Sanat insan ruhunun vazgeçilmezi… Müzik dinlemeyen, karşısında duran bir tabloyla iglilenmeyen, tango yapan br çifti görüp de heyecanlanmayan hiçbir varlık, tam olarak insanlığını yaşayamaz…
Sanatın her dalı birbirinden etkileyici, ama bence aralarında en vazgeçilmez olanı, insan ruhuna en fazla işleyeni sinema…
Bu hafta işte bu hayranlık uyandırıcı sanatla ilgili önemli bir festivali, Altın Portakal Film Festivali’ni, konuk ediyoruz…
Çünkü bu sene Altın Portakal yarışında Kıbrıs’tan 3 yönetmen var…
Tarihin Hızlandırdığı Ada ile Can Sarvan, Nokta ile Derviş Zaim ve Kayıp Otobüs ile Fevzi Tanpınar...
45. Altın Portakal Film Festivali 10-19 Ekim 2008 tarihleri arasında gerçekleşecek…
Dünyanın önemli film festivallerinden biri olan Altın Portakal Film Festivali, her sene önemli konuklara ev sahipliği yapıyor…
Bu sene de dünyanın en ünlü yönetmenlerinin birbirinden güzel filmlerine ev sahipliği yapacak festival… Umudumuz, adamızdan katılan tüm yönetmenlerin yarışmadan ödülle dönmesi…
Derviş Zaim: Nokta.
Derviş Zaim’in geleneksel minyatür sanatını içeren Cenneti Beklerken’den sonra çektiği son filmi, bir zamanlar işlediği bir suç yüzünden azap çeken ve çektiği azaptan kurtulmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. Ahmet, yakın bir arkadaşının ön ayak olması ile tarihi değeri yüksek bir Kuran’ın çalınmasına istemeden bulaşır. Ancak kalkıştığı iş onu hiç istemediği bir noktaya sürükler. Geleneksel Osmanlı hat sanatının da organik bir biçimde dahil olduğu film, tıpkı bu sanat gibi tek ve kesintisiz bir plandan oluşuyor. Nokta, içeriğinde suç ve ceza, görev ve sorumluluk, kötülük, gelenekten yararlanma gibi konuları tartışmaya açıyor.
Can Sarvan: Tarihin Hızlandırdığı Ada
Fransız kültür teorisyeni Paul Virilio, çağımızın ‘hızlandırılmış hakikatler’ çağı olduğundan bahseder. ‘Hakikatin hızlandırılması’, tarihin hızlandırılması ile doğrudan bağlantılıdır.
Dünya tarihi, eski Sovyetler Birliği’ne karşı kapitalist ülkelerin topyekun savaşa davet edildiği, Soğuk Savaş’ın başladığı yıl, 1947’den bu yana hızlandırılmıştır.
Parçacık fiziği alanında yapılan çarpıcı keşifler, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi Yeni Dünya Düzeni’nde de siyasal mühendisliğin biçimlenmesine ve tarihin hızlandırılmasına esin kaynağı olmuş gibidir. Soğuk Savaş, Kıbrıs Adası’nda hızla etnik çatışmalar, bir cumhuriyet, bir darbe, bir çıkartma ve bir de bölünme hediye eder. Eski Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılı itibariyle Soğuk Savaş biter. Yeni bir dünya kurulacak ve bu yeni dünyanın yepyeni bir düzeni olacaktır.
Kıbrıs da bu yeni düzene hızla girecektir. Belgesel, Kıbrıs Sorunu’na dair fikirlerine ve Kıbrıs’taki köklerine dayanarak, geçen sene yitirdiğimiz Kıbrıslı Türk düşün insanı Ulus Baker’in anısına ithaf edilmiştir.
Fevzi Tanpınar: Kayıp Otobüs
Mayıs 1964’te Larnaka’dan ayrılan ve bir daha dönmeyen “Kayıp Otobüs”, ayrılışının 43. yıldönümünde iki toplum arasındaki gerilimin tırmandığı yılları, tanıkların anlatımıyla günümüze taşıyor. Kıbrıs’ın son elli yılına mal olan dramlardan sadece biri olan bu olay, tüm kayıpların ve kayıp ailelerinin yaşadıklarına ve Kıbrıs Türkünün saklı tarihine ışık tutuyor. D.Ö. |