|
Meclisten notlar...
- KDV'DE "DİLİM" POLİTİKASI... Meclis dün 2 yasayı daha geçirdi. Her iki tasarıda da kadrolarla ilgili düzenlemeler olmasından dolayı muhalefetle iktidar arasında "tatlı-sert" tartışmalar yaşandı, ilginç diyaloglar köşemize renk katmaya değer bulundu. İlk görüşülen tasarı İhtiyat Sandığı (Değişiklik) Tasarısı oldu. Kürsüye ilk gelen UBP'nin "kurt" politikacılarından biri olan İrsen Küçük, tasarıda tek karşı çıktığı ek kadrolar konusunu irdelemek için hazinenin durumundan yola çıkarak karşısında oturan Maliye Bakanı Ahmet Uzun'a saldırmakla söze başladı. Küçük, temmuz dönemi KDV iadelerini dahi ödeme güçlüğü içinde bulunan maliyenin bölük-pörçük ödeme planını eleştirerek, "Bu resmen dilim politikasıdır. Parça parça. Ama bu parçacıklar çok küçücük. Maliye sıkışabilir ama yok da dilim dilim" şeklinde konuştu. Küçük, hükümete seslenerek, "Ama kendi kendinizi mi kandırıyorsunuz? Bu yasayla İhtiyat Sandığı'nın personel sayısı 122'den 191'e çıkacak" dedi.
- "GARIŞIK SUYA BENZEN"... Çalışma Bakanı Sonay Adem, yerinden Küçük'e "Sen, devletle, İhtiyat Sandığı bütçesini garıştırdın. Bu gadar yıllık politikacısın Allah, Allah. Garışık suya benzedin ha" diye seslendi. Küçük de "Bir taraftan 400 trilyonluk bütçe açığı olacak, diğer taraftan da istihdam yapıyorsunuz" karşılığını verdi. Adem de UBP'nin bu koşullarda ne yapacağını sorunca Küçük oldukça iddialı bir söylemle "Biz gelince düzelteceğiz" şeklinde konuştu. Adem de önce bir kahkaha atarak "Tilki de yatır, rüyasında fericik görürmüş" benzetmesini yaptı ve ardından "Sen bankaları batırdın, onu söylemen ya" diye de ekledi. Küçük konuyu saptırarak "Bir Otelciler Yasası getirdiniz" demeye kalmadan Adem, "Hade gene" diye araya girdi. Küçük, "Tüzük müdür, yönetmelik midir anlayamadık. Komite 10 defa erteleme zorunda kaldı. 6 milletvekili, komitede, altından kalkamadık" diye şikayette bulundu.
- "MİKROFONA YAKIN ELLER"... Ali Seylani(CTP) söz aldığında, Nazım Çavuşoğlu(UBP) "cevap mı verecen?" diye sordu. Seylani de "Hayır. Bir milletvekili olarak burada konuşmak hakkım" yanıtını verdi. Adem ise "Gonuş Alim gonuş, kıskananlar çatlasın" diye tezahüratta bulundu. Seylani, isim vermeden bazı örgütlerin milletvekili olan sendikacıları hedef gösterdiğini anlatırken sinirli olduğu da her halinden anlaşılıyordu. Seylani, bu konuda TV'lerde program yapan bazı kişileri de işaret ederek, "mikrofona yakın, kalem tutan birtakım ellerin" de benzer bir kampanya yürütmelerinden dem vurdu. Hasan Taçoy(UBP) da laptopuyla oynarken bu söylem üzerine "Kimi şikayet eder ama?" diye CTP'lilere sordu. Seylani, öğretmenin hakkının gasp edildiğini ileri sürenlere protokollerin ilgili maddelerini okuyarak yanıt verirken, Küçük "İhtiyat Sandığı Yasası'nda mı bunlar?" diye alayvari takıldı. Olaya anında el koyan Adem "Gonuş Alim gonuş" diye gaz verdi. Taçoy ise "Ne alakası var bunun?" diye dürtünce, Ahmet Barçın(CTP) "Sen sadece aynı konuyu gonuşun, husol" diye Taçoy'a çıkıştı.
- "NACİ TALAT'IN SÖZÜNÜ SAPTIRDILAR"... Seylani ilgili protokol maddelerini okuduktan sonra "Tüm bunlar mı hak gaspı oluyor?" diye sordu. Taçoy, "Eyi Allah için, hem yazar, hem oynar senaryoyu" dedi; şu konuşmalar yaşandı: Küçük: "Sonay da dinler, görmen", Seylani: "Burası halkın kürsüsüdür. Bu hükümetin yaptığı yasalar saptırılıyorsa, bunları izah etmek de bizim hakkımız", Adem: "Grev nedenidir işte", Küçük: "Sendikalara gulak çevirdiniz", Seylani: "Bunlar kimdir diye bildiri dağıttılar. Rahmetli Naci Talat'ın 'kimdir be bunlar' sözünü de saptırarak yaptılar bunu", Küçük: "Hadiyin açalım sandıkları", Seylani: "Açacayık sandıkları merak etmeyin, günü gelecek". Taçoy: Günüdür".
- BARÇIN'DAN TAÇOY'A "YARAMAZ ÇOCUK"... Attığı laflarla herkesi gülmekten kırıp geçiren Ahmet Barçın söz aldığında, öncelikle İrsen Küçük'ün sendikacılık hakkında bir şey bilmeden konuştuğunu ima eden sözler kullandı. Buna içerlenen Küçük de "Biz sendikacılık da yaptık ama siz daha ilkokuldaydınız" dedi. Barçın ise "Bıraktığınız izler bütünüyle silindi demek" yorumunda bulundu. Taçoy da Küçük'e sahip çıkarak "Usta her zaman ustadır" diye laf attı. Barçın ise söylenecek birşey olduğunda başlarını "guguk guşu" gibi gömmediklerini ve gerçekleri her zaman anlattıklarını söylemeye çalışırken Taçoy yerinden laf atmaya başladı. Buna sinirlenen Barçın, "Hasan bey dinle, dinle Hasan bey. Sen ufaklığında da böyleydin, dinle" diye Taçoy'a çıkıştı. Taçoy da "Dinlerim Ahmedim" karşılığını verdi. Barçın günümüzde her şeye "Arap" gibi "la" demenin moda olduğundan dem vururken, Taçoy yeniden "Bugüne gel" diye laf attı. Barçın, "Küçükten beri yaramaz bir çocuk olduğun için anlama gabiliyetin de galmadı" ifadelerini kullandı. Küçük de bu diyaloglardan dolayı "Çocukluk arkadaşısınız galiba" yorumunda bulundu.
- UBP 1.4 KATRİLYON BORÇ BIRAKTI... Maliye Bakanı Ahmet Uzun, "Taçoy'un ikide birde KTHY'de 8 milyon dolar borç yaptınız" sözlerini hatırlatarak, "O zaman ben de 31 Mart 2007 itibarıyla UBP'nin bize bıraktığı 1.4 katrilyonluk borcu hatırlarım" dedi. Küçük, "2003 sonunu niye vermezsiniz?" diye itiraz edince, Uzun da "Sizin hükümetinizin bıraktığı ve bugüne gelen borçtur bu. 2003'ten bu yana 228 trilyon ödeme yapılmasına rağmen borç 1.4 katrilyondur" izahatında bulundu. Taçoy da "Bunun yıllar itibarıyla dökümünü verin bize" deyince, Uzun elindeki belgeyi başkanlık divanına verdi ve İhtiyat Sandığı'nda devralınan borcun da yine 31 Aralık 2007 itibarıyla 540 trilyon olduğunu söyledi. Küçük bu rakamları duyunca, "Ama o dönemin bağlantıları neydi, ne için oldu, onu da söyleyin" diye araya girince, Uzun "Politika yapmayın. Bunlar irdelendiğinde olması gerekirdi. Ama halk böyleyken Taçoy ikide birde 8 milyon doların hesabını soruyor" şeklinde konuştu.
- BARÇIN HİTLER OLSAYDI ÖNCELİKLİ HEDEFİ BAYRAM OLURDU... Konuşmaların ardından Meclis Başkan Yardımcısı Ahmet Kaşif başka söz isteyen olup olmadığını sordu. Küçük, "Sayın Bakanı dinleyelim da bakalım ne yumurtlayacak, ona göre konuşuruz" dedi. Barçın, Küçük'e, "Ne, canın çektiği zaman konuşacan" karşılığını verdiğinde Mehmet Bayram(UBP), "Ne o Hitler'i de geçtin" şeklinde konuştu. Barçın, "Keşke Hitler olabilseydim. Önce seni ezeceğdim, ama nerde bizde o cesaret" ifadelerini kullandı. Bu sırada eleştirileri yanıtlamak üzere kürsüye gelen Bakan Adem, öncelikle Küçük'e sataşarak "İrsen Küçük gırmızı görmüş gibi saldırdı" dedi ve "Sizin kafanız karışık. Devlet bütçesiyle İhtiyat Sandığı bütçesini karıştırarak bu yanlışlığı yaptınız" şeklinde konuştu.
- "ESKİ HURMALARLA POLİTİKA YAPMAYACAĞIZ"... Bu tasarı ile birtakım hakların verildiğini belirterek bunları sıralayan Adem, ek kadroları bahane ederek buna ret oyu vermenin "işçi düşmanlığı" olduğunu söyledi. Küçük "geri çekin ek kadroları evet diyelim" diye araya girdiğinde Adem, "Siz geçmişte kaldınız, geleceği göremiyorsunuz. Hâlâ eskileri özlüyorsunuz, ama onların altından çok sular geçti" diye sesini yükseltti. Adem zehir zemberek konuşmasında UBP'ye yüklenerek "Böyle giderseniz ufalacaksınız. İrsen Küçük erken seçimden korkuyorsunuz dedi. Merak etmeyin seçime de gideceyik de göreceksiniz o zaman. Bu toplumdan gereken yanıtı alacaksınız" şeklinde konuştu. Küçük, "98'i de unutma" diye laf attı. Adem, "Şu anda toplumda büyük bir değişim ve dönüşüm var ve biz de bunu gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Yok öyle eski hurmalarla politika yapmayacağız. Siz de Hasan bey konuşmalarınıza dikkat edeceksiniz, insanları küçümsemeyeceksiniz. Milletvekillerini hangi rüzgar attı bunun içine demeyeceksiniz, o zaman sizi hangi rüzgar attı bunun içine sorusuna yanıt verirsiniz" diye konuştu.
- "TAÇOY MECLİSE VAHİYNAN ENDİ"... Bu sözler üzerine Barçın, Taçoy'a, "Sen vahiynan endin be bunun içine" diye seslendi; Taçoy da Barçın'a "Sen istiareye yattın" karşılığını verdi. Ali Gulle(CTP) de söz düellosuna katılarak "ABD temsilcisidir Hasan Taçoy" dedi. Taçoy da bu söz üzerine Gulle'ye "Ağzının suyu akar" yanıtını verdi. Adem, konuşmasının devamında, bugün yaşanan durumun müsebbibinin geçmişte bol keseden veren İrsen Küçük ve Mehmet Bayram olduğunu, 5-10 yıl üzerinden emeklilik hakkı vermenin sonuçlarının yaşandığını söyledi. Ali Gulle, "Şimdi zemzem suyuynan yıkandılar" deyince, Adem, "Kim verecek ya bu parayı?" sorusunu yöneltti. Ali Gulle "Anamız" yanıtını verince Adem, "Bunlara, ister sağ, ister sol, isterse ortada olsun, hiçbir siyasi partinin destek vermemesi gerekir. Bu kadar şımarıklığa gerek yok" şeklinde konuştu.
- KAŞİF'İN KULAKLARI AĞIRLAŞTI... Tasarı madde madde görüşülüp oylanırken, Ahmet Barçın, ekteki cetvellerin okunmuş sayılmasını önerdi ancak Ahmet Kaşif'e duyuramayınca sinirlenerek, "Eee gulakların da duymaz artık" deyince salonca kahkahalar koptu. Tasarı oyçokluğu ile geçti. Ardından Dışişleri Dairesi'nin teşkilat yasasında değişiklik öngören tasarı ele alındı. Bu tasarı da kadrolarla ilgili olduğu için UBP'nin eleştirilerine maruz kaldı. Tasarı daha sonra oyçokluğuyla onaylandı.
|