Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
19 Nisan'da seçim var [14]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]



Öğretmen olmak...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hep söylerim siyasi konularda yazı yazmayı sevmem diye; ama, her gün öyle olaylarla karşılaşıyoruz, öylesine bizi üzecek, geleceğimizi eksi yönde etkileyecek uygulamalarla karşılaşıyoruz ki bu küçücük cennet adamızda, kaleminiz isyan eder, “yaz, en azından konunun duygusal yönünü yaz” der...

* * *

Son haftalarda gündemde öğretmen grevleri var. Neredeyse bu sorunla yatıp, bu sorunla kalkıyoruz. Bundandolayı rüyalarımız bile kabusa dönüşmüş durumda... İnanın abartmıyorum...

Evet, konumuz öğretmen grevleri...

Yani hakkını en seviyeli ve olgunlukla tartışabilecek, istediğini asilce elde edebilecek kapasitedeki insanların grevi...

Bu kadar gerekli miydi grev yapmak?..

* * *

Hep söylenir öğretmenlik kutsal meslektir diye... Nedeni malumdur hepimizce...

Öğretmen öğretendir...

Bir çocuk okula başladığı günden itibaren en çok öğretmeniyle birliktedir.

Çoğu çocuk için örnek insan öğretmenidir.

Öğretmen hep saygı duyulan itaat edilen kişidir; çünkü, o hep verir. O alış-veriş yapmaz. Öğrencileriyle veriş-alış’tır arasındaki ilişki... Öğretir, hep öğretir. Öğrencisini yetiştirmek, bilgilendirmek onu gururlandırır...

Kolay mı bir insan yetiştirip bu acımasız dünyaya salıvermek?..

* * *

Yüreği hep kıpır kıpırdır öğretmenin...

Boşuna mı söylenmiş Hz. Ali’den beri “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diye...

Örnekleri çoğaltmak mümkün; ancak, ben size bu örneklerden sadece bir tanesini aktarmak istiyorum ki öğretmenin değerini tahayyül edin diye...

“Beyaz atına binmiş, ordusunun önünde giden Fatih Sultan Mehmet, yanında onu yetiştiren Akşemsettin, Molla Hüsrev ve Molla Gürani ile İstanbul’a giriyor. Türk Ordusu’nu karşılayan şehir halkı yol boyunca dizilmiş, ellerindeki çiçek demetlerini padişaha sunmak için yaklaşıyor. Şehir ahalisi, beyaz sakalıyla, ağır duruşuyla Akşemsettin’i padişah sanıp çiçekleri ona sunmaya çalışıyorlar. Akşemsettin atını geri çekip göz ucuyla Fatih’i göstererek: “Sultan Mehmet odur, çiçekleri ona veriniz” demek istiyor.

Fatih Sultan Mehmet çiçeklerle kendisine doğru yürüyenlere hocası Akşemsettin’i göstererek, “gidiniz, çiçekleri yine ona veriniz. Sultan Mehmet benim ama, o benim hocamdır” diyor.

* * *

Kime nasıl hizmet ediliyor bilemem ama, son grevler bizi derinden sarstı.

Öğretmenlerimiz için söyleyecek sözüm yok; ancak, benim aklım oldum olası böylesi özgür bir ülkede, bu SENDİKA işine hiç mi hiç yatmadı...

ARALIK KAPI

Sevilay SADIKOĞLU

Sonum ne olacak

- bilemiyorum -

Bir yalnızlık sardı dört bir yanımı

Anadan, babadan ayrı kaldım da,

Yar güldüremeden mahzun yüzümü

Beni buralarda koyup gitti ya...

Ne olacak bilmem bu garip halim

Hiç mi gülmeyecek kara talihim?..

O yar bir gün döner diye beklerim

Yüreğim kan ağlar yüzüm gülerken...

Sensiz buralarda yaşanmaz oldu.

Kimi sevdi isem ayrılık oldu.

Yıllardır ağlarım gözüm kan doldu,

Sonum ne olacak bilemiyorum...

Ana, baba, kardaş hazine imiş

Birlikte yaşarken bilinmez imiş.

Bir yar sevdim, bir benzeri yok imiş,

Hepsi gitti, bir ben kaldım burada...

kitap dünyası

yelken açtım özlemlere...

doğumundan ölümüne, her zaman için bir şeyleri anımsar, bir şeyleri yeniden yaşamak ister insan. Çocukluğunu özleyenler de var, delikanlılığının heyecanlarını özleyenler de. Bir sevgili özlenmez mi uzaklarda olunca? Uzaklar değil mi ayıran sevgilileri, savaşlar değil mi ayıran anneleri, babaları, evlatları?.. İnsan ne çok şeyi özler, ne çok şeyi arar, sayısı bilinmez. Örneğin yağmuru, ağacı, barışı, dostluğu, kardeşliği, sevgiyi, sevdayı, dağı, ovayı, denizi özlemek gibi... Bir dağ başında en mutlu anlarda yapılan bir pikniği kim unutabilir?.. Kim şeftali kebabını özlemez ki uzaklarda, çok uzaklarda olduğu zaman?.. Fırtınalarda, karda – kışta, bir yabancı ülkede kim aramaz ülkemizin sıcacık havasını, kim özlemez denizini, insanını ve tümden kim özlemez Kıbrısını?..

Özlemleri anmaya, bir tadımlık yaşamaya yelken açalım dedik. Açalım ve içimize yeniden bıçaklar sokulsun diyelim. Yaşam sürdükçe, sevdalar yaşandıkça, özlemler hep duracak gözbebeklerimizde...

İyi seferler dileklerimle...

Altay Burağan “yelken açtım özlemlere” adını verdiği ve eşi Hidayet’e ithaf ettiği şiir kitabının önsözünde yukarıdakileri yazmış... Kitap Burağan’ın dördüncü şiir kitabı. Bu kitaplar dışında, şairin seçme şiirlerinden oluşan ve azerbaycan türkçesiyle yayımlanan “Sevgi Yağmurları” adlı bir şiir kitabı daha var.

Altay Burağan 2 Ekim 1951 yılında Kıbrıs’ın Baf ilçesine bağlı İstinco köyünde doğdu. İlkokulu aynı köyde, ortaokul ve liseyi Lefkoşa’da okudu. 1976 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Ziraat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. KKTC İskân ve Rehabilitasyon Dairesi ile Çevre Koruma Dairesi müdürlüklerinde tarım uzmanı olarak görev yaptı. Burağan emekli ve iki çocuk babasıdır.

KIBATEK Vakfı yönetim kurulu üyesi olan Altay Burağan, vakfın Kıbrıs Türk Edebiyatı’nı tanıtma ve diğer Türk edebiyatlarını tanıma konusundaki etkinliklerine katılmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Romanya ve Ukrayna’da düzenlenen etkinliklerde yer aldı.

Barış, çevre, sevgi, dostluk, hoşgörü, kardeşlik ve yurt konularında şiirler yazmaktadır. KKTC’de yayın yapan radyo ve televizyon kanallarındaki kültür-sanat programlarına katılarak şiirlerini seslendirmektedir. Bunun yanında şiirleri çeşitli gazete ve dergilerde de yayımlanmaktadır.

insanlık sınavı

bir koca ırmak gibi

köpük köpük coşarak

bendini yıka yıka

ilerleyen insanlık

binlerce yıl boyunca

kah geride kalarak

kah fırlayıp ileri

olumsuz görüşlere

yıkıcı eylemlere

ğsünü gere gere

bir milenyum kapatıp

yeni binyıla giren

sen tarih denen dersin

sınavında çakarak

on üstünden kocaman

bir sıfır alıp kaldın

hiç sanma ki bir daha

aynı sınıfta olup

aynı dersleri gören

çift dikiş öğrencisin.

binyıllarda ne acı

ne korkunç olaylar var

insanlığın ereği

bunları durdurmaktı

binyıllarda yaşadık

en onulmaz dertleri

nice kıyım yaşadık

Nice kötülükleri

Ne çok hastalık bizi

Karalara bürüdü

Gün oldu devran döndü

Hapislerde çürüdük

En doğal haklarımız

Okundukça bire bir

Meydanlarda eridik

Giyotinler baş kesti

Namlular ateş kustu

Yağlı ipler baş aldı

Herşeye bu mu çare?

Yine din savaşları

Yine mal ve mülk

Cihan hükümdar doldu

Beş kıtanın her yeri

Zengin ve fakirlerin

Ayrıldı sofraları

Sefalet ve kindarlık

Tutuşturdu dağları

Kapkara Afrika’nın

Kapkara çocukları

Kulu, kölesi oldu

Beş-on beyaz tenlinin

Bir renk ve ırk ayrımı

Sarınca kıtaları

Tutuştu alev alev

O insanlık dağları

Her yüzyılda yaşandı

Bu vahşet olayları...

s.63-64-65

haziran

salına salına geldin haziran

sanki sıcak bir mevsimden

habersiz gibi

sen pusuda bekleyen

düşmansın bana

ha sarı yılansın

ha kara yılan

s.s.

   1696 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Ocak 2009, Salı   Kıbrısname – 1
18 Aralık 2008, Perşembe   Hiç gitmedin ki...
08 Aralık 2008, Pazartesi   Unutmak mümkün değil...
02 Aralık 2008, Salı   "SİZ" Adlı Sergi
27 Kasım 2008, Perşembe   Sonbahar...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
23 Ekim 2008, Perşembe   Satılık Bebek Yatağı
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital