Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [14]



"BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Ekim 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ekonomi-finans dergilerini ve finansal krizle ilgili gelişmeleri yakından takip eden çoğu kesimin bugünlerde kullandığı moda cümle "we are all socialists these days"'dir. Yani bugünlerde hepimiz sosyalist iz'dir. Bu söylem, son günlerde yaşanan küresel finansal krizden dolayı devletlerin ekonomiye müdahale etmesinden kaynaklanır. Kapitalizmin baş savunucuları olan ABD ve Britanya'nın zora giren bankalarını kamulaştırmaya gitmelerinden dolayı böyle yorumlar yapılıyor.

Tabii ki bu gelişmeler "kapitalizmin sonu mu geldi?" sorusunu da beraberinde getiriyor. Özellikle sol görüşe sahip ve devletin ekonomide daha fazla rol almasını savunanlar bu soruyu gündeme getiriyorlar. Benim bu soruya cevabım "hayır" dır . Bu, kapitalizmin sonu değildir ve yakın gelecekte de kapitalizm son bulmayacaktır. Zira bu bireylerin özgürlükleriyle ilgilidir. Kapitalizm ekonomik özgürlüğü sağlayan, yaşatan ve temsil eden bir sistemdir. Eğer bana bu yaşadığımız çağda birey özgürlüklerinin kısıtlanmasının söz konusu olabileceğini söyleyebilirseniz o zaman kapitalizmim sonunun geldiğini düşünebilirim.

Ekonomik özgürlüklerin sınırlandırılması veya kaldırılmasının nelere mal olduğunu komünist rejimlerde gördük ve yaşadık.  Şimdilerde bankacılık ve finans sisteminde kapitalizmin simgesi durumundaki ülkelerde, başta ABD'de olmak üzere, sorun yaşandı diye bu sistemi top yükün çizip çöpe atmak büyük bir hata olur. Bu hatayı ancak yaşanan sorunların kaynaklarını iyi anlayamayanlar yapabilir.

Bugün gelinen aşamada finansal krizin herkesçe kabul gören en temel sebebi, özellikle konut kredilendirme kuruluşlarının(bankaların)  yetersiz denetim ve gözetimidir. Müşterilerin gelir, varlık ve borç ödeme kapasitelerine bakılmadan sorumsuz bir şekilde kredi verilmesinden dolayı bu sorunlar yaşanmıştır.

Buna zemin hazırlayan ve konut sektörünün patlamasına ve sonra da çökmesine neden olan diğer önemli sebep ABD'deki düşük faiz uygulaması ve kredi imkânlarının artırılmasıydı.  Piyasadaki konut fiyatlarının her zaman artacağına inananlar, borçlanma riski yüksek ve geliri düşük riskli hane halkı gruplarına da muslukları açmışlardı. Bu grup, sonradan ödeme zorlukları çekmeye başlayınca bankaların likidite sorunu yaşamasına neden olmuşlardır.  Bankalar borç verdikleri insanlardan aldıkları teminatları türev (derivative) piyasaları aracılığıyla dünyaya pazarlamaları finansal krizin boyutunun küreselleşmesine neden olmuştur.  Bunun yanında tabii ki aç gözlü, tamahkâr bankacılar ( ve diğer aracılar) da bunun aracılığını yapmışlardır.

Bankacılık ve finansal sistemin eksik denetim ve yetersiz gözetimi nedeniyle bugünlere gelinmiştir. Buradan çıkarılan en önemli ders özelikle ekonomiye kaynak sağlayan bu sistemin, daha etkin ve dikkatli bir şekilde denetlenmesi ve gözetiminin yapılması gerektiğidir. Bu da devletin gerekli yasal ve kurumsal yapıları finansal krizlerin oluşmasına engel olacak şekilde yapılandırmasını gerektirir. Yani devletlerin,  halkına ekonomik özgürlüğünü yaşaması için gerekli ortamı hazırlaması ve bunu sürekli denetlemesi gerekmektedir. 

Bu kesinlikle ve kesinlikle devletin ekonomilerde mal ve hizmet üretiminde daha aktif olmaları gerekir anlamına gelmemelidir. Kamu tüccar olmamalıdır. Bankacılık sektörüne yapılan müdahalelerin tamamen istikrarı sağlama amaçlı ve kısa süreli olacağını anlamamız gerekir. 90'lı yılların başında bankacılık sektöründe yaşanan sorunlardan dolayı Fin ve İsveçliler bankaları önce kamulaştırmış fakat kısa bir süre sonra bunları yeniden özelleştirmiştir.

Krizden dolayı yapılan devlet müdahalelerinin reel ekonominin daha fazla yara almaması için yapıldığı ortadadır. Serbest piyasa koşullarının ekonomilerdeki kaynak tahsisini merkezi yönetim anlayışlarından daha iyi yaptığı tartışılamaz. Hoş, belli dönemlerde veya spesifik alanlarda eğer piyasa koşulları bunu başaramaz ise işte o zaman devlet müdahalesi yerinde olacaktır.

Dolayısıyla devlet müdahalesini komünist- merkezden yönetme ekonomik anlayışa geri dönüş olarak yorumlamak, meşhur İngiliz iktisatçı John Meynard Keynes'i sosyalist olarak tanımlamayla eş anlama gelir. Bu da büyük bir yanlış olur. Zira değerli hocamız Dr. Bilge Öney'in geçen hafta düzenlenen bir panelde altını çizerek söylediği gibi " Keynes kapitalizme inandığı ve onu kurtarma gerekliliğini duyduğu için devlet müdahalelerini önermiş ve kapitalizmin kurtarıcısı olmuştur".     

 

   389 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   KKTC MERKEZ BANKASINDAN OLUMLU ADIM
27 Aralık 2008, Cumartesi   HÜKÜMETİN PAKETİ TALEP ODAKLI OLMALI
19 Aralık 2008, Cuma   ÖNCE PARA SONRA POLİTİKA
12 Aralık 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI? (2)
28 Kasım 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?
17 Ekim 2008, Cuma   KENDİ YAĞIMIZLA...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital