Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
" Sivas 93" sahnelendi
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Stres Karşıtı Yiyeceklerle Beslenmeye Ne Dersiniz?

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Temmuz 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Zamanın hastalığı stres... Sizde de mi var? O halde 

 

Stres Karşıtı Yiyecekler ‘le Beslenmeye Ne Dersiniz?

 

 

 

Yaşamlarımızda stres ya da olumsuzluk durumlarında; olaylara karşı ‘bakış açılarımızı’ değiştirmek ve olumlu düşünce tekniklerini benimsemek bişeyleri değiştirmeye başlamak için yetebiliyor bazen. Bunun yanında beslenme; strese karşı mücadelede önemli bir etmen. Çünkü tükettiğimiz gıdaların hem beden hem de ruh sağlığımızı etkilediği; kabul edilen bir gerçek.

 

Bazı günlerde ortada hiçbir sebep yokken, ya da işleri yetiştirmek için yoğun tempoyla çalıştığımız bir günde çevremizdekilere çatabilecek kadar, gerginlikte had safhaya ulaşabiliyoruz...Özellikle de bu  müthiş yaz sıcaklarında sebep aramaya hiç gerek kalmaksızın bu tür tepkilerle karşı karşıya kalmak mümkün olabiliyor.

 

Strese karşı çinkolu yiyecekler

 

Kendinizi stres altında hissettiğiniz zamanlarda çinkolu gıdalar (fındık, fıstık, midye gibi) yemeniz, sizi rahatlatır diyor beslenme uzmanları. Bunun yanında stres giderici diye tanımlanabilen muz ve sinirleri güçlendirici domates tüketilmesi ihmal edilmemeli. Çünkü  domateste yer alan potasyum ve likopin tam anlamıyla stres düşmanı. Yine magnezyum da mucizevi bir madde. Tam tahıl ekmeğinde, kuruyemişte, baklagillerde, yeşil yapraklı sebzelerde bolca magnezyum bulmak mümkün...Deyim yerindeyse, bu anti-stres minerali, kalp ritmimizi sabit tutar.

 

 

Dinginliği yakalayabilirsiniz

 

Canımız sıkkın olduğunda hemen çikolata ya da çikolatalı bir şeyler yemek isteriz. Çünkü kakaoda serotonin, tüm üzüntümüzü bir anda alarak, bize moral depolar. Kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlarda, beslenme uzmanları balık (özellikle somon, sardalya, uskumru) yemeyi öneriyor. Balıkta bulunan Omega 3 yağ asitleri ve B 12 vitamini, karamsarlıkları kovar, hem de etkisini daha uzun süre gösterir. Tarçın ve limon kokularında bulunan eter yağlar da benzer fonksiyonu gösterebiliyor.

 

Cesareti artırmak için protein

 

Önemli bir iş görüşmesine gitmeden önce ya da bir topluluk önünde konuşma yapacaksanız bir saat öncesinden, ‘cesaret’ kaşıklayın. Beyin aktivitelerinizi güçlendirmek için proteinli ( yumurta, süt ve et ürünleri..) yiyecekler yemeniz gerekir. Sinirlerin yatışması için beslenme uzmanlarının reçetesi; bir kase müsli, bir büyük boy patates, yanına da biraz tavuk veya yumurta. Ya da küçük bir tabak makarna üstüne de biraz fıstık yiyebilirsiniz.

 

Uykusuzluğa karşı karbonhidrat

 

Uzmanlar; karbonhidratların, bizi sakin ve dengeli hale getiren 'serotonin' maddesinin beyinde daha çok salgılanmasını sağladığını belirtiyor. Geceleri uykusuzluk da; vücudumuzun karbonhidrat sinyali verdiğini gösteriyor aslında.

 

Yani kötü bir günün sonunda uykusuz kalmaktan korkuyorsanız, beslenme uzmanları patates, pilav, makarna gibi karbonhidratları tüketmenizi öneriyor. Bunun yanında, serotonin üretimini azalttığına inanılan protein tüketimi ise önerilmiyor. Uykunun en iyi ilacı olarak görülen ılık süte alternatif olarak ballı papatya çayı da içebilirsiniz. Bal ve papatya karışımında yer alan eter yağlar, doğrudan duyuları etkileyerek uyku getirir. Benzer etkiler anason ve gelincikte de bulunur.

 

Arzuları uyandırın

 

Bunun için kan dolaşımını hızlandıracak afrodizyak yiyecekler tüketmek gerekiyor. Özellikle baharatlar, bu alandaki en iyi afrodizyaklardır. Zencefil, karabiber gibi acı olanlarını tercih etmekte yarar var. Bunların yanında fındık, fıstık, susam ve endorfin salgılanmasını arttıran kahve ve çikolata da sayılıyor. Fakat bu gıdalardan gerçekten yarar görmek için düzenli tüketilmesi gerektiğini vurguluyor uzmanlar.

 

 

Gıda denetimlerinde kamuoyuna karşı ŞEFFAFLIK..  Nereye Kadar...???

 

 

Geçtiğimiz hafta, ‘ithal fasulyede ve kayısıda zehir’ başlığıyla ilk sayfadan aktarılan haberde; Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu’nun, yaptığı çalışmaları kamuoyuna açıklama kararı aldığı bildirilmişti.Ülkemizdeki gıda kontrol faaliyetlerinin her ay sonu şeffaf bir şekilde kamuoyunun bilgisine getirilmesi kararı oldukça olumlu ve sevindirici bir gelişme.

 

Güvenilir gıdalar; sağlıklı beslenme!

Sağlıklı beslenmede en önce sorgulanması gerekenin  ‘gıda güvenliği’ konusu olduğu ve gıdaların en önemli içeriğinin ‘güvenilirliği’ olması gerektiğini daha önce yine bu sayfalardan defalarca aktarmıştık. Özellike de sebze ve meyve gibi tarımsal ürünlerin güvenilirliği konusunda tüketicinin şüphe ve endişelerinin henüz tam anlamıyla aşılmamış olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Sebze reyonlarında satışa sunulan normal boyutlarının üstünde salatalık ya da marul; tüketicinin ‘acaba hormonlu mu’ sorusunun aklına takılmasına ve belki de ürünü almamasına neden olabiliyor hala. Bunun da nedeni; yakın geçmişte bazı sebze ve meyvelerde limit üstü zirai ilaç ya da pestisit tespit edilmesiydi.

 

Bilgilendirme, yetersiz...

Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu’nun; ortaya koymakta olduğu çalışmalar; toplumda yitirilen güvenin yeniden temin edilmesi anlamında iyi bir başlangıç olarak değerlendirilebilir.

Ülke genelinde yetiştirilen sebze meyvelerle, yurtdışından ithal edilen ürünlerde yaptırılan tarımsal kalıntı analizi sonuçlarının kamuoyuna açıklanması kararıyla bişeylerin artık değişmeye başlayacağını umalım. Çünkü; açıklanan rakam ve bilgilere bakıldığında; kamuoyunun yeniden güveninin kazanılmasından öte; daha farklı kaygılara yol açabileceği ihtimali de hissediliyor. Haberde; 90 yerli tarım ürünü numunesinde yapılan analizler sonucunda yalnızca bir bahçeden alınan kayısı numunesinde limit üstü ilaç tespit edildiği ve ürünün hasadının durdurulduğu belirtilmişti. Bu bilginin dışında; kayısının nerde üretildiği ya da kime ait olduğu ve bu kayısıların akibetinin ne olduğu, nasıl bir sürece tabi tutulduğu ile ilgili hiçbir ifadeye yer verilmemişti. Bundan sonra, tüketicinin pazardan kayısı alırken; limit üstü ilaç taşıyan kayısılardan olup olmadığı endişesini de taşıması normal olmaz mı?

 

Şeffaflık

Avrupa’da kamuoyunun gıda kontrolleri konusunda bilgilendirilmesi; Genel Gıda Yasasında ‘şeffaflık’ maddesi adı altında zorunlu olarak yerine getiriliyor. Bununla beraber; hızlı alarm sistemiyle (rapid alert system for food and feed products-RASFF); Birlik içindeki tüm üye devletlere, uygunsuzluk tespit edilen gıda ürünleri ile ilgili bilgi akışı sağlanıyor. Yani örneğin; sınır kontrollerinde Fransa, Çin’den ithal ettiği soğan ürünlerinde limit üzeri zirai ilaç tespit etmesi halinde bu bilgiyi tüm detaylarıyla diğer ülkelere de bildirmek zorundadır. Bildirimde; uygunsuz ürünün orijini, markası ve miktarı, ihracatçı firma ve ülkesi, uygunsuzluk sebebi vb noktalar net bir şekilde yeralır. Bu yöntemle; AB gıda yasalarına uygun olmayan ürünlerin AB sınırlarından girişi önlenirken; sağlanan bilgi akışıyla da hem satıcılar hem de tüketiciler uyarılarak bilinçlendirilir.

 

Hem üretici hem tüketici korunmalı

Coğrafi açıdan ada geneli olarak AB üyesi olduğumuz ancak henüz muktesebadın uygulanmadığı ülkemizde, bu birliğin, gıda güvenliği ve insan sağlığı konularında uygulamakta olduğu yöntemler temel alınacaksa; bu, hem tüketici hem de üreticiyi koruyacak hassas dengelerle birtamam sağlanmalıdır. Aksi takdirde eksik kalınan noktalar; sistemin çalışmasında aksamalara neden olabilirken, tüketicilerin gıda kontrollerinde otorite olan devlete karşı güveninin sarsılmasına da yol açabileceği ihtimali gözönünde bulundurulmalıdır.

 

   1750 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   Aflatoksinden korkmalı mıyız?
24 Ağustos 2008, Pazar   ENERJİ İÇECEKLERİ
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !
20 Temmuz 2008, Pazar   Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?
13 Temmuz 2008, Pazar   Çikolatalı Bitkiler
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar
29 Haziran 2008, Pazar   Ç İ N Tuzu Dedikleri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital