Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Verimli meclis, üretken halk

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Eylül 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Verimlilik kelimesi özellikle iş ve ekonomik hayatta sıkça dile getirilen bir kavramdır. Serbest piyasa anlayışının kurumsallaştığı dışa açık piyasalarda firmalar mutlak surette verimli olma durumundadırlar. Rekabet koşulları müteşebbisleri ellerindeki kaynakları en iyi şekilde kullanarak verimli olmaya ve dolayısıyla rekabet etme güçlerini artırmaya zorlar. Sonuçta firmalar faktör başına üretim miktarını artırarak gelişirler ki bu da verimliliğin artması anlamına gelir.

İnsanoğlu ve toplumlar devamlı surette gelişen dinamik bir süreç içerisindedirler. Toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel hayatlarını, doğru, düzgün bir şekilde idame ettirebilmeleri için onları kollayacak, koruyacak, yön verecek ve en önemlisi gelişimine ortam yaratacak belli mevzuatlara ihtiyaç vardır. Demokratik parlamenter rejimlerde bu ihtiyaç büyük ölçüde yasaların düzenlendiği ve hayata geçirildiği yer olan meclis tarafından karşılanır.

Bu açıdan meclis demokratik sistemlerin en önemli müesseselerin başında gelir. Meclis yürütme ve yargı erklerine yol gösteren yasaları düzenler. O ülkedeki dinamik sürecin (siyasi, ekonomik ve diğer) getirdiği değişikliklere ve yeniliklere ayak uydurmak için vardır. Meclis, halkın yaşam standartlarının iyileştirilmesi için gereken kamu politikalarının uygulanabilmesi ve halkın daha rahat yaşamasını sağlamak için gerekli yasaları geçirmek durumundadır.

Bunun için de etkin ve verimli çalışan bir meclise ihtiyaç vardır. Aksi halde, ekonomik ve sosyal yaşantı bozulacak, kültürel gelişim olumsuz etkilenecek ve istenmeyen kriminal faaliyetler artacaktır.

2003-2004 yıllarında Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulma arayışında yapılan görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafının yasa bağlamında ne kadar eksiği olduğu net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bunun ötesinde Kıbrıs Türkü AB yolunda ilerlemek isteğini ortaya koymuş ve bu yönde irade belirtmiştir. Seçtiği ve vekil ilan ettiği kendi içinden çıkan insanlardan mevzuatın uyumlaştırılmasını ve gerekli yasaların yapılmasını istemiştir. 2007-2008 adli yılı açılışında düzenlenen törende yapılan konuşmaların çoğunda ceza yasalarında değişiklik yapılması gerekliliği hukukçular tarafında açıkça ortaya konmuştur.

Yine ayni törende konuşan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, anayasamızın günün ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığının altını çizdi ve meclisteki siyasi partilere büyük görevler düştüğünü belirtti. Diğer taraftan özel sektör, başta rekabet yasası olmak üzere, ekonomik kuralların adaletli bir şekilde belirlenmesi ve gereken yasaların yapılmasını talep etmektedir.

İşte bütün bu örnekler, başta içimizde yaşayan vekillerimiz olmak üzere, bütün siyasi partilerin ana motivasyonu olmalıdır. Halk, taleplerine cevap veren, gerisinde kalmayan, aksine ilerisinde yol gösterici durumunda olan bir meclis istemektedir. Halkın daha üretken olabilmesi için verimli ve etkin çalışan bir meclis gerekmektedir.

Meclisimizin icraatlarına baktığımızda, yasama ve denetleme ile kararlar alma, yazılı sorulara cevap verme ve araştırmalar yapma gibi belli işlerle uğraşmaktadır. Zannedersem bir meclisin performansının ne olduğunu belirlemek için kullanılabilecek en iyi ölçek yaptığı yasa sayısıdır. Zaten Meclisin yasama yılı ile ilgili raporlarında da en fazla önem verilen icraat geçirilen yasa sayısıdır. Meclis web sitesindeki kaynaklara göre 2002 yılında 71, 2003'de 73, 2004'de 43, 2005'de 74 ve 2006' de ise 73 yasa (bunlar yıllıktır, yasama yılı bazında alınmamıştır) yapılmıştır ancak bunların da çoğu değişiklik yasalarıdır. 2002- 2006 yıllarında gerek parlamento üyelerinde değişiklik olmasına gerekse meclisteki gündemi büyük ölçüde belirleyen iktidarın da değişmesine rağmen, meclisin yasa yapma kapasitesinde pek bir değişim olmamış, 70 civarında seyretmiştir.

Bu sayı 90'lı yıllarda (91 yılı hariç, toplam 93 yasa) 50-70 civarında gerçekleşmiştir. Tabiî ki yasadan yasaya fark vardır ve hazırlanmaları için gereken zaman farklılıklar gösterebilmektedir. Bunun yanında değişik kesimlerin her yasa için duruşu farklı olabilir. Bu da belli tasarıların yasallaşmasını geciktirebilir veya tamamen geri çekilmesine neden olabilir. Ama genel anlamda yukarıda işaret ettiğim gerçekler ve geçirilen yasa sayısına bakacak olursak, değişen yıllarda meclisin verimliliğinde pek bir değişim olmadığını söyleyebiliriz.

Karşılaştırma yapabilmek için farklı ülkelerin rakamlarını incelemeye çalıştım. Uyumlaştırma sürecini çoktan tamamlamış, Cumhuriyet tarihi yüzyılları aşmış Fransa'da son 5 yılda 577 parlamenter ile ortalama her yıl 100 yasa yapılmış. Danimarka 179 vekiliyle 201yasa yaparken, Hırvatistan 115 yasa yapmıştır. Yasa sayısı olarak erişebildiğim kaynaklara göre en üretken görünen ülke Latviadır. 100 milletvekiliyle 2005-2006 yılları arasında toplam 557 tasarıyı meclislerinden geçirerek yasalaştırdılar. Bu da bizlere istenmesi durumunda meclisin çok daha üretken olabileceğini göstermektedir.

Her alanda verimlilik artışını sağlama görevini üslenen TC Milli Prodüktivite Merkezine göre parlamento çalışmalarının başarısı milletvekillerinin bireysel başarılarıyla doğru orantılıdır. Yani her şey bizim yetki verip meclise gönderdiğimiz milletvekillerimizde bitiyor.

1 Ekim pazartesi başlayacak olan yeni yasama yılında meclisimizin gündemi dolu görünüyor. Temennimiz meclisimizin toplumdan gelen talepleri en kısa zamanda yerine getirmesidir. Bununla kalmayıp, toplumun ilerisine gidecek bir yapı oluşturarak toplumsal gelişimi sağlayacak yasalarla ülkeyi daha iyi günlere sürüklemesidir. Özellikle ekonomik açıdan büyümede yavaşlama gözlemlendiği bu günlerde, meclisin toplum yararına daha verimli çalışması, halkın motivasyonunun artmasına, beklentilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı koyabilir görüşündeyim.

Yeni yasama yılı hepimize hayırlı olsun...

   1121 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Ekonomik taçlandırma ortaklığı kalıcı kılar
29 Ağustos 2008, Cuma   KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI
24 Ağustos 2008, Pazar   ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!
16 Ağustos 2008, Cumartesi   EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI
08 Ağustos 2008, Cuma   Kıbrıs görüşmelerinde ekonomik prensipler
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT
04 Nisan 2008, Cuma   YAGA ile ekonomik vizyon
28 Mart 2008, Cuma   MERKEZ BANKASI GÜVEN VERİYOR
21 Mart 2008, Cuma   KÜRESEL FİNANSAL KRİZ DERİNLEŞİRKEN
14 Mart 2008, Cuma   Teşhis yok reçete yok


Yorum Sayısı:   1
  Öznur         - Chicago 05 Ekim 2007, Cuma 02:14 
Sn Besim,
İlk kez yazınızı okudum ve tebriklerimi iletmek istedim. 'Turizmde var mıyız' yazınız için sizi kutluyorum. Bu arada Turizm ve Tanıtımda çoook geriyiz. Ayrıca bu sabah okuduğum bir yorumu kopyalamak istiyorum, gerçi bimem ne derece etik ama neyse ben iyisi mi mailinize atayım bu İngiliz vatandaşın yorumunu. Belki turizm ve tanımcılarımız sonunda ilgilenir. Aslında sürekli olarak yabancı basında ülkemiz hakkında yazılan olumlu veya olumsuz yazıları tarayıp bunların hep olumlu kılınması için elimizden geleni yapmak bence Tanıtım ve turizmin en önemli görevlerinden biri olmalı. tabii ülkemizin tanıtımını istiyorlarsa! Yoksa bu ofisleri iptal edelim!!!!!


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital