|
İlk yarısı deyim yerindeyse "kör dövüşü" geçen karşılaşmanın, ikinci yarısında Bağcıl'ın savunma hatalarının peş peşe gelmesi, Albert'in ve Mehmet Göktaş'ın da bu hataları değerlendirmesi, bir anda kötü oynadığı ama kalesinde hiç pozisyon vermediği karşılaşmadan üç puanla ayrılmasını getirdi.
Zirvede olan ve zirveye oynayan iki takımın ilk 45 dakikadaki oyunu gerçekten hayal kırıklığı yarattı. Pas yapamayıp topu olumlu kullanamayan, hücumda çoğalamayıp çok pas hatası yapan, eskilerin deyimiyle "mahalle futbolu" dediğimiz bir yapı.
Futbolun hatalar oyunu olduğu bir gerçek. Tansiyonu yüksek ve özellikle zirve yarışını yakından ilgilendiren bu gibi karşılaşmalarda, futbol ne kadar kötü oynansa bile az hata yapan daha avantajlı olur. Bağcıl ilk yarıda ne kadar disiplinli ve savunmasına önem veren futbol anlayışını sahaya yansıttı ise ikinci yarıda tam tersi, savunmada bireysel hatalar yapıp kendi kazmış olduğu kuyuya düşmüş oldu. Tabi bunda en büyük etkenlerden bir tanesi, ilk yarıda sakatlanıp oyun dışında kalan Aysın'ın yerinin doldurulmaması oldu.
Albert'in iki dakikada gelen golleri sonrası, moral motivasyon olarak, Lapta sahanın her alanını kullanan takım görüntüsü çizdi. İlk yarıda rakip kalede zor gol pozisyonu bulan takım, bir anda rakibin demoralize olmasıyla sayısız gol pozisyonu yakalamaya başladı. Tabi, Lapta'nın en büyük sorunu yedek kulübesinin zengin olmamasıdır. Forvette Albert çok hareketli. Savunmaları hataya zorlayan oyun tarzı var. Ama yanında oynayan Marko, ilk goldeki asisti dışında, girmiş olduğu net gol pozisyonları gole çeviremezken, birçok topu da ezen futbolcu oldu. İşte bu oyuncunun alternatifli olmaması, Lapta'nın tek zafiyeti. Ama Lapta yine de omurgası güçlü bir yapıya sahip. Kaleci Hasan yine penaltı kurtararak kendinden emin oyun anlayışını sahaya yansıttı. Önünde Hüseyin Amcaoğlu, orta alanda arı gibi çalışan Devrim ve Mehmet Göktaş, en ileride de Albert gerçekten birbirlerini tamamlayan oyuncular. Bu omurganın çalışkan ve akılcı oyunu, Lapta'nın galibiyetlerindeki en önemli unsur.
Bağcıl, savunma anlayışını geliştirdiği gibi hücum anlayışını geliştiremeyen bir takım. Forvette oynayan Vasilev ve Danniel'i anlayacak çok az futbolcu var. Bu oyuncular ne kadar hareketli olsa bile onlara asist yapacak oyuncu sayısı az. Yani, oyun kurucu futbolcusu yok. Bu oyun anlayışı Bağcıl'ı bugüne kadar getirmiş olabilir ama ligin zorlandığı ve bire bir rakipleri ile oynadığı bu haftalarda hücum varyasyonunun geliştirilmesi lazım. Aksi takdirde zirve hesabı yapması mümkün olmaz. Ama yine de şu andaki ligdeki genel performanslarını alkışlar, 1. Ligde ilk deneyimleri olması dolayısı ile tatmin edici buluyorum.
Maçın hakemi Ecvet Kanatlı, kendinden emin, doğru kararlar vererek iyi bir maç yönetti.
|