli ve ilişkilerin ne kadar cidiiye alınmasını şimdi ilşkiler dejenere oldu bence ya sizce ???????????????????
  sevdaersin         - kibris 06 Ekim 2008, Pazartesi 15:49 
daha nice senelere


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Mehmet RATİP

Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuz...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital