Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Mecbure Esen kurtarılamadı
Annesini dövdü, tutuklandı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



SEVGİ

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Günümüzde kadın ve erkeğin birbirinden bekledikleri değişti. Dünyanın insana yönelik yabancılığı arttıkça, sevdiğimizden daha fazla bağlılık, romantik ve ölümsüz aşk beklemeye başladık. Kendimizi bir yerlere ait ve güvende hissetmemiz için; elimizdeki hiçbir şey yeterli değil. Sevilmek, sadakat görmek, birilerinin gözünde "en güzel, en iyi, en değerli" olmak ihtiyacı içindeyiz. Elimize geçtiğini düşündüğümüz mutlulukları daim hale getirmek için de akla gelmez yollara başvuruyoruz. Küçücük bir hayal kırıklığı ya da beklenmedik bir engel ise, yüreğimizde acı bir çığlığa neden olabiliyor.

Sevgiye yüklenilen anlam da değişti artık. Kendimizi olduğumuz gibi yansıtma cesareti bulduğumuz kişileri sevmek istiyoruz. En güzeli, en yakışıklıyı yada zengini değil. Aklımızın dibini korkmadan açıkladığımız ve kusurlarımızı bize ait zenginlikler olarak gören sevdalar yaşamak istiyoruz.

Sevgi her zaman, yürekteki, akıldaki ve dünyadaki yalnızlığın bittiği müjdesiyle gelir. Bu nedenle çok sıcak karşılanır ve başlara taç yapılır. İçerisinde söze dökülmemiş pek çok özlem barındırır. Bu özlemler; geleceğin müjdecisidirler aynı zamanda.

Kadın ve erkeğin birbirlerine yönelik elde ettikleri sevgi; başka sevgilerden farklıdır. Örneğin kadın ve erkeğin ana ya da baba olarak kazandıkları sevgi; cesurdur, sarsıntılara ve hayal kırıklığına dayanıklıdır. Hatta ölüme karşı bir zaferdir. Ana babanın sevgisi test edilmez, koşul taşımaz ve tek başına kalsa bile yaşamaya devam eder.

Kadın ve erkeğin sevgisi ise korunmaya muhtaçtır. Küçük bir çocuğun ana babadan beklediği gibi; kadın ve erkeğin paylaştıkları sevgi de birbirlerinden ilgi, güven, duygusal dışa vurum, kabul bekler. Böylelikle "sevilen" ve "seven" iki kişi doğayla kaynaşır ve yaşamla olan buluşmasına özel bir iz bırakır. Sevginin devamını sağlamak çok da kolay olmaz çiftler için. Çünkü kadın ve erkeğin sevgileri tek taraflı yaşama şansı bulmaz. Korunmaya ve beslenmeye her an ihtiyaç duyan bu çeşit sevgi; insanı değiştirme kuvvetini de elinde taşır. Severken değişiriz ve sevgi sadece sevdiğimize yönelik bir ilerleme değildir. Kendimize, çevremize yönelik bir gelişme oluşturur sevgi. Örneğin, kendimizi daha çok sevmeye başlarız. Diğer insanları daha net görürüz. Kadın ve erkeğin eşit sevgisi; özlenen barış umudunu da canlandırır. Kadın ve erkek sevgiyi büyütmeye başladıklarında kavgalar çekiciliklerini yitirmeye başlar.

Bunca özlemi ve gereksinimi bize armağan olarak sunan sevgi; yalana, dolana, yanlış anlaşılmaya acımasızlıkla cevap verir. Örneğin "bağlılık" ve "bağımlılık" böyle bir şeydir. Bağlılık sevginin doğal bir uzantısıdır. Bu bağa dayanarak, kendimizden sevdiğimize köprü kurarız. Bizden beklediklerini gönülden iletiriz. Bağımlılık ise her zaman bir yüktür ve bahanesi de sevgi olunca, ilişkinin çıkmazı çabuk gelir. Ya da güven, rahatlık ihtiyacını sevgi paketine sarmak; ciddi bir tehlikedir çiftler için. Sanıldığının aksine sevginin affediciliği yoktur. Çekip gittiği zaman, bütün köprüleri yıkarak gider.

Sevgi pek çok koşul ister yaşamak için. Çiftler arasında eşit ilişki düzeyi gibi. Kadının asırlardır süren varoluş savaşı; sevginin egemen olduğu ikili dünyada geçerli değildir. Belki de bundan, gelecekte barış ve eşitlik umudunun mimarı da kadın ve erkeğin sevgisi olacaktır.

   825 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital