Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

YAYIMLAMAYIN YAZDIKLARIMI

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Nisan 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Beste SAKALLI

Gökten üç elma düşmeycekse bu masalın sonunda,bir varmış sırasını bir yokmuşa devredecekse her halukarda,onlar ermeyecekse muradına, dinlemeyecekse şairi şiir çocukları, bir nüshası bizde kalmayacaksa ergenlikteki heyecanların ,oybirliğiyle geçecekse zaman meclisinden aşka bulaşma yasa tasarısı ve geçecekse aşk bizden bu kadar erken, istemem, yayımlamayın yazdıklarımı.

Ekecekse fidan boylu bir kalem beni şiir içmeye giderken, iştahımı kaçıracaksa zabıtaları kafiyeli dizelerin ve park edemeyeceksem göbeğine duygularımın serbesteçe, tehdit edecekse mantığım gönlümü mütemadiyen, ve gönlüm suçu şairliğime yükleyecekse cahilce, istemem,yayımlamayın yazdıklarımı.

Dolduruşa getirmeyecekse yazılarım ağlamayı, nüksettirmeyecekse tedavi ettiğini sandığın sızılı bir hatırayı, bilançosu ağır bir yürek yangınını, sarsmayacaksa öğelerini öznesi sen olan cümlelerinin, tamamlayıp tamamlamamak arasında bocalamayacaksan okumayı ve sonunda seçmeyeceksen kendinle karşılaşmayı, istemem, yayımlamayın yazdıklarımı.

İhanet meraklılarını ayartacaksa geniş kalçalı savaşlar, ve bombalar yağacaksa şehirlerin üstüne, efkara gelecekse mermiler güller yerine, kalpte kan rengi açılacaksa yaralar, kurşunlarla uyuyacaklarsa bebekler, boş kovanlarla oyunlar oynayacaksa gençler, tankların gıcırtısında sevişecekse sevgililer istemem, yayımlamayın yazdıklarımı.

Sıkıntılarımı teşhis edemeyecekse annem satırlarımdan, kaldıracaksa küçüklük fotoğraflarımı raflarından ve büyütmeye yeltenecekse beni, anımsayacaksa yıllarına nasıl şiddetle dokunduğumu etkisi geçince gençliğimin, ve yer açmayacaksa benim için döl yatağındaki astarlı yorganın altında, istemem, yayımlamayın yazdıklarımı.

Bileceksem nerede duracağımı, dinleyeceksem ne söyleyeceğimi söyleyen yasaları, gereği düşünülecekse şiirlerimin, başımı eğeceksem, sallayacaksam başımı, gömeceksem, görmezlikten geleceksem, perdelerimi çekeceksem, uslu bir çocuk gibi köşesinde büzüleceksem, kapılarımı kilitleyeceksem, hayatı randevusuz kabul etmeyeceksem, istemem, yayımlamayın yazdıklarımı.Yakın, silin, ezin, geçin, heba edin.Ağzı açık bir çöplüğe bırakın, akıntısı kuvvetli bir nehire, küfürlü hecelere, karanlık gecelere atın .Kırın bu kalemi en konuşan yerinden, beni de sökün köklerimden.Yayımlamayın yazdıklarımı!

************

Nisanlar Uğramasın Buralara, İnsanlar Uğrasın

Nisanlar uğramasın buralara insanlar uğrasın

İki harf yer değişsin, varsın bir mevsim eksilsin

Ama insan görsün biraz da gözüm insan

Varsın ömrümün bir ayı gitsin

Haydi alın tapularınızı kırlangıçlar ellerinize

Varın gidin başka memleketlere

bölünün sevinçleri bademlerin

bu kez içinizde bırakın o beyaz renkli çiçekleri

toparlan yeşil örtü, sen papatya kımıldan

nisan değil insan gelsin artık kapıdan

sıkıldım bu manasız doğaya vurmalardan

haydi güneş seç kendine bulutlardan bir eş

saklan arkasına çıkarma yüzünü bir süre

bırakın düşmeyi cemreler

bu kez soğuk kalsın bu yerler

durun açmayın güller, susun ne olur serçeler

artık insandan duyayım sesler

belki kulak pasımı temizler

sıkıldım suçu her daim kendime bulmalardan

olur olmaz vakitte doğadan medet ummalardan

Nisanlar uğramasın buralara insanlar uğrasın

İki harf yer değişsin, varsın bir mevsim eksilsin

Ama insan görsün biraz da gözüm insan

Varsın ömürmün bir ayı gitsin

Beste SAKALLI

************

Dünya Edebiyatından

Kış ve Gece

Kış mevsimi bir geldi mi gitmez çocuğum

Sonsuz gece başlayınca bitmez çocuğum

Kurşunlu bulutlar yığılır üstümüze

Günler yüzünün seyrine yetmez çocuğum

A.N.ASYA

***

Uzakta

Anlatmak isterdim o anıyı

Ama silindi artık

Sanki birşey kalmamış

Uzakta kaldı çünkü ilk gençlik yıllarımda

Sanki yasemindendi teni

O ağustos-Ağustos muydu?- gecesi

Artık pek az anımsıyorum gözlerini; sanırım maviydiler

Ha!evet, maviydiler; gökyakut mavisi

Konstantinos KAVAFİS

Çev: Herkül Milas-Özdemir İnce

******************

Posta Kutusu

Aşk Işığı

Elyazması rüyalarda tanıdım geceyi

Aşkı giyindim

sana soyundum

Sen ey kırılgan sis kelebeği

Sonsuz duygular labirentinde

kayboldum

Gel artık en uzağında kalma

unutuşun.

Yasak bahçesinde cennetin

bir bilge ağaç

bir kadınhavva

Aşkın hangi haliydi yaşadığımız

Bilmediğimiz düşlerde kaybolduğumuz.

Ah! Şimdi O sonsuz Aşk ışığının

kör edici yokluğu...

Yağmur Deniz SOLMAZ

*******************

Son Pişmanlık

Ayrılık çok yeni şimdi dokunmuyor

Gözünü açınca ne olacak bilsen

Bakmışsın her cümlen keşkeyle başlıyor

Daha son pişmanlığı yaşamadın sen

Seni bugün değil yarın zorlayacak

Fayda etmeyecek yoluma da ölsen

Bir damla gözyaşın dahi kalmayacak

Daha son pişmanlığı yaşamadın sen

Aldığın her nefes benim adım olsun

Girdiğin tüm yollar kapımda son bulsun

Bensizlik duygusu içini kavursun

Dilerim o son pişmanlık sonun olsun

Eser ALİCİK

****************

GİRNE KAPISI

Girne Kapısı ile çevresinin 1960'lı yılların sonunda görünümü. Orijinali renkli olan fotoğrafta, ortada tarihi Girne Kapısı bulunmaktadır. Venedik döneminde 1568-1969 yıllarında yapılan orijinal giriş kapısı üzerine Osmanlı Dönemi'nde 1821 yılında bekçi kulübesi inşa edilmiştir. Orijinal adı Porta Del Provveditore (Askeri Vali anlamında) olan Giriş Kapısı'nın adı Türk döneminde (1571-1878) Lefkoşa'dan Girne ve bölgesine gidecek yolcu ve hayvanların çektiği arabalara, giriş çıkış sağlayan kapı olduğundan ötürü Girne Kapısı adını almıştır.

Osmanlı döneminden günümüze dek bu isimle bilinmektedir. Girne Kapısı üzerinde Sultan 2. Mahmud Tuğrası ile Kur'an-ı Kerim'den ayet ile Venedik döneminde yazılanlar ile kapının doğu ve batısından 1931 yılında açıldığını belirten (GVR 1931) İngilizce yazılar (semboller) bulunmaktadır. 1879 öncesi Lefkoşa'ya giriş çıkış sağlayan diğer iki kapıdan biri şehrin güneybatı tarafındaki Baf Kapısı (orijinal adı Porta di San Domenico) ve diğeri Lefkoşa'ya doğudan giriş sağlayan (orijinal adı 'Porta Giuliana) Mağusa Kapısı'dır. Fakat Lefkoşa kapılarının içerisinde en fazla değişikliğe uğratılan Girne Kapısı'dır. Burası diğer sur kapılarına göre daha dar konumda olduğundan kapının iki yanına 1931 yılında geçit açılmıştır. Fotoğrafta solda surlar, yolun karşısında tek katlı eski Çiçek Sineması (sonra Şahin Sineması) ile dışta dükkânların bulunduğu yapı. Geride görülen çifte minareler Selimiye Camii'nin minareleridir. Ortada Mustafa Kemâl Atatürk'ün 29 Ekim 1962 tarihinde dikilen devasa tunç heykeli görülmektedir. Sağdaki giriş yolunun karşısında 100 yaşın üzerinde olan anıt ağaç okaliptüs ağacı yanında, tek katlı, tatlıcı bedevinin pastahanesi (günümüzde burada çok katlı bir banka binası inşa edilmiştir) görülmektedir. Fotoğrafta dikkat çeken hususlardan biri de trafiğin azlığı ve bisikletlerin ulaşım amacıyla kullanılmasıdır.

   2851 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   BİR EYLÜL KARŞILAMSI
24 Ağustos 2008, Pazar   BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI


Yorum Sayısı:   14
  Ahmet Ali         - Londra 29 Nisan 2007, Pazar 20:06 
Beste hanım yazılarınızı hiç kaçırmadan takip etmekteyim...bence çok iyi bir yazarsınız.. yazılarınızı okurken kendimden geçmekteyim.. çektiğim gurbet acısı sayenizde az da olsa hafiflemektedir..size çok teşekkür ederim..lütfen devam edin... ve lütfen bizler için gurbet hasreti çekenler için de bir yazı yazınız..saygılarımla
  melisa koç         - istanbul 29 Nisan 2007, Pazar 20:05 
ben hayatım boyunca böyle mükemmel bir yazı okumadım, okuyacağımı da sanmıyorum... beste hanımın yazılarına kötü yönde eleştiri yapan kişilerin bence kendileriyle birtakım sorunları bulunmaktadır.. çünkü bu yazılar öyle güzel öyle içten ki insanı alıp başka diyarlara götürüyor...sayın beste sakallı çok genç bir yazar ve şair...ona birkaç tane de olsa kötü eleştiri yapılması çok normal.çünkü nede olsa "meyve veren ağaç taşlanır." beste sakallı'yı çok tebrik eder başarılarının devam etmesini dilerim.Bence Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki en iyi şair ve yazar sizsiniz..size rakip tanımıyorum..beste hanım lütfen bizleri sizsiz bırakmayın.. tek kelimeyle HARİKASINIZ..
  Inanc         - Lefkosa 28 Nisan 2007, Cumartesi 06:28 
Aman madem var boyle yazilari seven, yayinlayin okunsun..Beyenmeyen okumasin..Ben siirsel yazi sevmem mesela, Beste Hanimin resim yorumlarini okurum..Begenmeyen okumasin kardesim, burasi edebiyat dergisi degil zaten.
  AYŞE TAN         - LEFKOŞA 28 Nisan 2007, Cumartesi 06:10 
Beste Sakallı'nın yazılarında "fikir" ve "bilgi" olmadığını söylemek yanlış olur kanaatindeyim.Edebiyatta birçok düşünce yazısı var.Herkes makale yazmak zorunda değil.Anlamlı mesajlar iletmesi yeterli bence.Bunun da olduğunu görüyorum.
  sevgi         - girne 28 Nisan 2007, Cumartesi 02:37 
Yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum.Şiirlerinizde yakaladığınız başarıyı düzyazıda da yakalamanız dikkate değer.Hikaye yazmayı da düşünün bence...
  Nail Boray         - Lefkoşa 28 Nisan 2007, Cumartesi 02:28 
Beste hanımın yazılarında rahatsız edici olan, ne şiirsel ne de sanatsal içerikli olmaları. Rahatsızlık veren her yazıdaki üslubun birbirine bu kadar benzeyişi, metnin bir türlü derinleyemeyişi ya da bir yere bağlanmayışı. Beste hanım iyi bir insan olabilir, ama iyi insan olmak iyi yazmanın garantisi değildir, kendisinin çabasına çok saygı duyuyorum ama insanın belirli bir niteliği kavuşmadan başkalarının önüne çıkmaması lazım. Umarım herkes bu yorumu köstek değil destek olmak için yazdığımın farkındadır.
  plastik         - KKTC 28 Nisan 2007, Cumartesi 02:23 
Yazar ya da yazamaz, Beste Sakallı'nın sorunsallaştırmaya çalıştığı olgunun küçümsenmemesi lazım. Bu memlekette kör eleştiri egemen eleştiri şekli. Bütün yargılar nesnel norm ve sebepten kaybediyor. Dil kullanımındaki kusurlar için söylediklerin doğru Erol. Dili doğru kullanmak lazım.
  nisan ay         - hamburg 28 Nisan 2007, Cumartesi 01:40 
sevgili Osman bey, güzel kelimeleri yanyana getirince edebiyat yapılmış olmuyor. edebiyat ve sanat artık birer "fikir"dir. fikir içinse bilgi önemlidir. bu yazıların kendilerini tekrar ettiğini düşünmekteyim. ayrıca bir insana yapabileceğimiz en büyük kötülük, o insanların sahip olamadıklarına sahipmişiz gibi davranmamızdır. resim yapayan birine ressam olduğunu söylersek, o kendini ressam sanır, ve sonucu o kişi için hiç de iyi bir şey değildir. ben gayet öznel görüşümü yazdım, bunu Beste Hanım kaale alır veya almaz, o onun problemidir...
  erol         - nicosia 27 Nisan 2007, Cuma 06:21 
Yazılarınızda Türkçe kurallarına yeterince özen gösterilmemesi gibi bir "özensizlik" görmek çok üzücü. Özellikle siz "edebiyatçı"lar için.
  Osman Elkovan         - Londra 27 Nisan 2007, Cuma 06:11 
Nisan hanim bakiyorum da yazarin ne demek istedigni anlamadiniz herhalde basligi okuyup ta yourum yapmayin lutfen ayrica, eger okuyup bu yorumu yapmissaniz siz bu bolumu okumazsiz olur biter ama saiirsel yazilara ve siire meraki olan insanlar oldugunuda unutmayin saygilar
  Murat B.         - lefkoşa 27 Nisan 2007, Cuma 06:03 
çok beğeniyorum yazılılarınızı Beste Hanım;umarım devamı gelir:)
  HATİCE         - Kıbrıs/Mağusa 27 Nisan 2007, Cuma 06:03 
BEN ÖBÜR ARKADAŞLARA KATILMIYORUM..SİZİN YAZILARINIZI BEĞENEREK OKUYORUM ... başarılarınızın devamını diliyorum.....
  nisan ay         - hamburg 26 Nisan 2007, Perşembe 22:40 
ben daha önce buraya yorum olarak yazmıştım, yazılarınızın yayınlanmaması hususunda; fakat yorumum konulmamıştı. tüm yorumlar buraya konsa sizde anlayacaksınız yaptığınız hataları, sonra da yayınlamayın yazdıklarımı demeyeceksiniz... yazdıklarınızın yayınlanmamasını istiyorsanız, yayıncıya vermeyiniz, bu da bir çözüm diye düşünmekteyim...
  Nail Boray         - Lefkoşa 24 Nisan 2007, Salı 23:20 
Bence de yayınlamayın lütfen Beste hanımın yazılarını. Lütfen dedim bak


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital