Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]



GEZİ Aranızda Kite Board Yapan Var mı?

Denizde fırtına gibi esebilir, hatta taklalar atabilirsin!

Aysun Pekşen

Geçen gün eşim televizyonun kumandası elinde kanaldan kanala gezerken; Extrem TV’de  önce İstanbul’un Kilyos sahillerini, sonra Arzu Taylan’ın  İngilizce röportajını görünce, elimdeki gazetemi bir yana bırakıp izlemeye başladım.  Herkesin, ne alaka, dediğini duyar gibiyim.  ‘Kiteboard’dan bahsediyorum… Yani, uçurtma sörfü...  Paraşüt benzeri kumaştan yapılmış bir uçurtmayla,  ‘board’un (tahtanın) üzerinde denizde alabildiğine yol alıyorsunuz. ‘Board’un ayaklarında, elinde uçurtmanın ipleri, rüzgarın gücünü de arkana aldın mı, kim tutar seni?.. Denizde fırtına gibi esebilir; hatta taklalar atabilirsin!..

   Cumartesi 10:15
   11 Ekim 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Televizyonda seyrettiğim, Jim Beam Kiteboard World Cup’un Türkiye ayağıydı. (Uluslararası Kiteboard Birliği) 4. ayağı Türkiye’de yapılan yarışmanın, önceki  ayakları Fransa, İtalya ve İspanya’da tamamlandı. Türkiye’de 7. kez yapılan bu organizasyona, Türkiye dışından da çok sayıda sporcu katıldı. Yarışmanın sonraki ayakları; Portekiz, Fas, Brezilya ve Yeni Kaledonya‘da tamamlanacak. Anlayacağınız dünya çapında büyük bir organizasyon. Bana canlı seyretmek kısmet olmasa da, yabancı bir spor kanalında İstanbul sahillerini görmek, Türk sporcularla yapılan röportajlar  falan... Bu sporu yapmaya çalışmış biri olarak beni  mutlu etti. Dünyada oldukça yaygın olan bu sporu Türkiye’de yapan sayısı, maalesef Amerikan futbolu oynayanların sayısı kadar bile yoktur. Kıbrıs gibi rüzgar zengini bir ülkenin semalarında, süzülen bir ‘kiteboard’a da henüz rastlamadım. Gelelim benim ‘kiteboard’ macerama: Hiçbir tatilimde; otelde sadece yemek yiye-rek ve güneşlenerek zaman geçirmedim. Yaklaşık iki sene önce iznimin bol olduğu bir dönemde; hep düşünüp ama ertelediğimiz, Fethiye kıyılarını dolaşmaya karar verdik. Bütün gün deniz, kum, güneş bizi sıkar düşüncesiyle; Fethiye’de ne var, ne yok araştırması yaparken, ‘Fethiye Surf Center’la internette tanıştık. Topladık bavulumuzu, atladık  Dalaman uçağına… Sabah sabah, soluğu Çalış Plajı’nda aldık. Kendimizi tanıttık ve ‘kiteboard’ öğrenmek istediğimizi, bir hafta kadar oralarda olacağımızı söyledik. Konuştuğumuz kişi, Türkiye kiteboard  şampiyonu Taner Aykut’tu. (2008 The Marmara Kiteboard Festivali’nde yine bi-rinci oldu.) Bize tebessüm ederek, ‘Tabii  neden olmasın, bir haftada belki ‘board’un üstüne çıkabilirsiniz’ dedi. Tabii ben,  olayın biraz ‘Fransızı’ olarak sadece güldüm. Nerden bileyim gülünecek bir olay olmadığını!.. Ertesi sabah saat 09.00 gibi gelmemizi, şansımız yaver giderse; yani rüzgar varsa, çalışmalara başlayabileceğimizi söyledi.

Ertesi gün Surf Center’da buluşmak üzere anlaşıp, Fethiye - Hisarönü’nde internetten bulduğumuz otele doğru yola çıktık. Oteli telefonla arayıp, geldiğimizi ve yerlerini tarif etmelerini istedik. Otele vardığımızda ise henüz otelin açılmamış(!) olduğunu gördük... Biz şaşkın şaşkın çevreye bakarken,  yanımıza otelin müdürü geldi. Küçük bir yanlış anlama olduğunu, aslında bizi beklemediklerini ama istediğimiz odayı pardon(!) ‘suit’i seçebileceğimizi söyledi. Yani, otelin ilk ve tek müşterisi bizdik!.. St. Nicholas Hotel Delux Suit  Hisarönü’nde muhteşem bir yerde. Ölü deniz’e tepeden bakan bir havuzu var dersem nasıl bir manzarası olduğunu hayal edebilirsiniz. Odasının ortasındaki jakuzisiyle de, inanın bana uzak doğu otellerine taş çıkarır. Ertesi gün, sanki tatilde değilmişiz gibi sabahın köründe kalkıp, saat dokuzdaki çalışmamız için yola koyulduk. Surf Center’a geldiğimizde diğer çalışanlarla da tanıştık. Çalışanlar ya kuzen ya da kardeş. Burası, tam bir aile şirketi…  Samimi bir aile ortamı içinde kurs alıyorsunuz. Bize verilen bir saatlik teorik dersin ardından, elimize tutuşturulan ‘kite’ların küçük versiyonları ile karada ilk çalışmalarımıza başladık. Çevrede, acemilik aşamasını geçmiş, büyük ‘kite’larla karada çalışanlar, hatta suya girenler vardı. İşi ilerletenleri suyun üzerinde, uçarcasına yol almasını seyretmekse son derece keyifliydi.

Benim bu işi pek kıvırabildiğim söylenemez; zira, ‘kiteboard’u elime aldığımın ilk dakikasında onunla  birlikte uçuyordum. Öğrenilmesi gereken ilk hareket,  havada sekiz yapmak ve dengeyi korumaktı; ama bu görüldüğü kadar kolay bir şey değilmiş… Ben denge özürlü çıkınca, baktım ki olacak gibi değil, hep merak ettiğim rüzgar sörfüne geçiş yaptım. Bir saatlik dersten sonra, tüm denizler benimdi. Bata çıka, düşe kalka yol aldım. Laf arasında o kadar marifetli çıktım ki olmaz olanı başardım, öğrenci ‘board’unu ters düz ettim. Az biraz bu işten anlayanlar bilir; bunu başarmak gerçekten zordur !..

Boş bir günümüzde de Kelebek Vadisi’ne gidip,  geçmişi yad ettik. Bundan 10 sene önce, çadırlarda kalıp kamp yaptığımız Kelebek Vadisi’ne, bu defa dağların üstünden baktık. Kıyıda hala çadırların olması ve kıyının ve doğanın korunuyor olması beni şaşırttı ve sevindirdi. Değişen tek şey; dağın sırtına, Kelebek Vadisi’ne kartal gibi tepeden bakan butik otellerin yapılmış olması…

Çalış Plaj’ın da zaman zaman rüzgar bekleyerek, zaman zaman suda debelenerek üç-dört gün geçirdik. Sonradan nereden estiyse, hadi Alaçatı’ya gidelim, dedik. Alaçatı rüzgarının bol ve denizinin sığ oluşuyla bulunmaz bir sörf merkezi. Alaçatı’da tatil, lavanta ve adaçayı kokuları içinde, taştan binaların arasında uzanan daracık sokaklarında gezinip, lokantalarının  yola taşan masalarında, zeytinyağlılardan kurulu bir sofrada yemek yemek ve sörf yapmak demek. Butik otel kültürünü benimsemiş Alaçatı’da, sezon döneminde boş oda bulmak neredeyse imkansız. Biz şans eseri birilerinin son anda iptal ettiği bir yere, bir anlamda konduk!.. Kaldığımız Manastır Otel’de, yine bütün Alaçatı otelleri gibi taş binadan yapılmıştı. Otelin görünüşünün oldukça hoş; fiyatının ise oldukça uygun  olduğunu belirtmeliyim ...

Sörf yapmayı düşünenler varsa; Alaçatı’da, rüzgar ve ‘kiteboard’un kurs ücreti, Fethiye’deki fiyatların  neredeyse iki katı kadar. Buna karşın, ortamın çok daha elit olduğunu kabul etmek lazım. Bir çok sörf okulu var, ama denizde adım atacak yer yok. Sörf yapanları, kocaman Akdeniz salatasını mideye indirirken  seyretmekse çok zevkli. Ben öyle yaptım !..

 

Diğer Cumartesi Keyfi haberleri
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:14   “Söyleşi” İki ‘Altın Portakal’lı, Başarılı Oyuncu “Oktay Kaynarca”
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:14   “Retro” Geçmiş zaman olur ki… ‘Araba Sevdamız’dan öncesi...
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:13   “Politika” Yaşanası Dünya!
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:13   “Gezi “ Komodo Adası
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:12   Duyduk
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:12   Yaylım ateşi...
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:12   Müzik
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:11   [Kitap] Poetika
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:10   Sağlık Pınarı Aşırı Alkolün Zararları...
03 Ocak 2009, Cumartesi   10:10   “Sinema” Issız Adam
   286 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yorum Sayısı:   4
  Ayhan Koç         - Girne 17 Ekim 2008, Cuma 17:14 
Aysun hanım güzel bir yazı olmuş.
"Kıbrıs gibi rüzgar zengini bir ülkenin semalarında, süzülen bir ‘kiteboard’a da henüz rastlamadım." cümlesinden kıbrısın geri kalmış, HİÇ bu sporu yapan yok sonuçlarını nasıl çıkardınız anlayamadım. Açıkcası bende uzun süredir KKTC de olmama rağmen 1 kez kite surf yapan bir grup gördüm onlarda amerikalı idi.
ayrıca google dan kite kktc - girne - lefke gibi aramalar yaptığımızda yanlızca konu ile ilgili Aysun hanımın yazısı geliyor. 3 yıldır yaptığınız sporu bir kez yayınlamadınız mı?
  gokhan borhan         - lefke 16 Ekim 2008, Perşembe 14:35 
sn.Aysun peksen, oncelikle Kibris gazetesi calisani olarak Gazetenizi okumadiginizi anlasilmaktadir.cunku kktc de bu sporun yapildigi ile ilgili haberin 15 Eylul Pazartesi gunku spor ekinde tam sayfa olarak cem dagdelen tarafindan hazirlanmis haberi mevcuttur.Bununla ilgi olarak diger onemli konuda Kite board diye bir spor dali yoktur.KITESURF olarak bilinen bu surf stili yaygin olarak lefke bolgesinde yapilmaktada olup bununla birlikte windsurf icinde en uygun kosullar bu bolgede bulunmaktadir.Bizler grub olarak Aspava plaji ile yayla koyu sahildeki plajda windsurf ve kite surf aktivitelerini gerceklestirmekteyiz.Dediginiz gibi Akdenizin ruzgarli denizleri bos degildir..Ancak arastirmadan yapilan bir takim haberler sayesinde bos kalabilir..arzu ettigimiz olay ise adada bu sporun yapildigi ve egitiminin verilebilecegini ve meraklilarinin turkiyedeki merkezlere yonlendirelmemesiydi...
ruzgarinizin bol olmasi dilegi ile.......
  Aysun Pekşen         - Girne 16 Ekim 2008, Perşembe 10:55 
Kite surf'u tanıtmak ve destek vermek amacıyla yazmış olduğum yazıda, Kıbrıs'ta bu sporu yapan var mı diye sormuştum ? Cevap için teşekkürler. Saygılarımla...
  Halit Tansoy         - gemikonağı 14 Ekim 2008, Salı 11:50 
kıbrısta böle bir sporun olmadıgını tabii ki bilemezsiniz.sadece evinizde oturup tv seyrederek te öğrenemezsiniz.K.K.T.C'de 3 yıldır bu sporu yapan insanlar var.Ayrıca denize girmek için gittiğiniz sahiller kiteboading yapmak için de uygun deildir.bu sporu kıbrısta yaymaya çalışan insanlar olarak böyle bir haber bizi derinden üzdü.Unutmayın ki k.k.t.c. sizin düşündüğünüz gibi geri kalmış bir ülke deildir.bizler birçok şeye sahipken sizlerin daha haberi yoktu.lütfen haber hazırlarken daha dikkatli ve araştırarak yapalım. her kalemi eline alan yazar deildir.saygılarımla.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Mehmet RATİP

Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuz...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital