Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Alın size demokrasi... Greve katıl, işten atıl

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Mayıs 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) iki alanda paralel yürüttüğü eylemlerle, bazı kavramların yeniden tartışılması ve hatta yeniden tanımlanmasını gerektirdi.

"Sendikal örgütlenme", "özel sektörde sendikalaşma", "grev kırıcılığı", "basına müdahale" gibi kavramlar LAÜ'de yaşananların bize hatırlattığı ve sorgulattığı kavramların bazılarını oluşturuyor.

Bu yazı, kaleme alınmaya başladığında yukarıda belirtilen kavramları sorgulamayı amaçlıyordu. Ama, yazı sonlandırılmadan bu kavramların önüne "demokrasi" ve "faşizm" kavramları geçti.

LAÜ yönetimi, anayasal hakkını kullanmak isteyenlere karşı dün faşist bir uygulama ortaya koydu.

Baskı uygulayarak üniversitedeki sendikalaşma çabalarını durdurmayı amaçlayan üniversite yönetiminin, grevde olan öğretim görevlilerinin, işverene bildirmeksizin 4 gün işe gelmedikleri gerekçesiyle işlerine son vermesi, son yılların en belirgin faşist uygulaması olarak tarihe yazılacaktır.

İş Yasası'na dayandırılan bu gerekçenin yanına sıralanan diğer gerekçeler ne kadar geçerli olsa da, grevde olduğu için işbaşı yapmayan akademisyenlerin işten durdurulması açıklanamaz. Kabul göremez.

Böyle bir gerekçe uygulanmış olsaydı, DAÜ'de ne idari personel, ne da akademisyen kalırdı. Hatta, devlet dairelerinde memur, okullarda öğretmen kalmazdı.

Bazı merkezlerden gelen baskılara boyun eğemeyen üniversite yönetiminin bu tavrı, LAÜ'de daha büyük sorunlara yol açacak. Hem toplumun ilgisi adanın batısına çevrilerek, orada verilen mücadelenin anlamı kavranıp, akademisyenlere verilen destek artacak, hem de çok korkulan YÖK ile sorunlar daha da artacak.

Bu demokrasi ayıbı yaşandıktan sonra vurgusu azalmasına rağmen, sorgulanması gereken diğer kavramlara da bakmak lazım

KTOEÖS, tüzüğünde yaptığı değişiklikle işkolu sendikacılığına soyunurken, LAÜ'de de örgütlenmek için uzun süren bir mücadele veriyor. Doğru-yanlış adımlarla yapılan bu yolculukta, üniversite yönetimi resmi ağızdan "KTOEÖS yükseköğretimde örgütlenemez" savunmasını yaparken, "özel sektörde sendikalaşma olmaz" anlayışıyla hareket ediliyor.

Bu noktanın tartışılmaya açılması gerek.

LAÜ yönetiminin tavrı sendikalaşmanın önüne geçmektir. Sendikanın, üniversite yönetimini toplu iş sözleşmesine davet etmesiyle başlayan krizde, KTOEÖS'ün üniversitede örgütlenemeyeceği iddiasında bulunan LAÜ yönetimi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem'in çağrısı üzerine KTOEÖS ile görüşme masasına oturdu.

Masaya oturmasıyla sendikayı muhatap olarak kabul eden LAÜ yönetimi, kendi iddiasını da çürütmüş oldu.

Oturulan masada neler olduğunu ise bilen yok.

Görüşmelerin neden kesildiği, sendikanın neler talep ettiği, üniversite yönetiminin hangi talepleri kabul edilemez bulduğunun tartışılmadığı ve kamuoyunun bunlardan uzak tutulduğu bir süreç yaşadık.

Her zaman için grevlerin en fazla gerginlik uyandıran yanlarından biri grev kırıcılığı olmuştur. LAÜ'de önceki gün yaşanan gerginlik, sendikacıların yine tartaklanması ve güvenlik ellerinin basına uzanmasına kadar vardı.

Sendika üyesi akademisyenler, derslere giren, ya da sınav yapanları eylem kırıcılıkla suçlarken, sendika yönetimi de grev kırıcılığını önleme adına dersliklere müdahaleye yöneldi. Bu arada yaşananlar da işten durdurulma kararına malzeme edildi.

Sendika yöneticilerinin müdahalesini önlemek için okula girmeleri önlenirken, "tartaklama, şov, provokasyon" adına ne derseniz deyin, bunu görüntülemek isteyen gazetecilere müdahale edilmesi de açıklanamaz.

Gazetecilerin görüntülemesi istenmeyen neler cereyan ediyordu ki, orada yaşananların kamuoyuna yansımasını önleme eğilimine girildi.

Demokrasi mücadelesinin bir alanı olarak LAÜ'nün, gündemde daha fazla kalacağı günler bizi bekliyor...

O tabanca olmadı

LAÜ'de önceki gün yaşanan gerginliği yansıtan bu fotoğraf incelendiğinde herkesin memnun olduğunu görebiliriz. Sanki bir oyun oynanıyor, herkes mutlu, herkes az sonra yaşanacak senaryoyu bekliyor gibi. Ki öyle de oluyor, polisler üniversiteye girmekte direnen sendika Başkanı Adnan Eraslan ve diğer bazı temsilcilerini elden ayaktan, hatta sürükleyerek kapı dışarı ediyor.

Buraya kadar görülenler normal ama fotoğrafta küçük gibi görünen bir ayrıntıya da dikkat çekmek gerek. Bir sivil polis, Adnan Eraslan'ı yakaladığı gibi dışarı atma eğilimdeyken belindeki tabanca da tüm açıklığıyla fotoğraf karesinin merkezine yerleşti.

Polisin tabanca taşıması doğal denilebilir. Fakat gerginliğin doruğa ulaştı anda, bir kişi o tabancayı polisin belinden çok rahat alıp istenmeyen sonuçlara da yol açabilirdi...

KTOEÖS, Atatürk'e saygısını gösterecek

KTOEÖS'ün kıdem tazminatlarıyla ilgili orta eğitimde sürdürdüğü grev, 19 Mayıs'a da ayrı bir anlam kattı.

Grevde olduğu için 19 Mayıs törenlerine katılmayacağını açıklayan sendika, eleştirilere karşı durabilmek için bugüne kadar yapmadığını yaparak, Atatürk'e saygısını göstermek adına 19 Mayıs günü Lefkoşa Girne Kapısı'ndaki Atatürk Büstü'nde saygı duruşu yapacak.

İnatlaşmanın bir yansıması olan orta eğitimdeki grevin neden yaptığını halka anlatmayı başaramayan sendikanın, eğitim yılının uzatılmasına da karşı çıkmaması bekleniyor. Öğrencilerin mağdur edilmesine razı olmadıkları söylemi gerçeği yansıtıyorsa...

DOSTLARIMA;

Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır

Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır

Arkadaş senin ağladığını görmez

Dostunun omuzu ise senin gözyaşlarınla ıslanır

Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir

Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider

Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur

Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için.

Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür

Dost ise tekrar arar

Arkadaş senin daima onun arkasında olmanı ister

Dost ise her zaman senin arkandadır

Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir.

Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder

Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar

Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır

Arkadaş sizi ikinci görmek ister

Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar

Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır.

Dost sıkıntınız olduğunda size koşar

Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız

Dostlarınız size huzur vermeye çalışır

Arkadaş bu mesajı okur ve siler

Dost okur ve dostlarına yollar

Hayatınızdaki gerçek dostları bulabilmeniz dileğiyle

Teşekkürler Ergül

   1137 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Zayıf halka bulunup, çekiliyor
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Elektrik çarptı
16 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS, kendi içinde çelişiyor
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Yazıktır, asgari ücretliyi düşünen yok mu?
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Ahtapotun kollarından kurtuluş yok
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halkına yeni bir 'çevre felaketi' golü attı
14 Haziran 2008, Cumartesi   Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret isteyebilir
07 Haziran 2008, Cumartesi   Yeşili çalınmış Ada'm betona dönerken
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Teşhis konuldu, tedavi başladı, hasta farkında değil
03 Mayıs 2008, Cumartesi   1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş dönüşü öldü



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital