Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Dünyanın en pahalı ligi

Zeki KAYALP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Temmuz 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Evet yanlış duymadınız. Ülkemizdeki süper lig dünyanın en pahalı ligidir. Geliri olmayan kulüpler, tribünlerdeki ortalama 200 seyirci sayısı, şımartılan futbolculara sunulan teklifler, oynanan futbol ve yılsonunda açıklanan kulüp bütçelerini göz önünde bulundurduğumuzda, ligimizin dünyanın en pahalı liglerinden bir tanesi olduğunu gözlemleyebiliriz.

Özellikle 1980'li yıllardan sonra sosyal, ekonomik ve sportif değişime uğrayan ülkemizdeki futbol yapısı, kendi kabuğunu kıramayıp bu değişime uyum sağlayamamış, böylece kulüpler ana misyonundan uzaklaşarak, siyasilerin bir numaralı favori alanına dönüşmüştür. Futbolun içinden gelip de siyasi arenada boy gösteren kişiler iktidarları döneminde, bilinçsizce sırf iktidar ve kişisel menfaatleri adına "GOLİFA" zihniyeti yaratırken, muhalifler ise yalnızca eleştiri yaptı. Şimdilerde de ayni rolleri üstlenen aktörlere rastlayabilirsiniz. Ne hikmetse, bu ülkede doğruyu keşfetmek için mücadele vermek, sanki de dünyanın sonuymuş diye gösterilmek isteniyor.

Yaratılan bu çağdışı ve astronomik rakamların döndüğü dünyanın en pahalı ligine getirilmek istenen yeni düzenlemelerden kaçan ve kötüleyenler, esasında rakipleriyle ayni kulvarlarda yarışmak istemeyenlerdir. Geleceğe şüpheyle bakmak toplumsal yapımızın bir parçası haline dönüşmüştür. Ancak geleceği rantlarla görmemek de toplumsal bir parçamız haline dönüşmüştür. İşte, bu noktada seçim yapma zamanı gelmişti. Kulüplerimiz de seçimini mücadele, 'devrimi' tamamlayanlarla 'devrini' tamamladıklarını kabul etmek istemeyenler arasında yapmıştır.

Bencilleşen, rant peşinde koşan, kendi koltuk kavgasını kutsal sayan, verip de denetlemeyen, alıp da denetlenmek istenmeyen, kısacası sporun ruhundan uzaklaşan bir yapının oluşmasından sonra, spor kültürümüz farklılaşmıştır. Bu düzenin vermiş olduğu sıkıntılar içerisinde popülist düşünceden uzaklaşmak, ülke gerçeklerini görüp de hareket etmek, bireylerin çıkarlarından çok ülke çıkarlarının ön planda tutulmasını sağlayacak kişilerin sayısının azalması, bizleri üretkenlikten uzak, rantçı bir toplum haline dönüştürmüştür. Bu yanlışlıkların görülmesi üzerine futbol'la ilgilenen tüm çevrelerin yaklaşık 18 aylık özverili çalışması ile transfer yönetmeliği ve statüler futbol federasyonunun olağanüstü genel kurulunda tartışılarak geçmiştir. Üstelik futbol tarihimizin hiç

bir döneminde yaratılamayan havuz sistemiyle birlikte.

Bu süreç içerisinde birçok tartışmalara tanık olduk. Sonuçta gelinen nokta, mücadele "devrimi" tamamlayanlarla "devrini" tamamladıklarını kabul etmek istemeyenler arasında yaşanıp, sağduyunun galip gelmesidir. Kendilerini Kıbrıs Türk futboluyla özleştirip, hizmet verenleri her zaman takdirle karşılamışım. Ama bir gerçek varsa, bugünkü gelinen yapının başlıca sorumluları da, kendilerini sözde futbola adamış olarak gösteren bazı kesimlerin, dönem dönem şahlanmalarına rağmen kazmış oldukları kuyunun dibine batmalarıdır. Hak ederek kazanmanın çok fazla sevilmeyip benimsenmediği ülkemizde, futbolun kendi değerinin artırılması için top artık kulüplerimizin elindedir. Her geçiş döneminde sıkıntılar yaşanmaktadır. Futbolumuzdaki yeni geçiş döneminde de bazı sıkıntılar yaşanacaktır. Ama bugüne kadar hedefi olmayan kulüplerin, futbolcularına göstereceği de bir hedef olmuştur. İşte havuz işte para, kulüpler futbolcularına "Mücadele karşılığında toplayacağın puanla kendi değerini kendin yarat" diyebilmeli. Zaten, Avrupa futbolunun da temel felsefesi burada yatmaktadır. Futbolcularına bu kriterler çerçevesinde vizyonlarını benimsetenler, uzun vadede başarılı olacak kulüplerdir.

Bugün futbolumuzda ortaya çıkan fark, farkında olanların farkıdır. Dahası, fark farktadır.

   1295 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   SON NOKTA
15 Ağustos 2008, Cuma   Tuhaf işler...
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Üçüncü dünya harbi...
29 Haziran 2008, Pazar   Keçiören Belediyesi, Forest Green ve bizimkiler...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Federasyon seçimi hakkında...
01 Haziran 2008, Pazar   Sponsorluk kongresi ve bizimkiler...
29 Mayıs 2008, Perşembe   Üniversite oyunları ve kendi ligimiz...
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Mağusa'da birleşim...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Bayan Futbolu hakkında...
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Doğa boşluk tanımaz...


Yorum Sayısı:   1
  HASAN MINCI         - LONDON 09 Temmuz 2007, Pazartesi 18:24 
en pahali ligi degil nufusuna gore en cok takimi olan lig bin kisilik nufusta iki takim futbolun icine inen siyaset kipris futboluna zarar verecek


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital