Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

SINIR ÇOCUKLARI

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mart 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yüreklerindeki duvarları yıkamayanlara...

Ezanın çan sesini koluna aldığı akşamüstündeyiz.İkimiz biribirimizin gölgeleri üzerindeyiz. Dağılsa kirpiklerin en yakın göz, gözlerim.Bastığımız toprak aynı, yediğimiz yağmur, bulandığımız çamur, ağladığımız şair. Bir baca dumanına ne kadar yakınsa o kadar yakınız, ne kadar uzaksa bir ninni annenin dudağına, sapan bir çocuğun haylazlığına, o kadar uzağız. Rengi aynı acılarımız var, tenleri yanık sızılarımız.Tamam, geri döndüremeyeceğimiz barut kokulu yıllarımız. Ama yaparız, yeniden başlarız. Bu coğrafyayı hiç yırtılmamış gibi tekrardan yaparız. Ellerim kuzeyde uçurtmam güneyde kalmaz belki bu çocukluk.

Sansürsüz konuşuruz yaralarımızı. Kazırız, kanatırız, akıtırız. Bütün acı anıların baldırlarını çıplatır, köpüğü uyanınca akdenize bırakır, battıklarına şahit oluruz.Uzun uzun çalarız bakışlarımızı. Çaldıkça mavi yeşil boyası dökülür kapılarımızın, kabuğu soyulur kaplamalarının. Çaldıkça dökülür boyasıyla beraber karanlığı o yılların, düşer. Bir hece gibi düşer, bir ses gibi. Aradan çekilir gibi düşer.

Yağmur paslı bir kapı kolundan farkı yok aslında içimizdeki çatık kaşların. Bizimle ilgisi yok.Bu gözleri torbalanmış sokakların yangınının, suyla hiçbir ilgisi yok.

Çürüyecektir gözyaşımız dinlendikçe yüreklerimiz dizlerimizde, güven. Silkelendikçe ıslak bir mendil gibi kavgalarımızdan, söylenecektir isimlerimiz sevişmelerin de içerisinde. Zenginleyecektir gönlüm gönlümle. Savaş görmüş evlerin duvarlarındaki küfürlerin figürleri, eskiyecektir. Esas içindeki barikatları yıktığında, bu esmer mevsim kendine gelecektir.

Paralel iki çizgi olmaya razıydım seninle, aynı yöne bakan, aynı tarafa yürüyen ama hiç buluşmayan iki çizgi. Hayallerimin içerisine girmeye yasaklı olmana bile razıydım. Ama sınırda arkamızı dönüp, birbirimize bu kadar uzamak niye? Senin memleketin benim memleketimin bir köşesi değil mi? Benim evim senin evinin bahçesinde değil mi? Yön hesapları, mal, mülk, üzerine ev yapılan toprak hesapları..Nerde bunun sevgi hesapları? Nerde yürek üzerindeki barış planları?

İkimiz de birşeylerin bedelini ödüyoruz. Orası kesin. Sınırlar ötesine kimliksiz geçen hanımelinin efkârı bu yüzdendir.Barikatın tam ortasında, kamburlaşmış dikenli tel yüzünden doğamayan tavşan kulağının matemi bu yüzdendir.Bu yazı da zaten benim değil nefesi zeytin gölgeli bir şiirin dizesindendir.

Biz seninle sınır çocuklarıyız. Barış; ezberleyemediğimiz bir şiir gibi kağıtta kaldı. Savaş; evimizin gülüşü çizik bir mermerinde hergün içimize battı. Ne zaman konuştuysa bu tarih ağladı.Yaşanacaklar, güvercinin yaralı kanadında, mermilerin yokladığı dalgın bakışında kaldı.

Ama sen uç güvercin ne olur, bekleyenlerin var, uç. Soranların var, gözleri yollarda kalanların var,uç. Bu sınırlar görüş mesafene girmeyene kadar uç. Duvarlar hafızandan silinene kadar uç, kimliklerimizi değil, 'insan' görene kadar bizleri, o kadar uç işte!...Sonra da gel anlat bize, sonu mutlu biten bir masal niyetine

****************

ŞARKI

son bir şarkı söyle gitmeden

portakal çiçekleriyle dalgalar çiz gönlüme

bahara kanan badem ağaçları

ek yine kapımın önüne

bir bakışını unut aynalarımın birinde

bir sevişini dudağımın dibinde

son bir şarkı döküp gönlüme

öyle git bu hazan mevsiminde

Beste SAKALLI

********************

ALBÜM YAPRAĞI

Bugünkü fotoğrafta Kıbrıs'ta (1958), tarlada pamuk toplayan 13 işçi kadın ve onlara başçılık eden, erkek çalışan(soldan ikinci) görülmektedir. 1970-1980 öncesine kadar Kıbrıs'ın birçok yerinde pamuk ekilmekteydi. Fakat yine de pamuğun çoğunlukla ekildiği yer Karpaz bölgesiydi; hatta bu bölgede pamuk çok ekildiği için köyün adı 'Pamuklu' konmuştu. Mart, nisan aylarında ekilen pamuk, haziran, temmuz aylarında sarı çiçek açar, çiçekler kısa sürede solar ve ceviz büyüklüğünde, olgunlaşması süren kozaları kalırdı. Geçmişte pamuk hasadında kozalar olgunlaşınca elle veya makasla kesilerek toplanırdı. Günümüzde ise olgunlaşıp açılan kozalar makinelerle toplanmaktadır. Kozalar devre devre olgunlaştığı için pamukları toplamak da bir defada değil olgunlaştığı zamanlarda yapılmaktaydı.Çalışan kadın ve erkek işçilerin çoğu, yazın kavurucu sıcağından korunmak için başlarına humayundan yapılan fotoğraftaki gibi bez sarardı.

**********************

Posta Kutusu

Sakın Gelme Zalim

Seni dünyama prenses yaptım

Sen beni kendi dünyamda yaktın

Soruyorum içimden nasıl inandım

Sakın gelme zalim güldüğüm yere

Affetmem ne kadar pişman olsan da

Gelip başucumda dönüp dursan da

Seni o halinle orada gördüm ya

Sakın gelme zalim öldüğüm yere

Mustafa KARAHAN

 

Yalnızlığın Yalnızlığı

Sapsarı saçlı,

şeker bir kız çocuğunun

en meleksi gülümsemesini tak yüzüne

de öyle gel rüyalarıma

Asla dayanamam ayrılıklara

Mesafelerin en hain tavrı

olsa gerek bu özlem

Neden gittim ki ben

amaç neydi

hayallerimdeki tek gercek sen

benden bu kadar uzaktayken

ve herzamanki gibi

bu kadar severken beni sen..

Neden gittim ki ben

Mehmet D.

**********************

Dünya Edebiyatından

ŞAİR BOZUNTUSU

Saçlarında bahar çiçekleri

Gözlerinde atlas okyanusu

Bende ter

Sende parfüm kokusu

Dudaklarımda ıslak cigaram

Gözlerimde kış uykusu

Ne tutuklanma

Ne de polis korkusu

Şiir yazmak serbest

Yürü ey şair bozuntusu

Yaz yeni baharları

Doğsun ümitlerin en soylusu

Mustafa ÇOLAK

****************

   2915 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI
22 Haziran 2008, Pazar   YOK'LAR VE ŞİİR KURAKLIĞI
15 Haziran 2008, Pazar   UYUMAM YASTIĞIMDAN DÜŞMESİN DİYE GÖZLERİN


Yorum Sayısı:   4
  Oya Göksun         - lefkoşa 29 Mayıs 2007, Salı 05:08 
sizi tebrik ederim.Yazılarınızı ve şiirlerinizi beğenerek okuyorum.İnsanın kendi ifade edemediği veya farkında olamadığı duyguları bir başkasınından okuması heyecan verici...Lütfen sayfanızı özlettirmeyiniz.
  HÜSEYİN SAY         - İSTANBUL 01 Nisan 2007, Pazar 19:17 
BEST,

ELLERİNE SAĞLIK KARDEŞİM....

YİNE O GÜZEL DUYGULU ANLARA GİTTİM BİR ANDA. HANİ BARIŞ İÇİN, BİRLİKTELİK İÇİN, TEK YÜREK OLMAK İÇİN GÜNLERCE, HAFTALARCA, AYLARCA VERDİĞİMİZ MÜCADELE ANLARINA.

BİR YAZI ANCAK BU KADAR GÜZEL OLURSA DERİN BİR SOLUKTA ARA VERMEDEN OKUNABİLİR.

YÜREĞİNİN VE ELLERİNİN BU GÜZEL DUYGULARI KUSURSUZ BİR NAKIŞ GİBİ İŞLEMESİ MÜKEMMEL GERÇEKTEN.

YAZILARINI HER HAFTA SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM....

YAŞANASI GÜZEL DUYGULAR İÇİN...
  0sman Elkovan         - Londra 27 Mart 2007, Salı 02:23 
Beste hanim;
Yazılarınızı büyük bir zevkle okumaktayım bu haftaki şiirsel tattaki
anlatımınızla adeta filmleşen yazınıza ve de şiirinize yine hayran kaldım.
İnanın her hafta yayımlanacak olan yazılarınızı iple çeker oldum, kısacası bir alışkanlık haline geldi sizin yazılarınızı okumak.
Açıkçası şiirlere fazla merakî olan biri değildim aslında, şiir okumaktan hoşlanırdım ama bu denli değildi. Nedenini bilmiyorum ama sizinkiler bizden, bizi anlatan, Kıbrıslıyı anlatan öğeler taşıdığından olsa gerek bir başka güzel ve bir başka merakla okumaya başladım dediğim gibi okur değil de film izliyormuş ya da yasıyormuş hissi
veriyor yazılarınız. Yazılarınızda Karpaz'dan bahsederken bir o kadar
daha mutlu oluyorum çünkü bende Karpazliyim (kaleburnu) ve o bölgeden bölümünüze küçük ama önemli kesitler koymanız çok güzel. Başarılarınızın devamını diler yeni ve akıcı bir filmde tekrar görüşmek üzere Saygilar sevgiler
  kurtulus         - Magosa 26 Mart 2007, Pazartesi 17:14 
Yüreklerindeki duvarları yıkamayanlara...adlı yazınız için...

Hazırdı sofra: Semizotu ve sarımsak,
elimizle topladığımız kekik, incir,
nane: Hazırdık sürdürmeye telaşı
ve coşkuyu bıraktığımız yerden.
Geçmişin nasıl geçtiğini, nasıl
geleceğini geleceğin soracaktık.
Dinmezdi ağrı üstüne gitmedikçe,
açılmazdı bu koyu sis
tutmadıkça kökünden ortak bir ışığı,
içinde olacaktık içimizdeki korkunun:
Bekledik gelmediniz...
Enis Batur'dan.....
Kıbrıs için bundan daha güzel bir anlatım olamaz...küçük ayrıntılara okadar güzel can verdiniz ki... çok beğendim...bir sorun var:hafta'da 1 değilde 2 yada 3 kez yasanız...yani tam 6 gün yazınızı bekleyceğiz...teşekürler


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital