Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret isteyebilir

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Mahkeme Harçlar Tüzüğü'nde yapılan değişiklikle; halkın, devletin haksızlıklarına karşı hukuksal mücadele vermesinin önüne set çekilmiş oldu.

   Yüksek İdare Mahkemesi (YİM)'e açılacak bir davaya yaklaşık yüzde 4000, istinaf için de açılacak davalara da yaklaşık yüzde 3200 zam yapılmasıyla Anayasa'nın 27. maddesinde yurttaşlara verilen hak arama özgürlüğü ve yasal yargı yolu dolaylı olarak kapatıldı.

   YİM'e ve Anayasa Mahkemesi'ne dava dosyalamak isteyen bir kişinin, ilk etapta devlete 2 bin 500 YTL harç ödemesi gerekiyor. Davanın istinafa gitmesi durumunda ise, dava konusuna göre değişen harçlar, 4 bin 500 YTL'den başlayıp, 25 bin YTL'ye kadar çıkıyor. Avukat parası dışarı...

   Tüzük değişmeden önce hak aramak amacıyla dava açmak için binler (milyarlar) ödemeye gerek kalmadan 76.50 YTL'lik dava açma harçlarını ödeyen her yurttaş hakkını aramak için mahkemeye başvurabilirdi.

   Ama şimdi, bir asgari ücretlinin YİM'e dava açabilmesi için, maaşından 1 kuruş bile harcamadan en az iki yıl para biriktirmesi gerek. Yapılan son düzenleme, az gelirlinin bir hakkının gaspı anlamına geldiği gibi, "paran varsa, hukuk var" cümlesini anlamlı kılar.

   Hak Arama Özgürlüğü ve Yasal Yargı Yolu'nun düzenlendiği Anayasa'nın 27. Maddesi'nde

"Hiçbir kimse, bu Anayasa ile veya bu Anayasa gereğince kendisine gösterilen mahkemeye başvurmak hakkından yoksun bırakılamaz." ifadesi yer alıyor.

   Bu ifadeye göre, mali olarak bir yurttaşın hak aramasının önüne geçilmesi değil midir, bu zamlarla oluşan yeni tablo...

   Tüzük değişikliğine gidilerek yapılan fahiş zamlarla hak aramanın önüne konulan engelle, yurttaşın hangi hakları elinden alınıyor?

   İlgili yasaya göre yurttaşın, "Yüksek İdare Mahkemesi, yürütsel veya yönetsel bir yetki kullanan herhangi bir organ, makam veya kişinin bir kararının, işleminin veya ihmalinin, Anayasanın veya herhangi bir yasanın veya bunlara uygun olarak çıkarılan mevzuatın kurallarına aykırı olduğu ve bunların söz konusu organ veya makam veya kişiye verilen yetkiyi aşmak veya kötüye kullanmak suretiyle yapıldığı şikayeti ile kendisine yapılan başvuru hakkında, kesin karar vermek münhasır yargı yetkisine sahiptir." Hakkı, para odaklı bir düzenlemeyle elinden alınıyor.

   Yasayla, bir üst paragrafta belirtilen sorumlulukları sırtına alan son karar merci konumundaki Yüksek İdare Mahkemesi'ne yurttaşın ulaşmasında zorluk yaratılması, zengin olmayanlar, devlet organlarının yanlış icraatlarıyla maruz kaldıkları haksızlığın giderilmesi için hak arayamayacak.

   Demokrasi açısından çok sakıncalı olan yargıdaki zam çılgınlığı sayesinde, halkın güven kapısı olan yargının önünün kapatılmasıyla hak arama yollarının hukuk dışı yöntemlere yönelimin yolunun açılacağı hiç mi düşünülmedi?

   Barolar Birliği, son yıllarda toplumsal ve mesleki konulardaki gibi halkın yargıya başvurmasının önünde büyük engel olacak zamlar karşısında da sessizliğini korurken, Lefkoşa Mahalli Barosu bu uygulamaya karşı olduğunu ve eylem planları bulunduğunu duyurdu.

   Mahkemelerde yaşanan yığılmaları önlemek, devletin yaptığı haksızlıklar dolayısıyla mahkeme önüne çıkışını azaltma, Maliye Bakanlığı'na yeni bir gelir kapısı yaratmak için mi bu zamlar yapıldı. Gerekçesi yok ama hangi gerekçe olursa olsun Kıbrıs Türk halkı bunu hak etmiyor.

   Anayasa'nın verdiği haklar, maddi unsurların engel olarak konulmasıyla kullanılamadığında, hangi eşitlikten, hangi demokrasiden bahsedebiliriz ki...

 

********************** 

 

Nüfusla ilgili açıklanan rakamlara şüpheyle bakılıyor

 

 

   2006 yılında yapılan nüfus sayımıyla ilgili açıklanan resmi veriler, günlük yaşam tecrübelerine göre yapılan analizlerde inandırıcı gelmiyor nedense.

   YKP'nin bu konuda düzenlediği konferansta konuşan, Mete Hatay, Muharrem Faiz ve Alpay Durduran, nüfus politikalarıyla ilgili yaptıkları araştırma ve değerlendirmeleriyle olaya farklı açıdan yaklaşmalarına rağmen resmi rakamlardan farklı saptamalara ulaştılar.

   KTÖS ve KTOEÖS'ün okullarda yaptıkları araştırma sonuçları da resmi rakamlara şüpheli bakışı teyit eder durumdaydı.

   Nüfusumuz kaç sorusunun yanıtını arayanların ırkçılıkla suçlanmaması gerektiği gibi, bu sorunun yanıtını arayanlar da yorumlarında ırkçı söylemlerden kaçınmalı...

  

 

*********************** 

 

Polisler, Karpaz eşeklerini mi satıyor?

 

 

   Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir'in, Karpaz'da eşek ticareti yapıldığıyla ilgili ortaya çarpıcı iddialar attı.

   Dipkarpaz'da milli park alanında yaşam süren eşeklerin birileri tarafından yakalanıp satıldığı yönündeki iddialar, Doğan Sahir'in yeni açıklamasıyla daha da ürkütücü soru işaretlerini beraberinde getirdi.

"Eşeklerin yakalanıp satılmasıyla ilgili ihbarlarımıza yeterli ilgi gösterilmiyor. Hatta hayvanları alıp satanlar arasında polisler bulunuyor, ya da yakınlarıyla birlikte bu işi yapıyorlar" şeklindeki ciddi iddianın araştırılıp kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Sahir'in iddialarının akıbeti, geçtiğimiz aylarda eşeklerin nasıl öldürüldüğüyle ilgili açıklanmayan soruşturma! gibi olmaz inşallah.

   Doğan Sahir'in salı günü KIBRIS gazetesine yaptığı açıklamanın yalanlanmaması milli park alanındaki tablonun ne kadar ürkütücü boyutta olduğunu daha net gösteriyor.

   Karpaz'daki eşekleri yakalayıp satanların varlığı, bu işi polislerin yapması veya göz yummasından daha önemli olmakla birlikte, o bölgenin güvenliğinden sorumlu olanların, böyle bir olaya adının karışması da ciddiyetle ele alınmalı...

 

 

********************** 

 

Bile bile katliam niye?

 

   Asım Vehbi'den Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen'e kalan en kötü miraslardan biri Altınova-Çınarlı arasındaki İpsaro tepesinde yaratılacak yeni çevre katliamıdır.

   Yayınlanan ÇED raporu dikkate bile alınmadan, alçı ocakları için işletme izni verilirken, bölgedeki yaşamın zamanla sonlanacağının bilincine rağmen bu ısrarın devamını anlamak zor.

   ÇED raporuna rağmen işletme izni verenlerin her açıdan da sorgulanması gerektiği düşüncesine kapılmamak elde değil...

   Olay ilk patlak verdiğinde bölgeye yeni iş açılacağı düşüncesiyle alçı ocağı izinlerine sıcak bakan köylü, ileriye dönük başlarına nelerin geleceğini kavradıktan sonra örgütlenmeye gitti.

   Çınarlıyı Sevenler Derneği, bazı çevreci ve bazı gazeteciler gibi İpsaro Tepesi ve çevresindeki insan-hayvan yaşamı ve doğal dengenin yok olmaması için mücadelesini sürdürecek, katliam için imza atanlara karşı...

*************** 

 

   1216 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Zayıf halka bulunup, çekiliyor
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Elektrik çarptı
16 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS, kendi içinde çelişiyor
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Yazıktır, asgari ücretliyi düşünen yok mu?
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Ahtapotun kollarından kurtuluş yok
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halkına yeni bir 'çevre felaketi' golü attı
07 Haziran 2008, Cumartesi   Yeşili çalınmış Ada'm betona dönerken
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Teşhis konuldu, tedavi başladı, hasta farkında değil
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Alın size demokrasi... Greve katıl, işten atıl
03 Mayıs 2008, Cumartesi   1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş dönüşü öldü



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital