Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

RASYONEL KAMU HARCAMALARI

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Ekim 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC ekonomisi için birçok alanda yapısal reform gerekliliğinden söz edilmektedir. Bu reformların ülke iktisadi altyapısının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir kalkınma için gerekli olduğu sık sık gündeme getirilir. Bunlar arasında vergi reformu, kamu reformu, sosyal güvenlik reformu, tarım sektörünün daha verimli kılınması için reformlar vs, vs. vardır

Aslında bu sıkça dillendirilen reformlar yanında, pek önem verilmeyen ve çoğumuzun da ilgilenme gereği duymadığı'' kamu harcama yönetimi'' reformu vardır. Bizlerin kamunun harcamaları ile ilgili sorgulamamız cebimizi etkilemesiyle doğru orantılıdır. Ancak cebimizi olumsuz yönde etkileyecek bir uygulama başlatılırsa şikâyet etmekte ve baş kaldırmaktayız.

Devlet tarafından yeni bir vergi veya vergi oranlarında artış gibi bir uygulama söz konusu olduğu zaman ancak sorgulama yapılmaktadır. Son yirmi yıldır, ekonomi ortalama %2.2 büyürken, kamu çalışanlarının maaşları %3.2 oranında artmıştır. Bu artış ekonomideki büyümeden daha yüksek oranda olmasına rağmen hangi sivil toplum örgütü, siyasi parti veya birey, son verilen artışın doğru bir uygulama olmadığını açıkça ortaya koymuştur?

Tabii bu arada bütçesini dengeleyemeyen Maliye, sırasıyla stopaj vergisini, sonra da KDV yi artırarak açıkları finanse etme yollarını aradı. Bu artışlar olunca, hepimiz, tek ses halinde bunun yanlış olduğunu söyledik. Kamu çalışanından, özel sektör girişimcisine, bankacısından, doktoruna kadar hepimiz bunun yanlış olduğunu anlatmaya çalıştık. Doğrudur, stopaj ve KDV artışı yanlış bir uygulamaydı. Fakat bizlere , vergi mükelleflerine düşen görev, ek gelir yaratma gereğine neden olan yanlışa, kamu harcamaları politikalarındaki yanlışlara başından karşı çıkmak olmalıydı.

Çok iyi biliniyor ki, kamu harcamalar sisteminin iyi işlemesi, devletin vatandaştan aldığı kaynakları kamu hizmetlerini görürken rasyonel kullanmasını sağlayacaktır. Bu şekilde haktan toplanan vergilerin hesabını iyi verebilecektir. Ancak bu sözle olmaz. Bu sistematik bir çalışma gerektiren ciddi bir konudur ve siyasi irade gerektirir.

Kamu harcama reformu, devletin bütçesini hazırlaması, mecliste görüşülmesi, uygulanması ve denetlenmesi ile ilgili süreçlerde reform yapılası anlamına gelmektedir. Bütçe, devletin vatandaşlardan topladığı kaynakları kamu faaliyetlerini yerine getirmek için nasıl harcayacağına dair devletle vatandaş arasında imzalanmış bir sözleşme olduğu için, harcama yönetimindeki reform, aslında diğer reformlar arasında en önemlisi olarak ele alınmalıdır.

Bugünkü haliyle devlet bütçemiz incelendiğinde toplamda makro mali disiplini sağlayamadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hâlbuki kendi parası olmayan ve dolayısıyla para politika araçlarından fazla yararlanamayan KKTC'de maliye politikaları ve onun en önemli aracı olan bütçe, yaşanan birçok kötü tecrübeden sonra, disiplin altına alınabilirdi.

Bunun ötesinde bütçe sistemi karar alıcılara ve topluma doğru bilgi sunacak bir yapıda değildir. Normal şartlarda, plan ve programları uygulamaya koyacak olan bütçeler, ne yazık ki geçen haftaki yazımda da özellikle belirttiğim gibi plan ve programımız olmadığı için, belli gelir ve giderleri gösteren bir belgeden öteye gidememiştir. Düşünün ki, Devlet yarattığı kaynakları hangi önceliklere göre harcayacağını görememektedir. Bir başka deyişle bütçe stratejik karar alma aracı olma özelliklerini yitirmiştir.

Bu ülkede her zaman için kamunun büyük olduğu ve dolayısıyla küçültülmesi gerektiğini herkes söylüyor. Bunun da yolunun işten çıkartma, insanların ekmeğiyle oynama yerine, ekonomik pastayı büyüterek kamu yükünün nispeten küçültülmesiyle gerçekleştirilebileceği konsensüsü vardır. Fakat ne oldu? Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere personel harcamalarının milli hasıla içerisindeki payı gerilemesi gerekirken aksine arttı. Düşünün ki bu ülkenin ekonomisi 1985 yılında 240 milyon dolar yaratırken, kamu personel harcamaları bunun %13.6 idi. Yirmi yıl sonra, ekonomisi 10 kat büyüyen bu ülkede personel harcamalarının payı azalması gerekirken %15.4'e yükseldi. Bu oran gerçekleşmeyen 2006 rakamlarına göre %16'dır. Bunu birilerinin çıkıp açıklaması gerekir. Bundan sonraki personel giderleri ile ilgili kamu harcama politikamız ne olacaktır?

198519952005Personel Harcamaları (GSMH %'si)13.615.715.4Fin. ve Ekon. Transferler (GSMH %'si)4.12.213.2Yatırımlar (GSMH %'si)5.12.44.7Gayri Safi Milli Hasıla (Milyon $)2407552,327Kaynak: Devlet Planlama Örgütü

Yine aynı şekilde karşılıksız ödemeler olarak tanımlanan (ki bunun çoğunu da kamu kuruluşları oluşturmaktadır) finansal ve ekonomik transferler (sosyal transferler hariç) artmıştır. Ama yatırımlar rakamına bakıldığında (TC finansmanlı projeler hariç), milli gelir içerisindeki payı % 5'i aşamamıştır. Bu birkaç rakam bile bizlere kamu harcamalar reformunun ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir.

Maliye bakanlığı son birkaç yıldır özellikle bütçeleme konularında belli girişimler yapmıştır. Bu çerçevede analitik bütçeye geçerek bütçe kalemlerinin kurumsal, fonksiyonel ve ekonomik olarak sınıflandırmış ve yeni kodlama sistemleri geliştirmiştir. Bu, karar vericiler için önemli bir adımdır. Bunun yanında 3 yıllık bütçe hazırlıklarını yapmış ve 2008-2010 yılları için gerekli düzenlemeleri tamamlama aşamasındadır. Bunlar tabiî ki çok önemli ve yerinde adımlardır. Bu girişimlerin her vergi mükellefi tarafından desteklenmesi gerektiği görüşündeyim.

Oluşturulmaya çalışılan bu altyapının yararlı olabilmesi ancak karar vericilerin belli temel ekonomik prensiplere dayalı geliştirecekleri politikalara bağlıdır. Politika üreticileri, karar alma aşamasında kamu harcamalarının mutlaka mali disiplini bozmayacak yönde planlamalıdır. Kamu harcamaları performansa dayalı, kaynakları en az maliyetle ve amaca uygun bir biçimde kullanabilecek, kullandığı kaynağın hesabını en iyi biçimde verebilecek şekilde yönlendirilmelidir. Kamu harcamaları yönetimi genelde bu yapıya kavuşma amacına yönelik karlar vermelidir.

   1270 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Ekonomik taçlandırma ortaklığı kalıcı kılar
29 Ağustos 2008, Cuma   KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI
24 Ağustos 2008, Pazar   ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!
16 Ağustos 2008, Cumartesi   EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI
08 Ağustos 2008, Cuma   Kıbrıs görüşmelerinde ekonomik prensipler
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT
04 Nisan 2008, Cuma   YAGA ile ekonomik vizyon
28 Mart 2008, Cuma   MERKEZ BANKASI GÜVEN VERİYOR
21 Mart 2008, Cuma   KÜRESEL FİNANSAL KRİZ DERİNLEŞİRKEN
14 Mart 2008, Cuma   Teşhis yok reçete yok



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital