Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BESLENME YOGASI

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ağustos 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İçinizdeki yaşam pınarının akmasına izin verin...

 

 

 

İnsanın dünya üzerindeki yaşamı biyolojik açıdan doğumla başlar.  İçimizdeki yaşam ve sağlık pınarını akmasına izin vermek de bişeyleri ‘farketmek’le başlıyor. Okuduklarımız, televizyon ya da sinemada izlediklerimiz, aldığımız ilaçlar yanında yediğimiz besinler ve bunların bizde yarattığı düşünceler yoluyla vücudumuza nelerin girdiğini ‘fark etmek’ çok önemli...

 

Yoga usülü beslenme bilimi, besin maddelerinin yaşamla ilgili önemli bir enerji kaynağı olduğunu kabul eder. Yediğimiz besinlerden olduğu kadar soluduğumuz havadan da yaşam enerjisi alırız. Yaşam boyu sahip olduğumuz tek araç bedenimiz olduğuna göre dayanması için ona çok iyi bakmanız gerekmez mi?

 

Bilinçli beslenme yogası, bedeninizin beslenme gereksinimini dengeleyen ve bedenin alışkanlığa bağlı değil, doğal arzular tarafından seçilen doğru yiyeceklerle beslenmek üzerinde durur. İşlenmemiş, tam besinler, sebze ve tahıllar ve en az işleme tabi tutulmuş, antibiyotiğe ve hormona maruz bırakılmamış balık ve etler, en fazla yaşam enerjisi içeren sağlıklı besin seçenekleridir.

 

Doğru miktar

Doğru miktarda yemek yemek bilinçli beslenme yogasının önemli unsurlarından biridir. Genellikle otomatik şekilde, alışkanlığa bağlı olarak ve başkalarıyla birlikte yemek yeriz. Televizyondaki reklamların ve süpermarketlerin sonsuz gibi görünen yiyecek raflarının cazibesine kapıldığımız için aşırı yemek kolaydır.

 

Yemek yerken genellikle ya TV seyreder ya da bişeyler okuruz ya da gereğinden hızlı yeriz. Üzüntülü ya da sinirli olduğumuzda da fazla yediğimiz olur. Duygusal nedenlere bağlı olarak yemek yer, yaşamımızda tatlı bişeyler arar ya da tatsız duyguları bilincimizden atmak için yiyecekleri kullanırız. Sonuç olarak da; ne yediğimizin miktarının ne de tadının neye benzediğinin farkına varırız.

 

İçinizdeki açlık ve doygunluk seslerine kulak vermeyi unutmayın. Çok sık bişeyler atıştırmak sindirimin ve atık maddelerin bedenden atılması işleminin etkili bir şekilde yapılmasına izin vermez. Sindirim sistemi, görevini yerine getirmek ve dinlenmek ister.

 

Beslenme, yaşamı sürdürmek için

Bilinçli beslenme yogasının bir başka unsuru da, besinlerin yaşamımızı sürdürmek anlamına geldiği düşüncesidir. Sindirim sisteminin yiyecekleri mümkün olduğunca rahat bir şekilde parçalayıp, özümseyerek bedenden dışarı atmasını sağlamak için;

-          Etkili beslenme alışkanlığı gelişmek ve yalnız acıktığımız zaman yemek,

-          Yiyeceği yavaş yemek ve lokmayı yutmadan önce iyice çiğnemek,

-          Midenin yalnızca üçte ikisini doldurmak gerekiyor.

Ağır ağır yediğimiz zaman, doyma hissi doğru anda ortaya çıkar ve aşırı yeme dürtüsü kontrol edilmiş olur.

 

Bilinçli beslenme yogasının ilkeleri

-          Yemek yerken aşırıya kaçmayın.

-          Yalnızca karnınız acıktığında yiyin.

-          Yemeklerinizi rahat ve sessiz bir ortamda yiyin.

-          Sıvı içecekleri ılık veya oda sıcaklığında tüketin.

-          Mutfağınızda daha çok, taze meyve, sebze, tam tahıl ürünleri gibi yiyecekleri bulundurun.

-          Çok şekerli ve tuzlu gıdaları mümkün olduğunca çok az tüketin.

-          Yediğiniz besinleri sürekli olarak çeşitlendirin.

 

Bilinçli beslenmenin, gereksinimlerinizi karşılamak için daha duyarlı olabilmenin yolu olduğunu ve sizin kendinizle ne tür bir ilişki içinde olduğunuzu gösterdiğini her zaman hatırlayın.

 

 

***

 

Vitamin ve minerallerin en renkli ve en serin formu

 

 

 

Meyve ve sebzelerinin vücut için önemli derecede fayda sağladığı ve sağlık açısından tüketilmelerinin şart olduğunu ezbere biliyoruz artık.

 

Beslenme uzmanlarına göre,  yaz meyveleri cildi koruyor, halsizliği ve bellek zayıflığını önlüyor. Uzmanlar, yaşlanmanın belirtisi olan cilt kırışması, hareketsizlik, güçsüzlük ve bellek zayıflamasının sorumlusunun, vücuttaki antioksidan etkili bazı kimyasal maddelerin yetersizliği olduğunu vurguluyor. Vücuttaki bu sorunları çözmeye bire bir olan yaz meyvelerinin özelliklerini şöyle sıralıyor uzmanlar:

 

      

 

 

- Karpuz:  Potasyum, likopen, C vitamini açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesidir. Bağırsak hareketlerini düzenleyen iyi bir lif kaynağı, %95’i de su olduğundan böbrekleri çalıştıran iyi bir idrar söktürücüdür. Kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine de yardımcı olur.

 

- Çilek, kiraz, vişne : Antosiyanin zengini meyveler. Kansere karşı etkilidirler. Bağışıklığı güçlendir, sinirleri kuvvetlendirler. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdirler. Bu meyvelere kuşburnu ve kuş üzümü de eklenebilir.

 

- Erik: Yüksek antioksidan kapasitesi yanında detoks yapıcı gücüyle de yaşlanma karşıtı (anti-aging) önemli bir besindir. Bol miktarda B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitaminleri içerir. Sinir sistemini takviye eder, sindirim sistemini olumlu etkiler.

 

 

 

- Şeftali ve kayısı: Potasyum deposu besinlerdir. Mükemmel bir A ve C vitamini, lif, triptofan (serotonin öncüsü bir amino asit) ve potasyum kaynağıdırlar. Çok sayıda flavonoid ihtiva eder, zengin lif ve betakaroten içerikleriyle çok yararlı yaz meyveleridir. Sinirleri güçlendirirken, uykusuzluğa da iyi gelirler. Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynarlar.

 

- Üzüm: Özellikle çok güçlü antioksidan kaynağıdır. Üzümün kabuğu, içeriği ve

çekirdeğinin ortalama 20 civarında değişik antioksidan madde ihtiva ettiği belirtilmektedir. Özellikle siyah üzümden daha çok tüketin. Üzüm, kansızlığın tedavisinde etkilidir. Böbrek ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, beyin hücrelerini zinde tutar. Kalp ve damar sistemindeki dokulara esneklik sağlar.

 

- Avokado: Çok güçlü bir antioksidan olan glutatyonun en iyi kaynaklarından biridir. İçeriğindeki yağ asitlerinden dolayı kalp ve damar hastalıklarına karşı doğal bir ilaçtır. Yağ bakımından zengin olduğundan tüketirken aşırıya kaçmamaya dikkat edin.

 

 

***

 

“ Bugünün insanı sanki yalnızca yemek yiyebilmek için yaşıyor,

yiyeceğini satın alabilmek için çalışıyor ve ardından uğrunda çalışıp yaşadığı gıdalardan ötürü hastalanıyor...”

 

Prof  Dr. Johannes UDE (1874-1965)

 

 

   1467 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !
20 Temmuz 2008, Pazar   Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?
13 Temmuz 2008, Pazar   Çikolatalı Bitkiler
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar
29 Haziran 2008, Pazar   Ç İ N Tuzu Dedikleri...
22 Haziran 2008, Pazar   S O Y A m u c i z e s i
15 Haziran 2008, Pazar   Değişen zamana paralel şekillenen Gıda Seçimlerimiz...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital